Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Olay 30 TL, 15 dolar, 40 euro meselesi değil. Mesele, mevcut şartlarda pahalı olan bir şeyin, hayatını idame ettirmekte zorlanan bir kişinin bir numaralı gözdesi haline gelmesi durumu. Bir insana bunu yaptırtan duygu ne? Hangi dürtüler onun imkanlarının ötesinde olan bir şeye uzanmasını sağlıyor? Kişi kendi özgür iradesinin dışında mı hareket ediyor? Bir insan nasıl kendisi olur? Her şeyden önce bu yazıya saldıranlar en çok da bu yazının müdavimi olanlar olacaktır.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Aile ve sosyal statü faktörü!

Kişi fakir bir ailede veya ortalama bir ailede yetişmiştir. Çevresindeki insanların da benzer statülere sahip olduğunda, kişi bir noktadan sonra diğerlerinden, sürüden ayrı olma içgüdüsüyle bir fark edinimi istiyor. Kimisi bunu fitness ile, kimisi saçını boyatarak, kimisi vücudunda dövme kaplattırarak, kimisi ise kulaklarından diline kadar deldirerek yaptırır. Bunların hiçbirisini, Avrupa'nın kraliyet ailelerinde göremezsiniz. Çünkü böyle bir şeye ihtiyaçları yoktur. Sosyal statüdeki avamlığa taban olarak yaklaştıkça insan, kişisel olarak farklılaşma isteği de o kadar tavan yapacaktır.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Özgürlük sahaları!

Bu tarz kişilerin ortak bir yaşam sahası vardır. Ailelerinden gördüğü baskılar karşısında direnemeyen tip, özgürlüğü üniversitede bulur. Burada daha önceki yaşadığı günleri, saymaz. Burada adeta yeni bir kendisini yaratır. Evdeyken köylü olan kadın veya erkek, şehirde adeta şehirli gibi davranmaya başlar. İşin trajedisi de burada başlar. Özgürlüklerini yeniden burada kazanmak isteyen bu tipolojideki yürüyen bacaklar, bu noktada modernizmin izini takip ederler. Gördükleri modelin çorapları diz kapağına kadar çekmeleriyle başlarlar, ama düşünmezler ki onu farklı kılan bedeniydi. Kulaklarının kıkırdaklarını da deldirirler. Saçlarını boyatırlar, dövmeler, uzun botlar, çoraplar... her şeyiyle özgürlük sahasında kendisini inşaa edecek malzemeyi bulur. Özgürlük, onlar için budur.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Gece ulumaları!

Her şey gece başlar. Kişinin değiştiğini, artık kendisini, diğerlerinin de farklı görmesini sağlamak için kendisini teşhir etmelidir. Bu noktada gece mutlaka güneşten ayrılmak zorundadır. Fotoğraf çekerek başlar düelloya. Lakin masada belki biraz sigara, belki biraz bira olmalıdır. Zira aksi halde fotoğrafı kareleyen pikseller de kötürüm bir veba olabilir. Fotoğrafını paylaşır ve gelen beğenilerden tatmin olur. Storyler atar, hangisi atmalıyım diye sorar, aslında hangisini atacağını çoktan biliyordur fakat o hala köydeki avam ruhunu terk edemediği için tekrar sorma ihtiyacı çeker.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Neden bir kahveye 30 TL veriyorum?

Oh azizem mesele kahve içmek değil. Mesele sosyalleşmek ve mesele 'farklı olma istenci' burada aslında güç istenci var, fakat bu güç istenci, modernizmin ona dayattığı şeyleri içi acısa bile kabullenmesinden öteye gidemez. Denize sıfır belediye kafesinde bir kahve 10 TL iken, o şehrin ortasında bir kahveye 30 TL vermeyi tercih etmesinin tek sebebi, o kahvenin tadının berbat olduğunu bilmesine rağmen tercih etmesinin tek sebebi, kendisini defalarca kez ikinci kez ifşalamak. ''buradayım, çünkü siz oradasınız'' Modernizm senden kendi yarattığı şeylere uymanı bekler. Bu bir döngü halini aldığında ortaya koyunlar çıkar. Hepsi aynı renktedir çünkü hepsi aynı şeyi yapar, ÇOBANI takip eder.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!

Gerçek olan...

Gerçek olan şu ki, üniversite bittiğinde o çöplüğe geri dönüyor olmak. 'Eve dönüş' kulağa hiç bu kadar ağır gelmemişti ha? insanın kendisi olması demek, her şeyden önce toplumun ona dayattığı şeyleri aşmış olmasıyla başlar. Tesettürlüyüm ama açılmak istiyorum, hemcinslerimden hoşlanıyorum ancak vejeteryan pankartlarıyla gösteriye katılıyorum, veganım, vejeteryanım ama kürk mantolar giymeden duramam, ahlaklı bir insanım, ama bana karışamazsın.... hepsi çok tanıdık gelmiş olması lazım. Özgürlük, saçtaki renkte veya kıkırdaktaki küpede değil. Senin zihninde başlar. Zihnini değiştiremediğin sürece, kulağında deldirmediğin nokta, vücudunda kaplatmadığın dövme kalmayacak zaten. Gerçek olan? Gerçek olan bunu farkına vardığında torun sahibi olacak olman.

Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!
Benlikten Işıldayan Bir Gölge: Bir İnsanın Bir Kahveye 30 TL Verme Süreci!
Cevapla