Cümleler boğazıma diziliyor ama bir türlü açığa çıkaramıyorum. Söylemek istediğim her şeyi binlerce kez düşünüyorum ve sonunda söyleyemiyorum. Kim bilir, belki de bu kadar çok düşünmesem, daha fazla konuşabilirim?
Ben hep böyle sessiz bir insandım.

Sessiz, sakin, çekingen, kendi fikirlerini ve isteklerini söyleyemeyen... Ben hiçbir zaman böyle olmak istemedim ama her zaman böyle oldum. Kendimi değiştirmeye çalıştım ama her seferinde hüsrana uğradım. Yine de pes etmedim, etmiyorum, etmeyeceğim.
Ezildim, dışlandım, yanlış anlaşıldım...

Duygularımı ve düşüncelerimi rahatça dile getiremediğim için girdiğim her ortamda ezildim, hakaret ve alay içerikli cümlelere maruz kaldım, okulda dışlandım ve ailem tarafından bile çok kez yanlış anlaşıldım. Yanlış anlaşıldığımı ve "işin doğrusunu" bile söyleyemedim.
Kendimi sürekli baskı altında hissediyorum.

Söylediğim, söylemediğim, yaptığım, yapmadığım, düşündüğüm, düşünmediğim her şeyden utanç duyuyorum. Kendimi çok huzursuz, mutsuz ve baskı altında hissediyorum. Şu yazıyı yazarken bile stresten ellerim titriyor ve çok sıkılıyorum.
Korkuyorum.

Ailemle çatışmaktan, yanlış anlaşılmaktan, sevilmekten, sevilmemekten, hayallerimi gerçekleştirememekten, geçmişten, gelecekten, yaşamaktan, ölmekten... Her şeyden korkuyorum.
Bu kadar utangaç olduğum için kendimden utanıyorum.

Bir kısır döngünün içine girmiş gibiyim. Utandığım şeyleri aşmak istiyorum ama utandığım şeyleri açıklamaya da utanıyorum. Çevremdeki insanlar stresli, huzursuz ve mutsuz olduğumu anlamasın diye normal davranıyorum ama içim içimi yiyor.
Benimle aynı veya benzer hislere sahip insanlar olduğunu biliyorum.

Kendini iyi ifade edemeyen, üzgün, kırgın, bıkkın, çaresiz... Ne olursa olsun sizi anlıyorum ve sonuna dek savaşmanızı öneriyorum. Kendinizi değiştiremeyeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz ama bu yanlış. İnsan, sürekli değişir ve yaşamın olduğu yerde umut asla tükenmez.
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur,
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
Pervam yok verdiğin elemden,
Her mihnet kabulüm, yeter ki,
Gün eksilmesin penceremden!
Cahit Sıtkı Tarancı
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar