Güzel sabahlar, iyi bayramlar Kızlar Soruyor ailesi 😊
Bu yazı, değişen yörüngelere, derin izler bırakan temaslara ve asla gerçek anlamda yaşanamamış gerçeklere aittir.
Bu, benim kendi metaforumdur.
Meteorlar ve insanlar: Ani temasların benzerliği...

"Dünyaya çarpmak üzere olan bir meteorun yörüngesi değişti ve dünyadan hızla uzaklaştı" gibi haberleri görmüşsünüzdür.
İşte hayatımızın belirli anlarında karşımıza çıkan bazı insanlar, tıpkı bu meteorlar gibidir. Aniden ortaya çıkarlar. Bazıları uzaktan teğet geçer, bir anlığına ışığını saçar ve kaybolur. Ama bazıları da tam üzerimize düşer, bütün enerjisi ve ateşiyle bizi yakar kavurur... Bizi değiştirmek, bizi dönüştürmek için çarpar benliğimizin tam ortasına...
Yaklaşan ama çarpmayan: Neden gerçekleşemeyen gerçeklerin kurduğu bağlantılar daha unutulmazdır?

Gerçekleşmeyen gerçek nedir? Olabilecek ama olamamış olan...Başka bir alemde gerçekleşmiş, ancak dış dünyaya yansıyamamış olan...
Gerçekleşmemişliğin acısı, yaşanıp bitmişliğin acısından yoğundur. Çünkü yaşanıp bitmiş olan şeyin sonucu bellidir, merak konusu bile değildir. Ancak yaşanamamışlık, sonsuz varyasyona sahip bir merak olgusudur ve zihnimizde kira vermeden yaşar.
Bu sebeple de kendimize şu soruları sorarız
"Farklı zamanda olsaydı" "Farklı bir benlikle olsaydım" "Keşke şartlar farklı olsaydı"
Bu yüzden yörüngesi değişen insanlar daha çok iz bırakır. Onları evren görevlendirmiştir "Git, şu dünyaya çarp, onu ihya et.."
Biz de onların bize çarpmasını bekler dururuz.
Tam çarparken 2 ihtimal içinde bekleyişimiz devam eder..
Ya bize çarpacak, bizi ihya edecektir.
Ya da aniden teğet geçip, yörüngesini değiştirerek biz de sadece iz bırakıp gidecektir..
Yörünge değişiminin sebepleri: Korkular, zamanlamalar, evrenin cilvesi.

Yarım kalmışlık. Korkular, geçmiş, travmalar, ani zamanlama, hazır olmama, yahut; her şey tamken evrenin cilveleri..
Meteorların yörüngeleri bazen dışsal etkilerle sapma yapabilir. Hatta biliyorsunuz bilim insanları bunun için uğraşıyor. İnsanlar da öyle. Bu sebeple bazı güzel başlayan hikayeler, dışsa etkilerle yarım kalır.
Tam olmayacaksa hiç başlamamalı mıdır acaba?
İz bırakan parıltılar: Yarım kalmışlığın hafızadaki hükümranlığı.

Bazı insanlar hayatımızda çok uzun süre kalmaz. Ancak kısa sürede hayatımızda o kadar etkiler bırakırlar ki, bir ömür onların ismini zikreder dururuz.
O parıltı yeniden canlansın, her şey yeniden başlasın isteriz.
Bu sebeple bize çarpıp geçen, onunla bir hayat yaşadığımız ve sonucunu gördüğümüz insanları zihnimiz tekrar etmektense, bize tam çarpıp ihya edecekken yörüngesi değişen parıltıları tekrar etmeyi tercih eder..
Sadece onun yörüngesinin değişimini izlemek değil, onunla birlikte gelişen ve merak uyandırıcı potansiyel versiyonumuzu asla yaşamayacak oluşumuzu da izleriz oturduğumuz yerden.
Asymptote.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer