Ya sizin insanınız vardır ya da yabancılar vardır. Aslında bu kadar basittir denklem.

Fakat burada sık sık denk geldiğime göre maalesef, herkes aynı ve yanlış sorunun peşinde:
- “Nasıl davransam daha çok sever?”
- “Ne yapsam peşimden koşar?”
Hiç kimse asıl öneli soruyu sormuyor fark ettiniz mi?
- “Ben kendim olduğumda, kim gerçekten kalıyor?”
Tamam tamam, diyelim stratejinizi yaptınız. Hoşunuza gitmeyen şeylere göz yumdunuz. "Hayır" demek istediğiniz yerlerde "evet" dediniz, çünkü siz çok iyisiniz. Köşelerinizi de törpülediniz, mis gibi taze maskenizi de taktınız diyelim. Peki sonucunuz?
Sizinle olan kişi aslında size mi aşık olacak, yoksa oynadığınız karaktere mi? Tabi ki size değil.
Ve sizlere güzel bir soru daha veriyorum:
Sizi gerçekten kabul etmeyecek birine neden bu kadar ihtiyaç duyuyorsunuz?
Birinin nefret ettiği “karanlık” tarafınız, başka biri için size aşık olma sebebi olabilir.
Bakın, kendini geliştirmek güzeldir. Ama bu sadece kendi gözünüzdeki saygınızı artırır. Sizden hoşlanmayan birisi, sırf “geliştiniz” diye size aşık olmaz.
Ya sevilirsiniz, ya da sevilmezsiniz. Bu kadar basit, sahiden.
Sizi sevmeyenleri ikna etmeye uğraşırken, sizi gerçekten sevecek olanların önünü kapatıyorsunuz.
O yüzden bırakın gitsinler. Önünüz açılsın. Çünkü aşkta strateji yoktur. Samimiyet vardır, sıcaklık ve gerçek siz varsınızdır. Sahici olmak risklidir, evet. Ama sahte olmak, sizi asla sevdirmez ve sonunda sizde mutsuz olursunuz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer