Kendini unutma pahasına başkaları için çırpınabilmek; insanın, kişisel gelişimindeki basamakların sonuna gelip, ihtiyaçlar hiyerarşisindeki kendini gerçekleştirme makamına oturduğunun göstergesidir. Bunun bir ileri aşaması ise "öteki" olarak nitelenebilecek, bizim bağlantılı olduğumuz kümelerden herhangi birine dahil olmayan insan/insanlar için çabalayabilmektir, sırf insan olduğu/oldukları için... 22 yaşındaki İsveç kızın, Türk uçağında Afgan adam için yaptığı, aslında bunun hiç de hayali bir şey olmadığını bütün dünyaya gösterdi.
Mutluluk vermeye çalışan mutludur, mutsuz olacağına ihtimal dahi vermiyorum. İnsanı mutsuz edecek şey, bencilce sadece kendi mutluluğuna çaba harcamaktır. Pozitif yöndeki her hareket, sadece pozitif duyguları harekete geçirir. Mesela sevdiğiniz insan bir başkasına gitse bile, siz onu bir oyuncak olarak değil de gerçekten sevmiş ve mutluluğunu istiyorsanız, onun mutluluğuyla mutlu olursunuz. Aksi durumda ise oyuncağı elinden alınmış bir çocuğun hırçınlığını yaşarsınız.
Başkalarının mutluluğu için kendinizi ne kadar yıpratırsanız yıpratın, değer. Ama insanın yakın çevresini de başkalarına yardımım dokunacak diyerek üzmemesi gerekir. Çünkü onlar da öncelikli olarak mutluluklarına katkı sağlamamız gereken bireylerdir.
ben mutlu değilsem karşı taraf nası mutlu olacak ki acaba bazen üzülmesin diye sevdiklerin için mutlu taklidi yaparsın da göz göre göre sevmediğin bir insanı mutlu etmeye sevmemekten kastım nefret değildi senden hoşlanıyor ama sen hoşlanmıyorsun iyi biri hani mutsuz etme diye yapmam ya öyle şeyler
En İyi Cevaplar