
"Bir şeyin ticaretini yapan, onu satar. Sattığı ise artık kendisinin değildir. Dolayısıyla din ticareti yapanın dini yoktur." El Kindi.
Biz; zamanın insanları kaç kitap okuruz, kaç kitap yazabiliriz?
Vaktin de bir zaat Tam 270 kitap yazmış, hemde yazıcısız, klavyesiz, daktilosuz, matbasız 20 dalda 277 kitap.
Birkere, sadace bu yönüyle bile hayranlık uyandıran ilk müslüman filozof. Meşşaîliğin kurucusu. İzafiyet teorisinden ilk bahseden kişi. Hava tahmini çalışmaları yapmış, optikler üzerinde çalışmış, o devirdeki bütün ilaçların doz hesabı yapmış, geometri aletlerini bulmuş, Astronomi: 16, Aritmetik: 11, Geometri: 32, Tıp: 22, Fizik: 12, Felsefe: 22, Mantık: 9, Psikoloji: 5, Müzik: 7,kitap yazmış hatta bu kitapların 17'si Latince'ye, 4'ü ibranice'ye çeveilmiş, gezegenlerin dönüşü, kainatın yuvarlaklığı vb vb vb, say say bitmez bir insandan bahsedicem.
Kindî ya da tam adıyla Ebu Yusuf Yakub bin İshak el-Sebbah el-Kindî. Batılıların da Alkindus diye bildiği bu mubarek, Kufe'de 801 li yıllarda doğar, Basɾa'da 869, 873, 879 yıllarında(tam kesin değil) vefat eder.
Babası Kufe'de vali. Çocuğunu ilk o eğitir. "Ben gocaaa vali, bu veletlemi uğraşayım ya seydi" dememiş. Almıl oğlunu başlamış derse . Bakmış ki, çocukta kafa bin beşyüz, ne bulduysa öğretmiş, çocukta ne aldıysa bellemiş, yetmişmi, nerdeeeğ, Yunan'ca ve bir çok dili kapmış. Yunan felsefesi ne dalmış, tercümeler yapmış, lakin kafa zehir, kendisi de katkılar yapmış.
"Kanaatkar olan köle hür, tamahkar olan hür ise köledir." El Kindi
Yunan'ın kuru nazariyeciliğini reddedmiş, düşünce sistemini matematiksel bir temele oturttmuş. Yeni fikirler üretmiş. Onuncu Abbasi halifesi Mütevekkil tarafından, "sen bu işi iyi yaparsın, artık hattatsıığın" diyerk, hattat yapnış. Zaman geçer hoca olur, Ebu Ma’şer Ca’fer bin Muhammed Belhi, Hasneveyh, Naftuye gibi bilim adamlarını yetiştirir.
"Öfkeye teslim olana, Huzur isyan eder." El Kindi

Tarihçi İbnünnedim Fihrist (Кatalog) adlı kitabında bahseder.

Bir de Rönesans dönemi İtalyan araştırmacı Gerolamo Cardano: "baba büyük adam akedeş, bu adam var ya bu adam, Orta çağın en büyük on iki akıl bilimcisin den biridir, ahanda buraya yazeyyom." Der.
El Kindi der ki: "Allah mutlak Biɾ'diɾ. Mutlak vaɾlık olması nedeniyle, Mutlak Biɾ'in şekli, niteliği, niceliği, maddesi yoktuɾ ve O göɾeli biɾ vaɾlık değildiɾ."
Bu anlatımı İbn Tufeyn'de de farklı bir tarz da gördüm.
Batlamyus diye bir ilim adamı var. Demiş ki "Dünya vağ ya bu Dünyaağ, denişik sistemlerin merkezi. Ay'da, Merkür'de, Mars'da, Venüs'de, Güneş'de, Jüpiter'in de, hepsücüğü de bu yörüngede dönüp duruğu" der. Kindî'de "vallahamı" demez, düşünür, taşınır, derki; "Rasyonel varlıklar bir yörünge içerisinde döner, dönüşü ise Allah'a itaati ve ona boyun eğmesi şeklinde olur."
Birde fizik alanında "Bütün varlıkların fiziki olayları izafidir, zaman, mekan ve hareket birbirlerinden bağımsız değildir, hepsi birbirine bağlı izafi olaylardır. Cisim zamanla, zaman cisimle, mekan hareketle, hareket de mekanla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağlantılıdır ve müstakil değildir, hiç birinin birbirine karşı bir önceliğde yoktur arkadaş" demiş, demiş ama bu kadar düşünene arkadaş nerde..?
"Kaybedilmeye elverişli bütün dileklerde musibet, geçici olan her şeyde acı ve keder, her güvenliğin sonunda bir korku vardır." Kindi
Akla büyük biɾ yeɾ veɾen Meşşaîlik felsefesini başlatan kişi olan El Kindi; "Akılcılık, asla din ile çatışmaz, aksine uyumludur demiş. Din ile akıl çtlıştığı yerlerde dini tercih ettmiş. Buna gerekçe olarak da,
"hikmetini akıl anlamasa bile ilahi kaynaklı olan din her zaman doğru olduğunu, aklın, insan kaynaklı olduğundan yanılmaya ve hata yapmaya her zaman müsait olduğunu belirtmiş.
Bilgi teorisinde Aristocu fikre yakın olan Kindi; hislerin ancak cüz’i ve maddi suretler idrak edebileceğini; aklın ise makul alemi kavrayarak külli suretleri anlayabileceğini savunmuş, ruhu ve nefsi, cismi olmayan bir cevher olarak tarif etmiş.
Düşünmenin cezasının olduğu bir Dünya'da, elbette ki,bu düşünceler de cezasız kalmamış. "Sen ne diyon ya kindi, ben anlamıyom, sana çok pis kinleniyom, haberin ola" diyemiyenlerin sinsilikleri de, az buz can yakmıyormuş o devirde. Bir cevap gerekmiş, anlamayıp düşman olanlara
"Felsefeye karşı olanların mantığına göre kendilerinin de felsefe yapmaları gerekir. Şöyle ki: Onlar felsefe yapmanın ya gerekli ya da gereksiz olduğunu söyleyeceklerdir. Eğer gereklidir derlerse bu gereği yerine getirmeleri icap eder. Gereksiz olduğunu söylerlerse, bunun sebebini ortaya koyup ispat etmeleri gerekir. Oysa sebep gösterme ve ispat etme, varlığın hakikatini bilmenin yani felsefenin alanına girer. Bu durumda kendi mantıklarına göre onların da felsefe yapmaları zorunluluktur."
Tadın da, az anlaşılır, çok sokuşuk bir laf eder. Tabi bu da birilerini ifrit eder. Verirler gazı halifeye sonun da, halife Mütevekkil'e
"Ya emirül mü minin bunu. Mutezile mezhebi mensupları destekliyor, bunun gidişi gidiş değel, size bir hinlik yapabir" diyerek, saraydan ve Beyt’ül Hikme’den uzaklaştırılmış ve kitaplarına da el konulmuş. Böylesine büyük bir külliyatınmelinden alınması, bir babanın çocuklarının elinden alınması gibi birşey olmalı, şükür ki, sonrasın da iade edilmiş.
Ölüm bu, dediği gibi, her madde sonludur. Malesef eserlerinin çoğu, moğol istilasın da yakılmış. Yinede kalan eserleriyle, ölümünden sonra bile ilham olmuş, bir çok alime .
Sürçü klavye eylediysek, affola.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar