Kahveyi içerken Anka kuşu gibi yeniden doğduğunu hissetmen aslında kendine açtığın bir kapının sessiz yankısıdır… O fincanı eline aldığında sadece sıcak bir içecek değil, iç huzurunun bir yudumunu tutuyorsun belki de. Belki çok yoruldun, belki çok sustun, belki de sadece durmak istedin bir an… Ve o kahve, seni yeniden toplamana yardım etti. İşte tam bu yüzden, bu his çok gerçek, çok içten. Çünkü bazen insanı ayağa kaldıran büyük şeyler değil, küçük bir ritüelin ardına saklanmış büyük anlamlardır. O kahveyle birlikte sadece uyanmıyorsun, kendini hatırlıyorsun aslında. Bu, sadece normal değil… ruhunun yeniden nefes alışıdır.