Bir Crossdresser'ın Zor Hayatı


Bir Crossdresser'ın Zor Hayatı (Mutlaka Okuyun - CD veya değil herkes okumalı)Öncellikle şunu belirteyim. Ben bir crossdresser'ım. Yani erkeğim ama kız gibi giyinmekten hoşlanıyorum. Uzun zamandan beri de bu durumdan kurtulmaya çalışıyorum ve büyük bir yol katettim. Sizlerle de bu zorlu hayatımı paylaşmak isterim. Eminim tüm CD'ler bunları yaşamıştır.


Yazıma başlamadan şunu da ekleyim: Kesinlikle bu crossdress işine merak sarmayın, eğer çoktan başladıysanız da bırakmaya çalışın. Bir de crossdress olmayan arkadaşlar, CD'lere bu kadar kötü gözle bakmayın ve onları kınamayın. Onlara yardımcı olmaya çalışın.


1) Crossdresser olmanın bir sebebi yoktur.


Crossdress olmak, belli bir amaçla ortaya çıkmaz. Hiçkimse neden böyle olduğunu bilmez. Ben de ilk 6-7 yaşlarımda annemin eteklerini giymeye başlamıştım. Nedeni yoktu. Sadece gitmiş ve dolabından alıp giymiştim. Yıllarca sordum kendime: "Ben neden böyleyim?" diye ama cevap bulamadım.


2) Crossdress, insanı toplumdan uzaklaştırır.


Kız gibi giyinmek için evde yalnız kalmak gerekir. Yani birçoğumuz için böyle. Ben de küçüklüğümden beri evde yalnız kalıp annemin kıyafetlerini giymek için annemlerin dışarı gitmesini dört gözle bekledim. Misafire gittiler, gezmeye gittiler, düğüne gittiler; ben sırf evde giyinebilmek için onlarla gitmedim. Dolayısıyla da yıllarca insan ilişkilerinden uzak kaldım. Zorla gittiğim zamanlarda da aklım hep evdeki eteklerdeydi zaten.


3) Crossdress, insanda korku yaratır.


Evde yalnızsınız; üzerinizde külotlu çorap, etek, bluz vb... tamamen bir kız gibisiniz. Öyle otururken bir anda kapı çalıyor: Gelen anneniz. Ne yaparsınız? Bu olay başıma gelmese de hep bu korkuyla yaşadım. Annemin dolabından aldığım şeyleri de tamamen aynı şekilde katlayıp koymaya çalıştım. Yakalanmaktan korktuğum için. Ve annem bana her seslendiğinde sanki anlamış da kızacak, onun için çağırıyor sandım.


4) Dışarıda yakın arkadaşlarınız pek olmaz.


Kız gibi giyinen kişi de muhtemelen yıllar içinde kız olma isteği de doğmuştur. Bu nedenle çevresindeki, okulundaki kızlara hep özenmiştir ve onların yerinde olmayı hayal etmiştir. Ben de öyleydim. Okuldaki erkekler kızlara farklı gözle bakarken ben kendimi onların yerine koymaya çalışıyordum. Hele kızlar size sesleniyorum; o ortaokulda, lisede giydiğiniz pileli etekler öyle kötü yapıyordu ki beni... Çok giymek istedim ama hiç fırsat olmadı. Neyse hal böyleyken istemeden kızlara yakınlaşıyorsunuz. Ama erkek gibi değil, kız gibi. Kızların muhabbeti hoşunuza gitmeye başlıyor. Onlarla iki kız gibi arkadaş olmak istiyorsunuz ama bir yandan da diğer erkekler sizinle dalga geçiyor: Kız mısın sen? diye. Yani ne kızlardan ne de erkeklerden bir arkadaş edinebiliyorsunuz.


5) Çok kötü dikkat dağıtır.


Crossdress insanın aklını başından alır. Her an her yerde aklınızda kız gibi giyinmek vardır. Haliyle dikkatinizi toplayamazsınız. Okulda da aynıdır bu durum. Kendinizi hayal kurmaktan derse veremzsiniz.


6) Alışverişten nefret ettirir.


Düşünsenize; siz kız kıyafetleri giymeyi seviyorsunuz, erkek olmak istemiyorsunuz ama aileniz sizi zorla alışverişe götürüp hiç sevmediğiniz kıyafetler alıyor. Mağazaya girdiğinizde o güzelim kız kıyafetlerine bakmaya doyamazdım ben de. Keşke bu sefer onlardan alsak diye hayal kurardım. Ama nafile... Bu durumdan aileniz de habersiz olduğu için ne yapsınlar; onlarda haklı...


7) Dini yönden çok büyük günahtır.


Bu durumun dini yönden çok günah olduğunu bilmeyen yoktur. Benim bırakmaya çalışmamım nedeni de budur.


8) İnsanı kendisinden nefret ettirir.


Ergenlik çağına gelene kadar her şey güzeldir. Kızlarla aranızda fiziksel olarak pek fark yoktur. Ama ergenlik geldiğinde iş değişir. Kızlar güzelleşmeye, kadınsı bölgeleri belirginleşmeye başlar. Siz de onları görünce kendi üzerinizde hayal kurmaya başlarsınız. Ama durum çok ters olur. Sesiniz kalınlaşır, vücudunuz irileşir, her yerinizden kıl çıkmaya başlar vb... Bu yüzden kendinizden nefret edersiniz. Aynı zamanda küçükken size tam olan annenizin etekleri, elbiseleri artık küçük gelmeye başlar. Yani çoğu zaman keşke kız olabilsem dersiniz.


9) İnsanın tüm hayatını etkiler ve başka yanlış yönelimlere yol açabilir.


Kendinizi daima kız olarak görmeniz ve öyle giyinmeniz sizi kız gibi düşünmeye iter. Her anlamda kız gibi düşünmeye başlarsınız. Erkeklerden bile hoşlanabilirsiniz. Bu durum ileride telafisi olmayan bir yola sokabilir. Bu yüzden kesinlikle uzak durulmalıdır. Çok şükür ki benim öyle bir hissim olmadı. Kızlardan hoşlanıyorum ben.


Tüm bu yazdıklarımın ardından kısaca kendi hayatımdan bahsedeyim.


İlk defa ne zaman kız gibi giyindiğimi tam olarak hatırlamıyorum. Galiba 6-7 yaşlarındaydım. Bir gün didip gizlice annemin dolabından bir eteğini alıp giymiştim. Sebep neydi bilmiyorum. Sadece gittim ve giydim. Aynada kendime baktığımda öyle mutlu olmuştum ki... Ama yakalanma korkusuyla hemen çıkartıp geri koymuştum. Bundan sonra hep evde yalnız kalmayı bekliyordum dört gözle. Her yalnız kalmamda farklı bir eteğini deniyordum. Derken etek yetmemeye başladı ve ben de 11-12 yaşlarıma gelmiştim. Bir gün külotlu çorabını ve elbisesini giydim, bluzunu giydim. 14-15 yaşlarıma geldiğimde ise iç çamaşırlarına merak sarmıştım. Özellikle kızlarda gördüğüm sütyeni giymeyi çok istiyordum ve onu da giydim. Önüme baktığımda o çıkıntıyı görmek çok mutluluk vericiydi. Daha sonra 17 yaşıma geldiğimde annemin giymediğim kıyafeti kalmamıştı. Artık makyaja merak sarmıştım. Okulda makyajlı kızlara çok özeniyordum. Birbirlerine oje sürmeleri falan beni çok etkiliyordu. Keşke bana da sürseler diyordum ve bir gün evde kendi kendime oje sürmeye kalktım. Ortalığı da batırdım. Ellerim pembe pembe oldu hep. Hemen asetonu aldım. Resmen banyo yaptım asetonla. Zor temizledim ellerimi sağı solu. O kadar asetonu dökünce bütün ev de asetonla yıkanmış gibi koktu. Bu kokudan yakalanırım diye çok korktum ama neyseki bir şey olmadı. Bir gün de pembe bir ruj sürdüm dudağıma. Çok güzel olmuştu. Ama onu da hemen yıkadım attım. Dudağımda biraz kalmıştır, anlarlar diye bir saat dudağımı peçeteyle sildim. Dudakta bırakın ruju, deri bile kalmadı. Hep soyuldu, kanadı. O yüzden bir daha makyaja bulaşmadım. Şu an 18 yaşındayım. Bu yazıyı sizlere yazarken evde yalnızım. Aylardır hiç giyinmemiştim ama bugün dayanamadım ve giyindim yine. Üzerimde ne var diye merak ediyorsanız siyah uzun bir etek var. Şu an hem çok mutlu hem de üzgünüm. Çok büyük günah işliyorum ama dayanamıyorum.


Crossdresser olmayanlar da sakın bunu merak etmeyin ve denemeye kalkmayın. Bizi kınamayın, bize yardımcı olun. Unutmayın; çevrenizdeki herkes, hatta kardeşiniz, ağabeyiniz bile bu durumda olabilir. Çünkü beni dışarıda herkes normal bir erkek gibi bilir. Bu yazdıklarımı en yakın arkadaşlarım okusa inanamazlar. Bu yüzden çevrenizdeki insanları yakından izleyin ve onlara bu konuda yardımı olun...





Bir Crossdresser'ın Zor Hayatı
Cevapla