Olmayınca Olmuyor, Zorlamanın Bir Mantığı Yokmuş

Bu yazıda sizlere bazı imkansızlıklarımdan bahsedeceğim. İlk önce kendim hakkında bir kaç bilgi vereyim;ankarada yazıyorum ve 18 yasındayım, neden böyle bir yazı yazıyorum bilmiyorum ama 2 gün önce yaşadığım şeyler beynimi kurcalamakta.


Yaklaşık 4 yıldır bir kızı seviyorum, adı yonca. Bunu biliyor ve ne yaptımsa yapayım bir türlü birlikte olamadık, 4 yıldır bıkmadan usanmadan yorulmadan herşeye herkese rağmen çok sevdim. Kaç gece uykusuz kaldım, oturdum, kaç gece hıçkıra hıçkıra kimse duymasın diye yorganı ısıra ısıra ağladım, kimse görmesin bu çaresiz bu güçsüz halimi diye.


Çok doldum hep tuttum kendimi ne yaşadımsa içimde yaşadım anlatmadım kimselere. Tam olacak, herşey yoluna girdi derken bir şey çıkıyor yine biz "biz" olamıyoruz, sürekli benden kaçıyor, tam oldu derken kendini tekrar geri çekiyor. Olsun be canı sağolsun yine o mutlu olsun :)))


Olmayınca olmuyor zorlamanin  bir  mantigi yokmus..


Bir gün evde oturuyorum aylardan Nisan falandı ona bir sürpriz yapmak geldi içimden ama yapacağım şey ömrü hayatında unutamayacağı çok özel ve çok güzel manevi değeri olan bir şey olmalıydı. Aklıma ona karşı bütün duygularımı anlatan bir defter yazmak geldi, bu aklıma yatmıştı ertesi gün başladım yazmaya.


İlham gelmesi lazımdı ne yapayım diye düşünürken aldım kağıdımı kalemimi dikmen vadisinin tepesine çıktım. 2 tane de bira aldım yanıma, manzaraya karşı bir içiyorum, bir yazıyorum. Böyle böyle günlerce haftalarca yazıyorum ve nihayet günlerden 11 haziran defter bitti. Bu defteri ona bir şekilde vermeliydim ancak nasıl?


Aklıma bir fikir geldi ve en yakın arkadaşını aradım, durumu anlatıp ona bir sürpriz yapacağımı söyledim ve evlerinin boş olduğu bir gün onlara gidip bana yardımcı olmasını istedim. Tarih 14 haziran 2015 hediyeyi vereceğim gün bugündü. Sabah erkenden kalktım, kahvaltımı yapıp hazırlandım, yanımda bir arkadaşım pankartı tutacak:))


Neyse indik beraber Kızılay'a hop oradan metroyla Yenimahalle'ye:)) Nihayet binalarının önündeydim kalbim titriyordu resmen heyecandan. Binadan herhangi bir zile basıp dış kapının açılmasını sağladım ve binadan içeri girip yazıdığım defteri (kutunun içinde güller eşliğinde) bıraktım kapılarının önlerine ve zillerine basıp kaçtım. Aşağıda cama çıkmasını bekliyorum, çünkü defterin sonunda bugün sana ihtiyacım var, lütfen cama çık yazıyordu. Bu defteri okumuş cama çıktı ve aşağıda seni seviyorum pankartıyla bekliyorum. Üstünden şaşkınlığı atması zor olsa da yine de onunla beraber olamadım.


Artık yorulmuştum. Silip atmam zor olsa da bunu başardım, çünkü zorundaydım. Bu sene üniversiteye hazırlanıyorum, kafamı meşgul etmek istemiyorum. Ancak yılbaşı gecesi saat 2 de beni aradı ve yanıma gel dedi. Çıktım gittim saat 2 de. Bu aşağı indi, ikimiz de zil zurna sarhoşuz. Aşağı indi, sarıldık. On dakika sohbettir muhabbettir bunu geri soktum eve ama kafam hala çok karışık. Ne diye aradı, aklına nasıl geldim, beynimi kemiriyorum resmen.


Okuduğunuz için teşekkürler...

Olmayınca Olmuyor, Zorlamanın Bir Mantığı Yokmuş
Cevapla