Paylaşmayı değil okumayı sevenlerdenim ben biraz. Ancak ergenlik sürecini tamamlamamış veya henüz tamamlamış gençlerin yazdıklarını okumak beni dehşete düşürdü ve söz almamın gerektiğini farkettim.
Size biraz kendimden bahsetmeliyim. Lise dönemine kadar her zaman şişman bir kız çocuğu oldum. Bu da yetmezmiş gibi yaşıtlarıma göre her zaman uzun boyluydum. Bu da beni daha da çok iri gösteriyordu dolasıyla. Görünüş olarak farklıydım. Atletik görünmüyordum. Beden eğitimi derslerinde hiç bir zaman kız arkadaşlarımla voleybol oynayamazdım. Buna cesaretim yoktu. Her zaman köşede oturan tombul oldum. Üstüne fazla zeki de sayılmazdım. Okumayı bile geç sökmüştüm, zar zor geçebiliyordum derslerimi. Peki gerçekten zeki mi değildim yoksa kendime inancım mı yoktu? ALGI HERŞEYDİR.
Liseye başlayacağım yaz hırs yaptım. 2 ayda 15 kilo verdim. Bunun herşeyi değiştireceğine inanmıştım. Artık yeni bir hayatım, popülaritem olacaktı. Liseye başladım ancak işler hiç de hesapladığım gibi olmadı. Bir yerde hata vardı. Ben değişmiştim. Artık normal kilodaydım. Peki insanlar bunu görmüyor muydu? Yoksa değişmemiş miydim?
Demekki bu değişim yeterli değildi. Daha çok zayıflamalıydım. Lise 2nin sonlarına doğru bu dürtüm iyice arttı. Anoreksiya nervoza isimli psikolojik hastalığın beni yakaladığını farketmem 1.5 yıllık psikolojik tedavinin bana bunu kabul ettirmesiyle oldu. Üniversite sınavına sadece 8-9 ay kalmıştı. Ancak ben zayıflığımdan başka birşeye odaklanmamıştım. Uzmanlar hasta olduğumu söylüyordu. Bedenim fizyolojik alarma geçmişti; hormonal dengem bozulmuş, saçlarım dökülmüş, diğer kızlardan fazlasıyla uzun olan boyum artık herkese göre normal seviyedeydi, çünkü son 2 yıldır hiç bir fiziki gelişimim olmamıştı. Ailem ise perişandı.

Gerçeği görmem ile telaşa kapıldım. Ben ne yapmıştım? Zihnim bir uyanış yaşamakla birlikte tehlike sinyalleri veriyordu. Ayna karşısına geçtiğimde bedenimi hala zayıf bulmuyordum. Ama kimin umrundaydı ki?
Yemek yemeğe başlamamın ilk 2 haftası çok acıklıydı. Besinlerin tadına yeni varan bir bebekten farkım yoktu. Kendimi öylesine kapatmıştım ki tad algımı bile sıfırlamıştım bu süre içerisinde. Hızlı bir şekilde ders çalışmaya başladım. Diyetisyen olmak istiyordum. Gençleri bu hale gelmeden kurtarmak, onların üzerinden medya algılarını uzaklaştırıp sağlıklı beslenmeye yönlendirmek istiyordum.
Aylar geçti. Kaybettiklerimi farkettikce onlar için yas tutmak yerine daha da çok hırslanmıştım. Ve insanların değişimime olan hayret içindeki bakışlarını gördüm. Hepinizin bildiği sınav süreçlerinden geçtim ve üniversiteye kaydımı yaptırdım.
Artık kim olduğumu biliyorum. Bedenimi seviyorum. Dik duruyorum. Ve biliyorum ki ben böyle olduğum sürece insanlar kusur bulamazlar. Yaydığım enerji ve güç, insanların bakışlarını değiştiriyor. Kumral, kahverengi gözlü sıradan bir Türk kızıyım. Aslında hiç birinden bir farkım yok ancak onlar bunu bilmiyorlar. Çünkü onların algılarıyla oynuyorum. Herşey bu kadar basit. Bu kadar kolay. Gözünüzü açın, hayat hamleler yaptığınız bir oyundan ibaret.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar