En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak

Gülmeyi duvar olarak kullanan insanlar vardır. Çünkü sürekli gülen birisine asla sormazlar 'İyi misin?' diye. Beni hissiz bir kadın yaptılar. İçine ağlayanlardan oldum hep. Bunu ben istemedim. Eğer insanlara zaaflarınızı belli ederseniz sizi çok kolay paramparça ederler. Öyle yaşıyorum ki hayatı; ucuz parfüm kadar geçici...


En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak


Dobralık adı altında yüzüme zaaflarımı çarpan insanlar oldu hayatımda. Yakınımda olup aslında en uzak olan insanlardı ve belkide en çok canı yakan buydu... Acılarımı bir bir oturup insanlara anlatamazdım ya. Gülüyorum diye mutlu olmak zorunda değildim. İnsan çocukken nelere güldüğünü elbet unutur, ama neden ağladığını bir türlü unutamıyor.


En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak


Hayatımda ki çatlaklar başladığında 16 yaşındaydım...Büyüdükçe insanlara olan inancınız azalıyor. Babasının elinden tutarak sokakta ki arkadaşlarının önünden bir defa da olsa HİÇ geçmemiş bir çocuktur benim ömrüm... Babamdan nefret ediyordum. Sevmemişti beni ve ben nedenini bilmiyordum. Sonra iyi mi yoksa kötü mü olduğunu anlamadığım bir şey oldu. Kanser... Evde yüzünü kolay kolay görmediğim babam o çok sevdiği sigarası yüzünden yatalak olmuştu. Yaşlıydı çok yaşlı... 16 yaşında bir kız çocuğuna fazla yaşlıydı...


En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak


Unutmayın ki babaları ellerinden alınan kızların kaybetme korkularıda ellerinden alınmış olur. Onlarla kendınızı bir tutmayın... Asi, umursamaz, hep gülen, gezen tozan bir kızdım. İnsanlar, en çokta ailem bu halime şaşırır ve beni ayıplardı. İstedikleri ağlamamdı kendimi parçalamalıydım. Ben tam tersini yapıyordum. Gündüzleri kolay geçen saatler geceleri hiç geçmiyordu. Başımı yastığa koyduğum anda her şey yüzüme vuruyordu sanki. Kendimden bile gizliyordum acılarımı.

En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak


Ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım... Geçen gün eski bir arkadaşımla karşılaştık yanımda annem vardı. Anneme baktı ve kulağıma 'Annen çok yıpranmış çok değişmiş' dedi. 'Evet babamı kaybettikten sonra işte biliyorsun' dedim 'Sen annenin tersine iyi görünüyorsun her zaman ki gibi' dedi. Yine yıkılan onlar iyi görünen ben olmuştum. Neden benim duygularım yokmuş gibi davranıyolardı? Benim suçum muydu? Sevgisini göstermeye çekinen bir babanın kızıydım ben normal değil miydi duygularımı saklamam...


En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak


Babamı geçen sene 82 yaşında kaybettim... Siz hiç kazanamadığınız insanı kaybettiniz mi? Peki ya hala kaybetmiş olduğunuzu kabullenemediğiniz oldu mu? Ondan nefret ettiğim zamanları hatırlıyorum da şimdi geriye hiç bir şey kalmamış. O gitmiş her şey bitmiş... Hala insanlar çok mutluyum ve duygusuzum sanıyor ama kimse geceleri ıslanan yastığımı görmüyor. Peki ya bu yazının amacı neydi derseniz biraz içimi dökmek birazda sitem etmek ; HAYATA, BABAMA, YARALARIMI SARIP SONRA KANATAN ADAMA, BENİ DUYGUSUZ SANIP VE YIKAN İNSANLARA, KENDİME...



Çok gülen insanlara iyi davranın. Onlar bir yerlerde hep yalnız ağlar.



En kötüsüde etrafa renk saçarken, kendi içinde siyah olmak
Cevapla