"Bir Tabut Daha Gömülecek Yer Altına, Kaç Kişi Gidecek Habersiz Uzaklara" Dedirten Bir Hayata Direnmek!

Kader hiç mi gülmez bir insanın yüzüne ya da küçük bir tebessüm sonrası tanrı hiddetiyle her şeyi elinden alır? Ne işin vardır, ne gücün. Durum böyle olunca aşkta yoktur hayatında ya da vardır ama cesaret edemezsin. Ailen zengindir ama sen sevilmeyen biri olduğun için üç kuruşun lafı yapılır, iş bulamadığın için cebinde sigara paran bile kalmaz ve gizli gizli sigara çalarsın onlardan.

Mermiyi yatağa sürdüm ve bu benceyi yazmaya karar verdim.

Böyle düşmek ayıp değil, asıl ayıp düştükten sonra kalkamamak ve düştüm diye hataya düşmek, yanlış işler yapmaktır.

Bir hataya düştük, yanlış insanlara güvendik diye böyle cezalandırılmamalıyız. Hayat zaten kısayken 26 yıllık emeklerini çöpe atmak istemiyorum. Kafama sıkıp hızlı bir ölümle bu maddiyattan kaçmak istiyorum.

Ne zaman bir işe girsem, ne zaman her şey yoluna giriyor diyerek umut edip hayata tutunmaya kalksam ülkede bir kriz patlıyor ve bundan nasibimi alıyorum. Bir ileri, üç geri... Bir ileri, iki geri... Usandım arkadaş! Ben üniversiteyi boşuna mı okudum? Ben ne zaman iyi bir gelire sahip olup aileme olan 50.000 ₺'lık borcumu ödeyeceğim, ne zaman birikim yapacağım, ne zaman evlenebileceğim, ne zaman çocuk sahibi olabileceğim? Hiçbir zaman... Artık inancım kalmadı.

Kendi mesleğini yapamıyorsan başka bir iş yapacaksın.

Bu söz bana hayatın sert bir yumruğu gibi geliyor. Yani neden şu durumun içinden çıkabilecekken bir köle gibi sadece karın tokluğuna çalışayım? Borçlarımı bile ufak ufak ödemeye imkan vermeyecek bir maaştan bahsediyorum. Hadi her şeyi geçtim. Ya çoluğum çocuğum olsaydı? Böyle bir anda işsiz kalan çoluk çocuk sahipleri ne yapıyor? Çocuğunun canı bir meyve istiyor ve alamıyor diye intihar etmek istiyor. Manavın önünden geçerken çocuğun canı çeker diye çocuğunun gözlerini kapatan bir baba haberi görmüştüm. Belki sizde hatırlarsınız...

Nasıl, iyi mi böyle? Hayattan koptuk ve umutlarımız tükendi.

Yaşayabilmek için neden aramaya başladığımız zaman hayata karşı son tutunuş çabalarımızı gösteriyoruz. Başaramayacağımızın farkındayız ama yine de "ya tutarsa, ya olursa bu sefer" diyoruz. Hiç böylesine kendimi tükenmiş, dışlanmış, sevgisiz, yalnız, güçsüz ve özgüvensiz hissetmemiştim. En az 3 milyonluk mal varlığı olan bir aile bireyinin maddi sıkıntılardan dolayı çöküşünü izliyorsunuz. İyi seyirler.

Bağış, hibe, iş ve benzeri tekliflerde bulunmayın. Kabul etmiyorum. Beni ailem yalnız bırakmış, sizin mi umrunuzda olacağım?

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

"Bir Tabut Daha Gömülecek Yer Altına, Kaç Kişi Gidecek Habersiz Uzaklara" Dedirten Bir Hayata Direnmek!
Cevapla