Bunu her şeyden önce karşınızdaki kişi için değil, kendiniz için yaptığınızı benimsemeyip, karşınızdaki sizi beğensin veya takdir etsin diye değil, kendiniz için yaptığınızı tüm benliğinize yerleştirmelisiniz.
Siz bunu başkaları için değil, kendiniz için yapıyorsanız daha çok sahiplenirsiniz. Yapmak size eziyet değil keyif vermeye başlar.
Eğer yanlış yapmazsanız hesap vermek zorunda da kalmazsınız. Her zaman başınız dik durabilirsiniz. Bunun gönül rahatlığıyla yaşamak istemez misiniz?
Tabi ki hiç birimiz peygamber değiliz. Hatalarımız, yanlışlarımız olacaktır. Ama diğer konulardaki samimiyetiniz göz önüne alındığında karşınızdaki kişi de bu hatanızı görmezden gelebilir. Siz de hatanızı görüp düzeltmeye çalışıyorsanız zaten ortada gene sorun kalmamış demektir.
Bir yandan da kendinize güveniniz tamdır.
Kadınlar da, erkekler de etraflarında kendine güvenen ve güven veren insanlar isterler. Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Hayatınızda böyle bir insan olmasını istemez misiniz? Tabi ki aynen sizin gibi herkes ister.
En kötü ihtimalle iletişiminiz bitse bile arkanızdan küfreden değil, sizi takdirle anan biri bırakırsınız. Tekrar karşılaşmaktan korkmaz, karşılaşsanız da rahatlıkla gidip elini sıkacak yüzünüz olur. Kaçacaksa bırakın o kaçıp saklansın, yolunu değiştirsin.
Siz doğru olanları yaptınız.
Yollarda bunu bilmenin öz güveniyle yürüyün. Karizma denilen şeyin en önemli parçalarından biri de tam olarak budur. Karizmatik dediğiniz kişilere bakın ve düşünün, sizi en çok etkileyen her zaman yakışıklı veya güzel olmalarından fazla kendilerine olan özgüvenleri değil midir? Doğru davrandığını düşünen birinin yürüyüşü de oturuşu da değişecektir. Ayaklarını yere sağlam basacak, kendine güveni tüm hareketlerinden belli olacaktır.
Ayrıca Kıskançlık Üzerine Notlar başlıklı bence’mde de söylediğim gibi karşınızdaki kişi sizi kandırsa veya faydalansa aptal yerine mi konmuş olursunuz? Merak etmeyin bir kaç kere aptal yerine konulmakla siz bir şey kaybetmezsiniz.
Ben kaybetmedim diye düşünün, tam tersine yanlış yaparak o sizi kaybetti.
Ama unutmayın bu sizin ezici gücünüz değil, sadece yapılan bir hatadır. Pişman birinin hatası yüzüne vurulmaz.
Eğer hatanın farkındaysa ve düzelteceğine inanıyorsanız unutun ve karşınızdaki insanın bir daha yanlış yapmayacağına güvenin. Affedici olmazsanız buraya kadar yaptıklarınızın bir anlamı kalmaz.
Yok arkadaş ne işim var bunlarla, ben kötüyüm, bildiğin fırıldağım, iyi insan olmakla mı uğraşacağım diyorsanız size de saygım var. Eyvallah, en azından ne olduğunuzu biliyor ve sahipleniyorsunuz. Kendiniz gibi olun, tehlikeliyim ben kardeşim deyin. Merak etmeyin deli deliyi Mekke’de bulduğu gibi siz de kendiniz gibi birini bulabilirsiniz. Sizin ayarınızda olmayan insanlarla uğraşmayın...
Not : Aslında bu yazıya aşk ilişkileri için yazmaya karar vererek başladım. Ama düşündüğünüzde bunların tüm hayatınız için uygulayabileceğiniz şeyler olduğunu görürsünüz. “İletişiminiz” kelimesinin yerine arkadaşlık da koyabilirsiniz, hayatınızdaki kişi de diyebilirsiniz, isterseniz iş ilişkiniz olan biri, mesai arkadaşım veya kafedeki garson bile diyebilirsiniz. Baktığınızda hiç bir şey değişmeyecektir. Doğru insan her yerde doğru insandır.
İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir. Yani bunu başkaları fark etsin diye değil, kendinizi iyi hissetmek için yaparsanız insanların basitlikleri o kadar canınızı sıkmaz. Siz doğruyu yaptığınızdan kendi vicdanınızda emin olun gerisi önemli değil.
Normalde öyle tabi.. Ben eş bakımından demiştim.. Yani insan eşinin de en azından kendisi kadar düzgün biri olmasını istiyor.. Ben sadakatsiz, yalancı, fırıldak biri olsaydım, karşıma çıknaların öyle olması dokunmazdı bana..
vicdanınmı kazandırır vicdan bana insanlığımı insanlık diğer insanlara olan saygımı ve bu saygı diğer insanlara örnek olur bu örnek bulunduğum ortama barışı getirir heralde şu an en çok ihtiyacımız olan şeylerin başında olan bir şey...
En İyi Cevaplar