Yaşadığım acılarım, çektiğim ızdıraplarım.. Çoğu zaman içime akıttığım gözyaşlarım.. Her yıkılışın ardından yüreğimde hissettiğim ağrılarım.. Her ihanette mideme inen yumrukları.. Her terkedilişte giderek sessizleşen 'gitme' çığlıklarım.. Her düşüşte daha ağırdan ayağa kalkma çırpınışlarım artık yaşlanmışlığımdan, yorulmuşluğumdan, hayatla mücadele etmekten vazgeçip onunla anlaşmayı öğrenmişliğimden...
Sadece bana bakarak, o bildiğiniz takvimlerden hesaplayarak anlayamazsınız ki kaç yıl geçtiğini.. Ama bakışlarımdan görürsünüz, gülüşümden hissedersiniz.. aynı yılları devirmişsek hele hiç karşılaşmadan, o günleri - ayları olmayan takvimin yıllarını çizdiysek farklı yerlerde ama aynı kara kalemle, o zaman bilirsiniz.. ne kadar genç olduğumu... ne kadar yaşlı olduğumu...
En İyi Cevaplar