Cevap basit, görevlere cinsiyet yüklemeyen biri olarak kızların da askerliği erkekler kadar başarıyla, özveriyle ve gönülden yapacaklarına inanıyorum. Kızların bunu başaramaması için hiçbir neden yok. Aksine fazlamız var eksiğimiz yok.
Ama biraz kurgulayarak gülmenin kimseye zararı olmaz diye düşünerek hayagücümüzü çalıştıralım istedim.

Kızlar mevcut alışkanlıklarını koruyarak askere giderse neler olur bir düşünelim.
Alışverişe olan düşkünlüğümüze devam eder şehrin altını üstüne getirmekte sakınca görmezdik.
Bir yeri ele geçirmenin tek yolu top tüfek değildir ya. Limitsiz bir kredi kartı verin ve şehre salın, gerisini biz hallederiz.

Korkutucu bile görünsek bakım yapmaya çekinmezdik.
Salatalıklar, saç boyaları, bigudiler, alüminyum folyolar, kil maskeleri üzerimizdeyken hiçbir düşman kuvveti kışlayı basmaya cesaret edemezdi. Rujumuz, ojemiz olmadan şuradan şuraya adım atmaz, fönümüz bozulmasın diye de şemsiye taşırdık.
Ha bir de; olur da ölürsek cesedimiz bile güzel olsun değil mi ama..

Çarşı izinlerini dolu dolu yaşar keyfini çıkarırdık.
'Kızın değil paketlerin ayağı var' görüntüsünde geri döner sonrasında saatlerce sürecek alışveriş kritiği yapardık. Aldıklarımızla koğuşta kısa bir defile yapmayı da unutmazdık.

Duygusallığımız devam ederdi.
Bilumum çiçeği, börtü böceği korumaya alır şefkatimizi esirgemezdik. Ne yapalım ama dünya bu canlılarla güzel..

Duşta bile farkımızı konuştururduk.
Saatlerce süren duş sefamıza dedikodu ve fikir alışverişi eşlik ederken yaptığımız börek, kek ve sarmalarla da keyfimizi taçlandırırdık.

Stresimizi asla orduya yansıtmazdık.
Ama kuaförümüz bu durumdan strese girebilir, hizmet dışı kalabilirdi. Olsun bizde herşeyin çözümü var, alabros kesim ve koyu kestane-karamel karışımı yeni bir renk ile kuaförü de halledebiliriz sanırım.

Koğuşu dekore etmek için elimizden geleni yapardık.
Askeriz diye koğuş bakımsız mı kalsın. Boş zamanlarımızda dantel işleyip öteye beriye serpiştiriverirdik. Duvarları soft bir renge boyayıp tablolar asmayı da ihmal etmezdik. Son moda bir halıyı da yere serdik mi tamam.
Ne yani komşu koğuştakilerle gün yaparken 'Yattığı yere bak!' mı desinler..

İndirimleri, promosyonları asla kaçırmazdık.
Sadece koğuşumuzu değil orduyu da düşünür kaliteyi ucuza almaya çalışırdık. Bizden kaçmaz..

Beterin de beteri vardır.
Çoraplarımız da olur olmadık her yerde kaçıyorlar ne yapsak acaba. 'Hey, şeffaf ojesi olan var mı?'..

Kız isteme olmadan olmaz derdik.
Tuzlu kahvemizi içmeden bırakmayız. 'Bizi beğenen gelip isteyecek!' şeklindeki israrlarımızla komutanı da kendimize benzetirdik.

Modayı takip etmeye devam ederdik.
Yılın trendini kaçırmayıp alır ama renklerinin de orduya uyum sağlamasına özen gösterirdik.
'Düşmanı dize getiren ordu, bir avuç kadına söz geçiremiyor' dedirtmezdik.

Sorgu odası bizden sorulurdu.
Tek bir soru bile sormadan bize has o psikolojik işkence yöntemini başarıyla uygulardık. Üstelik bu sırada kendimize de vakit ayırıp koğuşa da iş getirmezdik.

Ülkeleri değil gönülleri fethederdik.
Olayları fırsata çevirmesini bilir, güçlü iletişim yeteneğimizle ateşkes ilan ederdik.
Hiç ölmeyecekmiş gibi düşünmekte de yarar var.

Dizilerimizi kaçırmaz topluca izlerdik.
Dizi ve filmleri kaçırmaz birlikte güler birlikte 'hönküre hönküre' ağlardık.
'Futbol isterük' diyen erkekler, size de gelecek çarşı izninde indirime giren bir TV alıncaya kadar idare ediverin ya.

Gittiğimiz her yeri renklendiriyoruz ama kızlar öyle değil mi? :)
Sağlıcakla kalın..
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar