Mevlana gibi zatları anlamak için iyi bir tasavvuf ehli olmak gerek. Bu adamlar çok büyük insanlar. Sözlerinde hayat var. Bizim hayatımız bile söz değil!
Şu sözün derinliğine bakar mısınız: “Teşbih sanatıyla adeta Allah’a ulaşılan yolun ne kadar geniş olduğunu ve bunu değerlendirmemiz gerektiğini Hazret o kadar fasih ve dikkat çekici mizah ile anlatmış ki... Ve hapishane örneğiyle de iki zıt kutbu nasıl da karşılaştırmış...”
Velhasıl, mübarek insanlar Allahı hakkıyla tanımışlar... Gıpta edilecek zatlara Rabbim rahmet etsin.
Hayat korkarak yaşanmayacak kadar kısa öyle ya da böyle mutlak sona ulaşmadan korkunun farkında olarak ama esiri olmayarak yaşayacak kadar seviyorum hayatımı ve diledigimce yaşıyorum...
Düşünmeden yaşayamaz insan. Düşünce... Düşünce ne kadar kapsamlı bir kelime sabahlara kadar üstünde konuşulabilecek bir kelime düşünce... Ben kendimce şöyle soylıyım ben geçmişi kafaya takıpta geleceğimi karartmam. Gelecekle ilgili planlar kurar onları icraata geçiririm.
Hayatımı var eden düşüncelerimdir. Düşüncelerime kulak vermeseydim bahsi geçen hapishanenin dört duvarlı versiyonunda olurdum. Mevlana'nın bazı sözleri çok manasız.
Asıl konuya açıklık getirecek olursam insanlar özgürlüğü en coşkulu hissettiği yaşlarda gençliğinde yani olanakları imkanları kısıtlı olduğu için adım atamaz, bir zaman sonra imkanları oluşur kısıtlamaları ortadan kalkar ozamanda o ruh hali içinde olmadığı için adım atamaz🤷♀️
Bazen kendini birine veya bir yere hapsetmek lazım ve illaki ders almak gerekiyorsa müge anlıyi seyret ibret alıp yaşamaktan insanlar sogutacak tonlarca şeyler öğrenirsin ve kendi etrafındaki insanlara bile güvenin kalmaz