Bir erkek nasıl olmalı? Klasik bir soru, evet katılıyorum. Ama popülerliği her daim zirvede. Zaman zaman bu soruyu duyarız bir yerlerde. Bu bazen bir anket olur, bazen bir diyalog, bazen bir reklam. Her defasında da belli bir kalıplara sığdırılır, hayallerdeki prensler. Peki ya gerçekten bir erkek nasıl olmalı ve biz kızlar tam olarak ne istiyoruz?
Bir baba olmalı, her şeyden önce.

Nasıl ki bir erkek sevdiği kızda annesinin şefkatini ve ilgisini arıyor ve annesine benzediği için O'na aşık oluyorsa aynı şekilde bir kız da, sevdiği erkekte her şeyden önce babasını arar. Onun çınar gibi duruşunu, sahiplenici ve korumacı tavrını, sevgisini... Babası gibi sevsin, onun gibi hissettirsin sevgisini ister. Bazı kızlar ise, en acısı budur. Babasından görmediği ilgiyi ve şefkati arar. Kapanmayan yarasıdır onun için babası. İyileştirmelisin onu, babasının incittiği yerden. Ve beyler, kimle ne yaşarsanız yaşayın lütfen iyi bir baba olun. Çünkü baba, ya şanstır ya yara.
Empati kurmalı, olaylara sadece kendi penceresinden bakmamalı.

Hayat hep güllük gülistanlık olmayacaktır. Elbette mutluluklar olduğu kadar üzüntüler de olacaktır. Kahkahalar olduğu kadar kavgalar da olacaktır. Ama ne olursa olsun, olaylara tek taraflı bakmayın. Bir anlık öfkeyle, kalp kırmayın. Biraz klasik ama biz kızlar çoğu şeyi unutmayız. Hele ki bunu sevdiğimiz birinden duyuyorsak, kelimesi kelimesine hatırlarız.
Erkekler ağlamaz diye bir kaide yoktur.

Nedendir bilinmez ancak toplumda en çok garipsenen ve alay konusu olan bir konu da budur. Halbuki hiçbir doğruluk payı yoktur, olamaz da. Kızlar daha duygusaldır diye bir kural da yoktur aynı zamanda. Hiçbirimiz robot değiliz, hepimiz insanız. Tamam, belki erkeklere göre duygularımızı dışa vurmada daha profesyoneliz ama bu demek değil ki ağlamayan insan duygusal değildir diye. Demek istediğim, sevdiğiniz insanların yanında ağlamaktan çekinmeyin, utanmayın. Bu güçsüz olduğunu göstermez aksine içinizde biriktirip harap olacağınıza tıpkı mutlulukları paylaştığınız gibi üzüntünüzü de paylaşmaktır sevdiğiniz insanla.
Güzel bakmalı.

Aşk başlamadan güzel, kalplerde heyecan, bakışlarda korku olduğu zaman güzel... Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, başkaları görmesin diye çabalayış, gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman... Aşk başlamadan güzel... der Ümit Yaşar Oğuzcan. (Gözler illa mavi olmak zorunda değil :D )
Yeri geldiği zaman tüm kalıpların dışına çıkmalı. Çılgın olmalı.

Bir an bile olsa bütün her şeyi unutup anı yaşamalı, yaşatmalı. Kim ne derse desin umurunda olmamalı. Klasik Türk erkeklerinin aksine yeri geldiğinde ufak çılgınlıklarla kahkaha attırmalı. Çok olmasa gerek, ha? 💃
Dokunmaya kıyamamalı.

İnsan sevdiğine dokunmak ister, sarılmak ister. Doğrudur, olmalı da. Ancak burada asıl kastetmek istediğim, sevgiyi bedende değil kalpte aramaktır ki bunu başarabiliyorsan zaten aşıksındır.
E birazcık da romantik olmalı. Bunun için özel günleri beklememeli.

"Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir. Bazen küçük bir an için ömür bile verilir." Çiçekmiş, çikolataymış, peluş ayıymış bunların hepsi bahane. Kalpten gelen tek bir sözcük yeter sevene.
En önemlisi ise çok değil, hep sevmeli.

Boy, kilo, yaş vs. bunların hiçbiri mühim değil esasında. Sen yeter ki hep sev Leyla'yı. O senin için gerekirse Mecnun bile olur, unutma.

Bunlar da benim nacizane düşüncelerimdi. Hep sevmeniz ve sevilmeniz dileğiyle...Çok mutlu olun inşallah! 🍃
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar