Kendinizi mi Arıyorsunuz? Bakalım Bulabilecek misiniz?

Kendinizi mi arıyorsunuz? Bakalım bulabilecek misiniz?

İnsan hayatında kaç kere kendini kaybeder?

Ama öyle düşündüğünüz gibi değil. Gözünüzün hiçbir şey görmeyip sadece yapmak istediğiniz şeyi yaptığınızda olduğu gibi kendini kaybetmek değil bahsettiğim. Gerçekten kendinize ne zaman ve ne kadar yabancılaştınız hiç sorguladınız mı? Peki kendinizi tekrar bulabilecek misiniz o kaybettiğiniz yerde, o farklı zaman diliminde? Arayalım o zaman, hala ruhumuzu bıraktığımız yerde mi?

Kaya, adından esinlenmiş olacak ki iskele kenarında denizin üzerinde hissi veren kayalıkların üzerinde oturuyordu. Dizlerini karnına çekmiş, iki eli ile bacaklarını kavramış, kafası denizin derininde bir şeyler ara gibi öne eğik oturuyordu. Düşünen adam heykelinin modern versiyonu gibiydi. Gözlerine bakabilseniz bilinçaltının derinliklerine gönderdiği bir şeyler arıyor ve oradan çıkartmak istiyor olduğunu görebilirdiniz.

Gözleri denizi tararken yaramaz bir martı denize dalarak Kaya'nın yüzüne su sıçrattı. Yüzüne gelen tuzlu deniz suyu dudaklarında kötü bir tat bırakmıştı. Üstelik uyandırmıştı da Kaya'yı. Bacaklarının ezildiğini ve acıdığını hissetti. Cebinden 216 paketini çıkarıp bir sigara yaktı. Dumanın ciğerlerinin en ücra köşelerine kadar gittiğinden emin olduktan sonra yürümeye başladı. Hala düşünceli gözlerle kaldırım taşlarına bakıyordu. Sanki kaldırım taşlarının biri yerinden kalkacak ve onun düşünceli olduğu konu cevabına kavuşacaktı. Öyle de bir umutla bakıyordu yere gözlerindeki tüm karamsarlığa rağmen.

Kendinizi mi Arıyorsunuz? Bakalım Bulabilecek misiniz?

Eve gidip hemen odasına kapandı. Bilgisayarını açıp binlerce şarkının olduğu bir müzik listesini müzik çalar programına ekledi. Sırayla şarkıları dinlemeye başladı. Şarkıların yaklaşık 10 saniyelik bölümünü dinliyor beğenmeyip bir başka şarkıya geçiyordu. Her şarkının ya melodisinde ya sözlerinde bir şeyler arıyor ama aradığı şeyi bir türlü bulamıyordu. Saatler tüm şarkıların 10 saniyelik bölümleri dinleyip beğenmeyerek geçti. Sadece bazı şarkıları 30 saniye kadar dinleyebilmişti. Bilgisayarı kapatıp kütüphanesinin önüne geçti. Adı ilginç gelen, ilgisini çeken kitapları raflardan indirdi. Tek tek kitapların özetlerini okumaya başladı. Okuyor ama ne aradığını da bilmediğinden aradığı şeyi bulamıyordu. Ve her sonuçsuz çabası yüreğinde daha boğucu bir kasvet yaratıyordu. Nefes alamayacak hale geldiğini hissediyordu. Yatağa uzandı, hayal kurmaya başladı. Hayalleri bile tatsızdı. Hala ne aradığını bilmez vaziyette sıkıntıdan ölmek üzere olduğunu hissediyordu.

Tekrar bilgisayarını açıp eski sevgilisinin ona söylediği bir yalanın izlerini araştırdı. Binlerce sonuç buldu. Yüzlercesini okudu, yüreği acıdı ama aradığını yine bulamadı. Son çare arabasına atlayıp bir yerlere gitmek gibi görünüyordu. Anahtarları kaptığı gibi dışarı çıkıp yola koyuldu. Nereye gideceğini bilmez biçimde bir oraya bir buraya sürdü. Delirmek üzereydi. Neredeyse kendinden geçmişti. Bir büfe önünde durup 1 tane bira aldı. Açıp yarısına kadar bir anda içti. Susadığının bile o an farkına vardı. Sonra gitmek isteyebileceği meyhaneleri, şehirleri, mekanları düşündü. Hiçbirine gitmek istemediğini anladı. Tekrar amaçsızca sürmeye başladı. Birasını iki bacağı arasına sıkıştırmıştı. Sağ koltukta duran sigarasına uzanmak isterken eline bir saç teli geldi. Hemen sağa çekip önce birasını bitirdi, sonra sigarasını yakıp uzun bir nefes aldı. Saç teline baktı. Ve gözlerinden aniden bastıran sağanak yağmur gibi gözyaşları döküldü. Hüngürerek ağlıyordu. Kendini bulmuştu. Aşık olduğu kadının saç tellerinde, teninde yok olmuştu o gece.

Şimdi hala kadının bıraktığı yerde unuttuğu kendini yine Onun saç tellerinde bulmuştu.

Yeniden yeni bir hayata başlayacaktı. Başlangıç noktası artık belirsiz bir zaman diliminin, mekansız bir köşesinde bir adet siyah saç teliydi.

Kendinizi kaybettiğinizde bulacağınız tek yer, ruhunuzu teslim ettiğiniz yerdir.


#HerHayatBirHikaye

Kendinizi mi Arıyorsunuz? Bakalım Bulabilecek misiniz?
Cevapla