Düşüşe Geçiyoruz...

Her insan hayallerinin gerçek olmasını ister.



Zaten böylesine hissedilen hayallerin gerçek olmasını istememek akıl karı değildi.



Gerçekleşmeleri için bir fırsat verdim hayallerime. İnişe geçen bir uçakta gibiydim. İçinde binlerce yolcu vardı; hayallerim. Pilot ustaca bir iniş yapar ve hayallerimi sağ salim yeryüzüne indirirse hepsi dört bir yana dağılıp gerçekleşecekleri şartlarda beni bekliyor olacaklardı. Uzun sürecek bir inişti çünkü olağan dışı bir yükseklikten geliyordu hayallerim.


Düşüşe Geçiyoruz...


İnişe geçeli bir güne yakın olmuştu. Kafası karışan hayallerimi fark eden pilot henüz inişimizin bitmediğini, bittiğini zaman gerekli anonsu yapacağını belirten bir anons yaptı. Hayallerim inanmışlardı gerçek olacaklarına. Sabırsızlanıyorlardı. İnandıkça daha da güzelleştiler.


İkinci gün bitmişti. Henüz anons yoktu. Uçak inişe geçtiğinden beri uyumamıştım. Daha önce böyle bir fırsatım olursa inene kadar uyumayacağıma dair kendime bir söz vermiştim. Sözümde duruyordum. Üçüncü gün doğmaya hazırlanırken vaktin yaklaştığını hissetmiştim. Yeryüzü görünüyordu ama bulutlar engeldi. Tedirgin hissediyordum.


Düşüşe Geçiyoruz...


Üçüncü gün zor bir gündü. Zaman geçmek bilmiyordu ama uçak oldukça hızlıydı. Hayallerim umutsuz bakıyordu. Zamanda bu yüzden geçmek bilmiyordu zaten. Güneş batmaya karar vermişti. Pilotun mikrofonun açıldığını fark ettim. Anons başlayacaktı. Derin bir nefes aldım ve başladı; "İnişimizi gerçekleştiriyoruz. Ama... Beklediğiniz "Ama" geldi sanırım. Bakın şimdi bir ayırım yapmak istiyorum. İki çeşit pilot vardır. İlki uçağın düşeceğini bilse de düşmemesi için çabalar ve belki de sonu mutlu biter. İkinci seçenek uçağın düşeceğini hissederse kurtarmak için uğraşmaz. Çünkü zaten düşecektir. İnişe geçtiği ilk anda hissettiklerine bağlıdır tamamen. Maalesef bende ikinci seçenekteki gibi bir pilotum. Sizin gerçekleşmenizde benden istediğiniz rolü oynayamam. Özür dilerim ama yapamam.


Düşüşe Geçiyoruz...


Ben inişe geçtiğimizi zannediyordum, meğer düşüşe geçmişiz. Pilotun son sözüyle birlikte yere çakıldık. Hayallerim paramparça olmuştu. Evet, dört bir yana dağıldılar ama yoklardı artık. Pilot birkaç cümlenin sonunda hayallerimi dağıtmıştı. Bilmediğim hayallerim bile ölmüştü. Tek sağlam kalan bendim. Bende artık bir korkak olarak yaşayacaktım. Düşmekten korkarak atacaktım her adımımı. Bu durumda yeni hayaller kurmaktan alıkoyacaktı beni.


Düşüşe Geçiyoruz...


Gidip pilota teşekkür ettim. Nede olsa kimsenin erişemeyeceği yükseklikteki hayallerimi gerçekleştirme denememde bir rol oynamıştı. O da bana bu uçuş için teşekkür etti. Hayatında yaptığı en heyecanlı uçuş olduğunu söyledi. Düşüşsüz bitecek ve hayallerimi sağ salim yere indirebilecek bir pilotla karşılaşıp bu uçuşu tekrarlamamı diledi. Hayalleriyle birlikte, sağlam bir şekilde inmeyi en çok hak edenlerdenmişim. Bense gökyüzüne bakamıyordum bile. Var oluşuma kadar kırgındım.


Bir köşeye geçip enkaza ve hayallerimin cesetlerine baktım. Uçuşu düşündüm. Ne kadar güzel başlamıştı aslında. Düşüşü düşündüm sonra, ne kadarda bana yakışan bir düşüştü. Hayallerimin her birine tek tek baktım. Son kez konuştum onlara;


"Ben, sıkıntıyım.."


Yazan : #MaX

Düşüşe Geçiyoruz...
Cevapla