Mutlu ve başarılı insanların izledikleri bir yol vardır. Her ne kadar hiç bir zaman zorluklarla karşılaşmıyorlarmış gibi görünseler de aslında onlar da bizim geçtiğimiz yollardan geçerler. Ancak onların olanlara verdiği tepkiler bizimkinden biraz daha farklıdır. İşte bu da onların daha güçlü görünmelerini sağlar.
Öncelikle sizlerle bir gencin büyük annesinin günlüğünden alınmış olan internette karşılaştığım bir yazıyı paylaşacağım (Yazı tarafımca Türkçe'ye çevrilmiştir.):
Şu an hastahanedeyim ve iki göğsümün de alınması için bekliyorum. Ama tuhaf bir şekilde şanslı hissediyorum. Şu ana kadar herhangi bir sağlık problemim olmadı. Koridorun sonunda pediatri bölümünden önceki odada kalan 69 yaşında bir kadınım. Geçen bir kaç saat içinde tekerlekli sandalyelerde ve yataklarda geçen yüzlerce kanser hastası gördüm. Ve bunların hiç biri 17 yaşından büyük değildi..."
Bu yazı ne olursa olsun her zaman ama her zaman şükretmek için bir nedenimizin olabileceğini gösteriyor. Ve ne kadar iyi ya da kötü olun her güne uyandığınızda sahip olduğunuz hayat için şükretmelisiniz. Çünkü bir yerlerde, birileri kendi hayatları için umutsuzca savaşıyor.
Gerçek şu ki; mutluluk hayatta hiç bir probleminin olmaması değildir, o problemlerle başa çıkabilmektir. Kaybettiğiniz şeylere bakmaktansa sahip olduğunuz şeylere bakın. Çünkü bunlar dünyanın sizden almadıklarıdır...Bunlar halen yaşamak için sahip olduklarınızdır...
İşte size bir kaç hatırlatma:
Acı güçlenmenin bir parçasıdır.

Bazen hayat yol alma zamanınız geldiği için bazı kapıları kapatır. Ve bu çok iyi bir şey. Çünkü şartlar bizi zorlamadıkça bunu yapamıyoruz. Zorlandığınızda şunu hatırlayın: Hiç bir acı nedensiz değildir. Yolunuza devam edin ama asla o acının size ne öğrettiğini unutmayın. Zorluk çekmeniz zayıf olduğunuz anlamına gelmez. Her başarının arkasında ona değecek bir mücadele vardır. İyi şeyler zaman alır. Sabredin ve pozitif olun. Her şey düzelecektir. Belkide hemen değil ama zamanla... Unutmayın! İki çeşit acı vardır; biri canınızı acıtır, diğeri ise size bir şeyler öğretir. Eğer yaşadıklarınıza kafa kaldırmak yerine onları kabullenirseniz bu iki acıda güçlenmenize yardımcı olur.
Hayattaki her şey geçicidir.

Yağmur sonsuza kadar yağmaz, değil mi? Her yağmur yağdığında belli bir süre sonra kesileceğini bilirsiniz. Her canınız yandığında iyileşirsiniz. Karanlıktan sonra her zaman aydınlık vardır. Ve bu size her sabah hatırlatılır. Ama bunu sık sık unutuyorsunuz ve karanlığın sonsuza kadar kalacağına inanmayı seçiyorsunuz. Öyle olmaz! Hiç bir şey sonsuza kadar sürmez.
Eğer şu an bir şeyler iyi gidiyorsa tadını çıkartın. Çünkü sonsuza kadar öyle olmayacak. Eğer bir şeyler kötü gidiyorsa da endişelenmeyin. Çünkü o da sonsuza kadar öyle olmayacak. Hayatın o an kolay olmaması demek gülemeyeceğiniz anlamına gelmez. Yaşadığımız her an bizlere yeni bir başlangıç ve yeni bir son verir. Her saniye ikinci bir şans elde edersiniz. Sadece o şansı değerlendirmeniz gerekir.
Sızlanmak hiç bir şeyi değiştirmez.

Hayattan en çok yakınan kişiler en az başarıyı elde ederler. Bir şeyleri yapmaya çalışmak ve başarısız olmak hiç bir şey denemeyip başarılı olmaktan daha iyidir. Eğer bir şeye inanıyorsanız peşini bırakmayın. Geçmişteki gölgelerin geleceğinizin basamaklarını karartmasına izin vermeyin. Gününüzü yakınmakla geçirmek, geleceği daha parlak yapmayacaktır. Bunun yerine harekete geçin. Öğrendiğiniz şeyin yaşamınızı geliştirmesine izin verin. Bir değişim yapın ve asla geriye bakmayın.
Ve bu süreç içinde ne olursa olsun gerçek mutluluğun sadece problemlerinizden yakınmayı bırakıp,
sahip olmadığınız problemler için minnettar olduğunuzda size ulaşacağını unutmayın.
Yara iziniz gücünüzün sembolü.

Hayatın size bıraktığı yaralardan utanmayın. Yara izi acının geçtiğinin ve yaraların kapandığının bir göstergesidir. Acıyı yendiğinizi, bir ders çıkardığınızı, daha da güçlendiğinizi ve hayata devam ettiğinizi gösterir. Kısacası gurur duyulacak bir zaferin dövmesidir. Onların, hayatınızı korku içinde yaşatmasına izin vermeyin. Hayatınızdaki yaraları yok edemezsiniz ama onlara bakış açınızı değiştirebilirsiniz. Yara izlerinizi bir acının değilde gücün sembolü olarak görebilirsiniz.
Yara, ışığın içinize girdiği yerdir. (
Rumi)
Yara izlerinizi "Evet! Başardım!" olarak görün.
Her bir mücadele bir adım ileriye gitmektir.

Sabır beklemek değildir, sabır hayallerine ulaşmak için çalışırken iyi bir tavır takınmaktır. Aksi halde başlamanın bir manası yoktur. Bu bir süreliğine rahatınızı kaybetmenize de neden olabilir. Yani bir süreliğine her zaman yediklerinizi yememek, ya da her zaman uyuduğunuz yerde uyumamak anlamına gelebilir. Bu durum rahatlık alanınızı daraltmak anlamına gelebilir. Bu durum çevreniz tarafından alay edilmenize sebep olabilir. Ve bir süre yalnızlık çekmenizi de gerektirebilir. Aslında yalnızlık harika şeyler yapmanızı sağlayacak bir hediyedir. İhtiyacınız olan boşluğu verir. Diğer her şey ne kadar kararlı olduğunuzu ölçmek içindir. Ne kadar istediğinizi ölçmek için bir sınav...
Ve eğer istiyorsanız, yapacaksınızdır. Bütün başarısızlıklara ve tuhaflıklara rağmen! Ve bu yolda attığınız her adım sizi çok iyi hissettirecek. Aslında zorlukların yolunuza çıkmadığını, asıl yolun o zorluklar olduğunu anlayacaksınız. Bu yüzden eğer bu yolda gitmek istiyorsanız sonuna kadar gidin. Dünyada bundan daha güzel bir duygu yok... Hayatta kalmanın ne anlama geldiğini bilmekten daha iyi bir duygu yok...
Diğer insanların olumsuz düşünmeleri sizin probleminiz değil.

Olumsuzluklar etrafınızı çevirdiğinde pozitif olun. Diğerleri moralinizi bozmak istediğinde gülümseyin. Başkalarının karamsarlıklarının sizi değiştirmesine izin vermeyin.
Bunun yanı sıra yeterince iyi olmadığınızı söyleyen biri için değişmeyin. Sizi daha iyi bir kişi yaptığı için ve geleceğinizi aydınlattığı için değişin. İnsanlar ne kadar iyi olursanız olun sizin hakkınızda konuşmaya devam edeceklerdir. Bu yüzden insanların ne düşündüğüyle ilgili endişe duyacağınıza kendinizle ilgili endişe duyun. Eğer bir şeye sıkıca inanırsanız onun için savaşmaktan korkmayın. İnsanların yapmanızın imkansız olduğunu söyledikleri şeyleri yapın.
Hayata bir kez geliyorsunuz. Sizi mutlu eden şeyleri yapın ve sizi mutlu eden kişilerle takılın.
Olması gereken şeyler zamanla olacaktır.

Gerçek güç ağlayacak ve şikayet edecek çok fazla şeyiniz olmasına rağmen gülümseyip hayatın değerini bildiğinizde size gelir. Karşılaştığınız her bir zorluğun arkasında bir hayır vardır ancak bunu görebilmek için kalbinizi açmanız gerekir.
Bir şeyleri istediğiniz gibi olması için zorlayamazsınız. Böyle yaparsanız anca kendinizi üzmüş olursunuz. Bu tür zamanlarda bu şeyleri akışına bırakmak gerek... Olacağı varsa olur!
Sonuç olarak hayatınızı sevmek, sezgilerinize güvenmek, şansları iyi değerlendirmek, mutluluğu kaybetmek ve yeniden bulmak, zorluklardan bir şeyler çıkartmakla ilgilidir. Bu uzun bir yolculuktur.
Her attığınız adımda endişe ve şüphe duymayı bırakmalısınız.
Belki de gitmek istediğiniz yere gidemeyeceksiniz ama unutmayın ki zamanla olmanız gereken yere varacaksınız!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar