Bahaneler Sizi Kurtarmıyor, Sadece Rezil Ediyor!

Birinin ayağına basarız, “Ama sen de çok yakındın” deriz. İşe geç kalırız, “Trafik vardı” deriz. Bardağı düşürürüz, “Zaten cam dandikti” deriz. Bahaneler, hayatımızı kurtardığını sandığımız küçük yalanlardır. Oysa aslında bizi daha derine batırır. Çünkü bahane demek, gerçeği olduğu gibi kabul edememek demektir. Gelin şu illüzyonu bir kenara bırakalım ve konuya derin bir dalış yapalım.

Bahaneler Sizi Kurtarmıyor, Sadece Rezil Ediyor!

Öncelikle Gerçek Basittir, Biz Karmaşıklaştırırız;

Düşünsenize: Geç kaldınız. Nokta. Oysa biz noktanın yanına üç sayfa açıklama ekliyoruz. Oydu, buydu, şuydu.. 😂 Peki neden?

Çünkü içimizde gizli bir “haklı çıkma bağımlısı” var.

Bahanelerle ne yapıyoruz biliyor musun? Olanı küçültüyoruz (“O kadar da geç kalmadım canım”). Ya da büyütüyoruz (“Ama sen anlamıyorsun, trafik kabustu, resmen kıyametti!”).
Halbuki bir şey ne devasa ne önemsizdir. O sadece “vardır.”

Bahane = Alternatif Gerçeklik

Bahane uydurmak, paralel evren yaratmaktır. “Bardağı düşürdüm çünkü elim kaydı” değil,
“Bardağı düşürdüm çünkü bardak zaten sağlam değildi!” Şimdi dikkatli bakın, küçük bir fark gibi duruyor ama aslında sorumluluğu elimizden alıp bardağın üzerine atıyoruz. Ve işin kötüsü, buna kendimiz bile inanıyoruz.

Bahane = kendi icadımız olan minik bir kurgu. Bir çeşit hayatımızın Netflix dizisi. Sorun şu ki, bölümler sürekli aynı: “Suç bende değil.” Ki aslında ortada bir "suçlu" durumu da yoktur fakat bu tamamen başka bir bencenin konusu. Olanı olduğu gibi görmek yerine, alternatif bir gerçeklik icat ediyoruz. Yetmiyor, üstüne karşımızdakini suçluyoruz.

Şöyle Söyleyeyim Bahane Bittiğinde Özgürlük Başlar

Aslında özgürlük, bahanelerle vedalaştığımızda başlıyor. Geç kaldığında sadece “Evet, geç kaldım.” diyebildiğinde… Bardağı kırdığında sadece “Evet, kırdım.” diyebildiğinde… Kendini kandırmayı bıraktığında hafifliyorsun. Çünkü bahane demek, kendi kendine anlattığın masal demek. Masal bittiğinde ise hayat gerçeğe dönüşüyor. Ve gerçek, bahanelerden her zaman daha basittir.

Bu yüzden hayatımız dramatikleşiyor. Çünkü olanı büyütüyor ya da küçültüyoruz. Ve biz de olanı öylece kabul ettiğimizde, içimizdeki sahne ışıkları söner ve dram biter.

Bahaneler bizi kurtarmıyor, aksine zincirliyor. Her bahane, hayatın önümüze koyduğu aynayı kırmaktan başka bir şey değil. Ama o aynaya gerçekten bakabildiğinizde, işte o zaman büyüyorsunuz.

Sevgiler ve teşekkürler.. 💗

Bahaneler Sizi Kurtarmıyor, Sadece Rezil Ediyor!
Cevapla