Çirkindim ben kendimi bildim bileli. Ablam vardı saçları sapsarı. Dümdüz. Mavi gözlü. Beyaz tenli. Güzeldi ablam. Onla beraberken hep sorarlardı kardeş misiniz diye. Hiç benzemiyorsunuz derlerdi. Şaşırırlardı. Ama kelimeler örtmüyor işte. Benim alnıma çirkin yazısı beliriyordu.
Bende onu görüyorlardı belki de arıyorlardı bilmiyorum. Ama o damgayı sanki bir parçammış gibi her yere götürdüğümü hissediyordum. Esmerdim ben. Uzundum. Siyah saçlıydım. Onun zıttıydım. Sanki allah beni çirkinlikle sınıyordu.
Ve arkadaşlar sanmayın ki bu bir evrim hikayesi falan filan. Keşke öyle olsaydı. Hala çirkinim işte. Başarılıyım. Akıllıyım ama ben hiçbir zaman kendine güvenen, rahatça konuşabilen, arkadaşlarını kolayca edinebilen biri olamadım. Sesimi de hiç beğenmiyorum. Söz almak istemiyorum hiçbir ortamda. Suratsız diyor bana kendi ailem bile. Neye güleyim, neyine güleyim hayatın? İlkokulda çirkin olduğumu bile aklıma getirmezdim. Hatta fazla özgüvenliydim.

Okullar değiştirdim birsürü. Sonra 8. sınıfta birine aşık oldum. O kadar sarstı ki o kadar canımı yaktı ki... 5 yıl oldu nerdeyse. Unutamıyorum. Her gün bir insanın hayalini kurar mısınız bıkmadan? Her gün her saat foroğraf atmış mı diye profilini kontrol eder misiniz? Hala öyleyim. Hala evde yalnız olmayı kollayıp ağlıyorum. Sinirlerime hakim olamıyorum. Kurduğum hayallerde ben ben değilim. Kendimi hep herkes tarafından çok beğenilip arzulanan biri olarak hayal ettim. Onun beni öpmesini hayal ettim. Neler hayal etmedim ki...
Beni canı acıyacak kadar çok sevmesini hayal ettim. Çok kıskanmasını... Ondan bir yandan nefret ediyorum. Çünkü benle dalga geçtiğini biliyorum. Geçmiştir kesin. Belki de belli etmişimdir duygularımı. Ama size yemin ederim o bana baktığında gözlerim yaşarıyodu. Direkt ona bakamıyodum. Gözümün içi acıyodu. Sonra liseye geçtiğimde bir baktım hala her gün onu düşünüyorum. Ben ondan hoşlandığımı kimseye söylemeyecek kadar içimde tuttum onu.
İnsan gerçek bir şeyleri, gerçekten hissettiğini bildiği en üst noktalarda yaşadığı şeyleri söylemez kimseye. Ben ondan sadece hoşlanıyomuşum 8. sınıfta. Dört yıllık lise hayatımda ona aşık oldum ben. Her gün onu düşünerek aşık ettim kendimi. Yolda görsem heyecandan bayılacak kadar aşık ettim. Ve tüm özgüvenimi de bu süreçte sömürdüm. Keşke hiç o okula gitmeseydim. Başıma en büyük belayı açtım. Yarın öbür gün kız arkadaşıyla fotoğraf attığını görsem ne hale gelirim neler olur bana içim nasıl acır anlatamam düşünemem bile. Ben eminim ki o evlendiğinde bile onu seviyor olucam. 
Allah'a inanırım. Ama çirkinliğim yüzünden ona çok isyan ettiğim oldu. Nolur demeyin seninki de dert mi ne acılar var diye. Bu dünya güzel olanlara güzel. Özgüven onların saygı onların sevgi onların. Rahat bir yaşam onların. Ne alakası var demeyin...
Bu dünyada en büyük ayrım, kadın-erkek cinsiyet ayrımından bile kesin bir ayrım olan güzel-çirkin ayrımı.
Görecelilikle alakası yok....
Beni kalpten seven kimseyi bulamıcam. Etrafımdakiler hep dalga geçecek bir tane bile çıkma teklifi alamıcam. Sonra çok iyi bir mesleğim olsa bile neye yarar? Kendimden nefret ederek ölücem. Mutsuzluğum hiç geçmicek. Korkarak yaşıcam hep. Kimseye açılamıcam. Kara yazılmış en baştan benim kaderim. Böyle yaratılarak yaşama hakkım elimden alınmış. İtiraz edeceğiniz birsürü nokta olabilir ama inanın fikrimde asla en ufak değişme olmayacak. Okuduysanız sabrınız için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar