Merak ettiğimiz konular her zaman değişiklik gösterse de hepimizin merak ettiği en büyük ve tek ortak şey muhtemelen kendi geleceğimizdir. Nasıl biriyle evleneceğiz, eğitim ve kariyer hayatımız nasıl olacak, gelecekte mutlu bir hayat mı bizi bekliyor yoksa mücadele etmemiz gereken problemler mi? Bunlar hepimizin merak ettiği ve bu merakı gidermek için kimilerinin kehanet yöntemlerine ve astrolojiye sığındığımız bir gerçek. İşin ilginç tarafı inansak da inanmasak da bunlar çoğunlukla tutarlı sonuç veriyor. Peki neden ve nasıl?

Kehanet kültürden kültüre farklılık göstermiştir. Milattan önce 700'lü yıllara kadar uzanan bir tarihi var. Romalılar ise kehanet için o kadar fazla yöntemler geliştirmişler ki kuşların uçuşuna, horozların ibiğine, ateşe, suya, cam küreye, kemiklere, kartlara, oklara, iğnelere hatta dışarı çıkıldığında rastlanan insanlara kadar çok fazla kehanet yöntemi kullanmışlardır. İlk önce en çok rağbet gören fal yöntemlerinden tarot falını ele alalım.
Tarot

Tarotun kökeni bilinmemektedir. Hatta bir inanışa göre engizisyondan kaçan cadıların gizli bilgilerini içerdiği de inanışlar arasında... Bir şeyin kökeninin bilinmiyor olması ona gizemli bir hava katar. İnsan beyni bilinmeyen şeyleri paranormallikle açıklamaya eğilimlidir. İskambil destesinin kökeni tarot olsa da ilk iskambil destesini tasarlayan kişinin sıradan biri olduğuna inanırsınız. Çünkü hangi ülkede ve ne zaman tasarlandığı bilinen bir şey. Ancak tarotu tasarlayan her kimse bunu bilmek mümkün değil. Dolayısıyla o kişiye de mistik bir anlam yüklemek bizim için kolay oluyor. O kişinin okültist olmadığına inanmak bile kimilerimizi zorlayabilir. Çünkü bilinemezliği varsayımla ortadan kaldırarak tatmin oluyoruz.
Tarot falı hep tutarlıdır. Neden?

Tarot falını çekici kılan şey şüphesiz ki her zaman tutarlı sonuçlar verir. En yaygın tarot kehanet yöntemi Kelt Açılımı'dır. Bu açılımda toplam 10 adet kart açılır. İlk 5 kart geçmişinizle ilgili bilgileri açığa çıkarır. Falcı da sizinle ilgili bilgi topladığını düşünür. Sonraki 5 kart ise sizin geleceğinizle ilgili yorumlamaları içerir. 10. yani son kartı açıp açmamak opsiyoneldir ve bir inanışa göre o kartın yorumunun kaçınılmaz olarak açığa çıkacağı inancı vardır.
Tarot desteniz varsa desteyi bırakıp yalnızca kitapçığı okuyun. Bir kartın düz ve ters anlamı vardır. Eğer kartı baş aşağı açmışsanız o kartın ters anlamına göre yorumlama yapmanız gerekir. İşin aslı kitapçıkta yazan yorumlara göre hangi kartı açarsanız açın (ters veya düz) herkeste ortak olan bir özelliği size özgüymüş gibi algılarsınız. Bir falda geçmişte büyük hatalar yaptığınızı ve ders çıkartmanız gerektiğini, yakın gelecekte de sıkıntılar yaşayacağınızı yorumluyorsanız (veya falcı tarafından yorumlanıyorsa) geçmişinizi didikler ve yaptığınız büyük bir hatayı beyniniz size sunar. Daha doğrusu siz kendinize sunarsınız. Beyin ne yazık ki paranormal olaylarla sahte açıklamalarla kendini tatmin etmekle kalmayıp buna inanmayı da ister. Yani bu durumda siz fala inanmaya eğilimli olursunuz. Geçmişinizdeki büyük bir hatayı sanki sadece siz yapmışsınız da diğer insanlar yapmıyormuş gibi inanır, fala olan inancınızı arttırırsınız. Büyük bir hata yapmasanız bile bir hatayı gözünüzde büyütmeniz olası...
Tarot falının çok iyi yorumlanması ve nokta atışları

Bazı falcılar yorumlamada o kadar başarılıdır ki resmen geçmişte sizinle birlikte yaşamışçasına falınızı yorumlar. Bir tarot kartının anlamına baktığınızda kartın bir anlamı olmaz. Bir kart sizin geçmişe fazla takılmış olduğunuzu söylerken aynı zamanda sizi fakirliğin beklediğini, yeni bir aşka yelken açacağınızı, sağlığınızın bozulacağını veya evleneceğinizi söyleyebilir. Yani bir kartın anlamları kategorize edilemez. Bir kart saf felaketleri veya saf güzelliği temsil etmiyor.
Örnek Kart: Yıkılan Kule

Bu kart negatif yorumlarıyla ünlü en bilinen tarot kartı olmasına rağmen sizin değişime açık olmanızı veya değişimi (yenilikleri) müjdeleyecek şekilde de yorumlanabiliyor. Yorumlama yelpazesi o kadar geniş ki resmen sakız gibi, yorumcu nereye çekerse oraya gelir, danışan (fal baktıran kişi) için de aynı şey geçerli olunca tarot falları tutarlı sonuçlar sunuyor.
Tarota çok sık bakılmaması gerektiği söylenir, yoksa kafanızı karıştırır veya yanlış kehanetlerde bulunur. Ne kadar sık bakarsanız bakın her zaman tutarlı sonuç verecektir. Peki istisna yok mu? Tabiki de var.
Tarot ne zaman tutarsız sonuçlar verir?

Tarot anormal bir hayat sürmeyen insanlarda her zaman tutarlı bir sonuç verir. Ölüm döşeğinde olan, felç yatan, uyuşturucudan çok ağır zarar görmekte olan veya hapse girmiş kişilere tarot bakarsanız tutarsız sonuçlar verecektir. Ömür boyu hapiste olan biri kariyer fırsatı yakalayamazken tarotta bu çıkabilir. Ama normal bir yaşam süren birisinde kariyer fırsatı kehanetinde bulunulursa bu kehanetin gerçekleşmemesi bu falı yine de yalancı çıkarmaz. Ya falcının açık bir kapısı vardır ya da kişi iş aramamıştır. Fal kendini her türlü temize çıkaracak bir psikolojik düzenek haline gelebilir.
Astroloji

Haftalık burç yorumları, burç uyumu ve kişiliğe bakarsak bunlar göklerle ilişkilendirilir. Aslında astroloji insanın doğasına en uygun görünen bir sözdebilimdir. Çünkü insanların ilk merak ettiği şey gökyüzü olmuş, gökyüzündeki yıldızlara ve göğe anlam yüklemişlerdir. Güneşe tapmışlar ve yıldızlarla kehanette bulunmaya çalışmışlar. Astroloji de bunun bir devamı niteliğinde olabilir.
Burç yorumları

Haftalık burç yorumları da tıpkı tarot gibidir. O kadar genellenebilir yorumlar olur ki bunları da sadece kendinize özgüymüş gibi algılarsınız. Burcunuz her ne ise onu kapatıp diğer yorumları okuyun. O yorumların da sizin için geçerli olabileceğini farkedeceksiniz. Eğer koç burcuysanız ve koç burcu için yapılan bir yorum başınıza gerçekten gelmişse bu astrolojiye olan inancınızı arttırabilirken ay veya güneş burcunuza yapılan yorum da astrolojiyi haklı çıkartacaktır. Sadece ihtimaller üzerine oynanan bir oyun...
Burç uyumu ve kişilik

Burcunuz doğum tarihinize göre belirlenir. Doğum tarihinizin kişiliğinizi oturtabilmiş olması ilk başta inandırıcı gelebilse de çocukluk evresi pek çok alt evreden oluşur. Bunu psikologlar daha iyi bilir. İkizler burcunun diğer burçlara nazaran kötü bir ünü olsa da doğduktan sonra mevsimsel geçişler sonucu oluşan etkiler de henüz oturmamış karakterde izler bırakabilir. Bu da karakterin burçlar tarafından etkilendiğini düşünebilir. Mesela yay burcu olarak özgürlüğümüze düşkün olduğumuz söylenir. Ancak benim gibi özgürlüğünüze düşkün değilseniz bu sefer ay veya güneş burcunuza daha yakın olduğunuz yorumlanabilir. Karşınızdaki kişi yengeçse, duygusal değilse bile onu duygusal olarak yorumlamaya eğiliminiz artar. Eğer kendisi de duygusallığa şartlanmışsa öyle gözükecektir.
Takım yıldızların bizi nasıl etkilediği konusu

Yay burçları Sagittarius (latincede okçu) takım yıldızından etkilenir. Ayrıca gezegenleri Jüpiter'dir ve ondan da etkilenir. Peki nasıl? Bunu mutlaka bir astroloğa sormuşsunuzdur veya çevrenizde soran biri vardır. Bir enerjiden bahsedilir. Kütle çekim kuvveti veya elektromanyetik kuvvetler söz konusudur. Dünya gezegeninin manyetik kuvvetine ve kütle çekimine maruz kalıp uzaya çıkan astronotların o mantığa göre bambaşka bir kişiliğe bürünmeleri gerekir. Dünya gezegeni uzay zamanı bükecek kadar yüksek bir kütle çekime sahip olmasına rağmen üstelik... Bilinmeyeni açıklamak için mistik yollarla açıklamaya çalışmak tatmin etsin veya etmesin, beynin ilk odaklanacağı nokta odur. Buna şöyle bir örnek verebiliriz:
Cam bir eşyaya dokunduğunuz zaman (çok yumuşak bir temastan bahsediyorum. Bir sivrisineği öldürmeyecek kadar yavaş temastan) o bardağın paramparça olduğuna ya şahit olmuşsunuzdur ya da duymuşsunuzdur. Bunu nazar gibi pek çok inanca bağlayan insanlar varken işin aslı aslında malzeme ile alakalı. Cam sıcak şekillendirilir ve soğumaya bırakılır. Soğumaya bırakılırken yüzeyinde yalnızca elektron mikroskobuyla görülebilecek kadar çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar değişen kuvvetlerin etkisi altında kaldıkça (bardağı sıkı tutmanız, suyu içtikten sonra bırakmanız veya masaya orta hızda koymanız gibi) bu çatlaklar bardağın iç kısımlarına doğru ilerler. Böyle oldukça bardağın mekanik kuvvetlere direnci azalır ve öyle bir gün gelir ki bardak, çatlaklarından dolayı en ufak temasta ona balyozla vurmuşçasına tepki verir. Halbuki işin içinde paranormal olan hiçbir şey yoktur.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer