Kalp kırmak ve duyguları suistimale uğratmak; bunun cellatlığını yapmak çok basit bir iş. Herkes ağzından çıkacak bir kelimeyle veya yapacağı olur olmadık -yersiz- davranışla sizi dumura uğratabilir. Birçok kişi hassaslığını hemen sergileyemese bile içine kapanıp "ağlanıp sızlanarak" nefretini yaşar; bazıları da gamsızlığını sürdürerek o insanları hayatından daimi soyutlar. Her kime kırılırsanız kırılın gidebileceğiniz tek yer kendinizsiniz öncelikle bunu unutmayın.
Bizler sadece ciddiye aldığımız, büyük değerler atfettiğimiz insanlara kırılan varlıklarız. Umrumdışı dediğimiz kimselere kırılıp ciddiye alacağımızı zannetmiyorum; bazıları çok melankolik gerçi hiç tanımadığı birine dahi kırılabiliyor. Orada da muhteşem öz güvensizlik seziyorum ben. Neyse, insanlar sevdiklerini üzmezler; üzmemelidirler, buna yeltenenin sevgisini sorgularım. O an kendinizi değersiz hissedersiniz, soğursunuz ve inanın bana eskiden kalan samimiyetinizi biraz zor yakalarsınız. Namümkün dereceden gerçekleşen "ya tamamen yok etme ya da araya mesafe koyma" yaptırımına gidersiniz.
Kinci biriyseniz falan demeyeceğim "istisnai durumlar hariç" pişkin insanlara ikinci şans verilmemeli kanısındayım. Affetmek büyüklük falan değildir her zaman için; bazen de kendi kendinizin pimini çekip patlatmaktır. "Restine rest" ilkesi nedense bana daha cazip geliyor; zaten karşınızdaki insan sizi anlayıp kavrayacak idraka sahip olsa kırmaz. Kırsa dahi bir şekilde bunu telafi eder, kaldı ki o telafi aşamaları bana samimi gelmiyor. Genelde yapılanlar bellidir; üzüldüğünüzü ve kırıldığınızı karşı tarafa belirtir "özür dilemesini" talep edersiniz ve bir şans daha tanırsınız. Eğer buna yanaşmıyorsa hayatınızdan çıkartıp yolunuza devam edersiniz. Ne yüzünü görmek ne de sesini duymak istersiniz; hiçliğe bırakırsınız o insanı. Bu güne kadar sizi büyük ölçekte kıran insanlar oldu mu; kırıldığınız durumlar içerisinde nasıl bir politika izliyorsunuz?
Birisine "çok kırıldığınızda" hangi tavırları takınıyorsunuz?
Elbette çok kırıldığım insanlar oldu. Kırıldığımda genelde kırılışımı dile getirmem uzun sürmüyor. Ki zaten gizleyemiyorum da. Susmuyorum da ama aslında konuşmuyorum da. Hani an’a göre, kişisine göre şekilleniyor. Genelde direkt olarak kırıldım demesemde karşımdaki kişi beni tanıyan biri olduğundan tavırlarımdan anlıyor. Bu süreçte de neden kırıldım muhabbetinin ardından iki tarafında birbirini açıklamasıyla olan hallediliyor. Kırıldığı zaman öyle karşındaki kişiye tavır alan, susan, cevap vermeyen biri olmam. Karşımdaki kişiye kırılmış olmam onu görmezden gelmem demek değil. Kırılmış olsam dahi anlık olarak ne kadar iyi olamasa da ilişki olması gerekenden daha iyi ve yapıcı ilerler. Kırılma sürem de öyle uzun olmaz yani. Kırılırım, konuşurum sonra biraz kendi içime çekilip sindiririm. İnsanlar birbirlerini kırabiliyor. Kırmamaları gerekse de çok sevdiğimiz kişiler tarafından kırılıyoruz, kırıyoruz. Aslında bir noktada karşıdaki kişiye değer verdiğimiz için kırıldığımız mevzusu da var. Öyle geçiyor çabucak. Tabii büyük bir olaysa ve düzelmeyecek bir durum ve yanlışsa da ilişki bitecektir.
Benim için değeri olan insanlar beni kırabilecek kadar yaklaşabilir bana. Çok kırıldığım bir durum var ise, açık açık belirtirim. Kırılma sebebimi söyler ve bir daha benzer bir durumu istemediğimi net bir şekilde ifade ederim. Gerekirse arama mesafe koyarım sonuçta "çok" kırılmaktan bahsediyoruz. Hatasını anlayıp, tekrarlamayacağını düşünüyorsam zamanla eski halime dönerim. Tabi ki bunların hepsi yapılan davranışa göre değişir. Bazı kırgınlıklar zamanla geçmeyecek kadar derin olabilir.
Eğer değer verdiğim bir insansa beni kıran ne kadar çok o kişiyle konuşmak kavga etmek istesem de sessizliği seçerim gerçekten kırılmışsam olayı hiç uzatmam. Yani tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış gibi ama olsun insanlar yaptığı sergilediği davranışların farkına elbet varacaklardır.
Benim kırılacağım birisi olmadı hayatımda hep yalnız takılıyorum. Bozuk zihniyetin kokusunu iyi alabilirim o kişiyle muhatap bile olmam zaten olmak zorunda isem bir sınırım vardır orayı aşamaz. Anında silerim yok ederim yoluma bakarım.
Kişilik & Karakter konusunda 11,9b cevap paylaştı.
Eğer çok kırıldıysam hiç bir şey yapmıyorum sonuçta bunu anlıycak kişi karşımdaki ki hatasını kabul edip anlamıyosa zaten benim yapacağım pek bir şey yok
Kırıldığım vakit bütünüyle ilgim alakam biter.. ve derin bir sessizliğe bürünür.. asla o insanı görmem duymam ve tanımam.. yani benim için o insan bitmiştir.
Bana pikolata alırsa ne yaparsa yapsın affedebilirim öyle de bir insanım. Konuşmam, göz deviririm, banane gibi kelimeleri kullanırım ama her şey pikoya kadar.
Bedavaya almak varken... İki tavır iki ağlak surat hoppp gelsin pikolatalar bedavaya almak varken neden çalışayım zaten 2 yıl sonra bimde kasiyer olsam bile çalışacağım, yaaa 😀
Kadınlar her zaman haklı değildir; haklı olduklarını sandıkları için haklılardır. Yalnızca hesap etmedikleri bir şey vardır "hak her zaman tek taraflı değildir." Bu güne kadar hangi kadınla tartıştıysam tartışayım kanaat getirdiğim birkaç şey var; tamam sevilmeyi hak edenleri belli kesimler ama onun haricindekiler bencilliğin vücut bulmuş halleri -bu erkeklerde de var kadınlarla sınırlı değil- ayriyeten büyük ölçüde kafaları karışık tekdüze bakıyorlar bana kalırsa. Yani benim denk geldiklerim öyle, hepsini de ekarte ettim sdgsgdfsahg
Söylediği veya yaptığı şeye göre değişir. Ya konuşmam ya da siler atarım o kişiyi. 1 yanlış 3 doğruyu götürüyor bende. Kinci biriyim. İyiki de öyleyim. Beni kıracak haddi kendinde gördüyse bende onu en süslü cümlelerimle kırar hayatımdan çıkarırım.
Kırılmışsam eğer, bana çok çok yakın biridir. Bu kırılmanın da dereceleri vardır. Hafif bir anlık yanlış yapmışsa susarım ve burnunun dibinde öylece hayatıma devam ederim ki günün sonunda gelir, özrünü diler. Eğer büyük bir ayıp yapmışsa bu sefer dibi şöyle dursun, ülkenin öteki ucuna bile giderim. Daha da yüzünü sözünü ne görürüm ne dinlerim.
Kırıldığımda eskisinden daha soğuk ve daha kısa cevaplar veriyorum, bir şey olduğunu anlıyorlar genelde. Ama ne konuda hata yaptıklarını fark etmedilerse uzatmam, yüzlerine söylerim.
Önceden kırıldığımı belli ederdim ama artık hiçbir şeye mecalimin kalmadığını hissediyorum. Direk konuşmayı kesiyorum. Bazen seni anlamayanlara anlatmamak ya da belli etmemek daha iyidir..
Genelde saçmalıyorum. Kızgın davranıyorum. onceden neye kırıldığımi soylemez anlasilmayi beklerdim simdi direk söylüyorum yine de faydasi yok. Acaba ben mi abartiyorum bilemedim🥺🥺
Kırıldığında birgün sonra buluşup sen böyle yaptın kırılsın derim anlayırım
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Kırıldığımı açık açık belli ediyorum içime atınca olmadık birine olmadık yerine patlıyorum ve bundan pişman oluyorum sonrasında o yüzden en iyisi açık açık sizi kıranın ne olduğunu söylemek