Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

Bazı durumlar vardır ki anlaşılması zordur. Bazı durumlar vardır ki anlaşılması için yer değiştirilmesi gerekir. İnsan bu durumlar için sayfalar üzerinde ne kadar mürekkep bitirse de gerektiği gibi anlaşılmaz. Bunlardan biri de şüphesiz ki kadına hak ettiği değerin verilmeyişidir. Bana bu yazıyı yazdıran kadınlara kadın olduğunu hissettirecek değerin verilmeyişi değildir, insan olduğu için hak ettiği değerin verilmeyişidir.

İnsan büyüdükçe öğrenir; lakin büyüdükçe de yabanileşir.

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

Sokakta, kırda, ovada oynadığımız o güzel neşeli günleri hatırlayalım. Kısacası bir kadına insanca muamelenin yapıldığı döneme. En iyi ve en temiz arkadaşlığın olduğu döneme. Düşünce kanayan diz kapağına üflediğimiz, küstükten birkaç dakika sonra sarılıp barıştığımız döneme. Bir kız çocuğu ağladığında ona sarılıp teselli ederlerdi. Ağlamasına sebep olan sorunu gidermeye çalışırlardı. Aslında bu çok kolaydı. En fazla ne isteyebilirdi ki ? Gözlerinden akan yaş en fazla ne kadar acıyı barındırıyor olabilirdi ki? Dertleri küçük, tıpkı istekleri gibi...

Derken çocuk büyümeye başladı. Bilmiyordu garibim şimdi gözlerinden akan yaşlarından şikayetçi olduğu durumu ileri ki yaşlarında çok arayacağını. Baktılar kadına ve ''Bu kadınlarda her türlü hüner var, neden faydalanmayalım ki?'' dediler.

Kadın, evrensel olmayan erdemlerin bir parçası.

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

Kadın haklarına tarihin aynasından baktığımızda toplumun her döneminde ve her yerinde aynı muameleyi görmediklerini görürüz. Çocuk yaşta diri diri gömülmekten köle pazarında bir mal gibi satışa çıkarılmalarına kadar. ''Cadı'' oldukları bahanesiyle binlerce kadını katletmeye kadar.

Bu durum yıllarca süregeldi. Tabii tarih sahnesinde bunlara itiraz eden yürekliler de oldu. Kız çocuğunun olduğunu öğrenince utancından toplumun içine çıkamayan topluluğun içerisinden kız çocuğunu omuzlarına alıp şehir sokaklarında gezdirenler oldu. ''Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.'' diyenler oldu. Zaman geçtikçe bu durum iyileşmeye başlasa da hala tam olarak kadın haklarına gereken önemin gösterilmemesi sebebiyle ''feminizm'' ve ''emekçi kadınlar günü'' gibi kadın haklarını savunan ideoloji ve özel günler ortaya çıktı. Amaç bir nebze de olsa kadınların da insan olduğunu hatırlatmak ve en az bir erkek kadar haklara ve özgürlüğe sahip olduklarını topluma aşılamak idi.

Sadece bugün değil, her gün ''kadınlar günü'' olmalı.

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

En çok bugün kadın haklarının ve özgürlüğünün ağızlardan düşmemesi sanki kadın haklarının geçmişten bu yana bu özel günde çiğnendiğini gösteriyor. Kadınlar gününün amacı; geçmişten bu yana ezilen kadınları kaldırmak ve en az erkekler kadar özgür ve eşit olduklarını savunmaktır. Ki bugün kimse ''Kadınlar erkeklerden daha üstün.'' propagandası yapmıyor. Hakkı verilmeyen kadınların hakkı savunuluyor. Özgürlükleri savunuluyor. Onların da birer insan oldukları gerçeği savunuluyor. Yoksa sadece bugün eşit olmuyoruz, yılın her günü, her saati... Önemli olan bu bilinci uyandırmak. Bu sebeple sadece bugünün kadınlara özel olduğu düşünülmemeli. Aksi taktirde yılın 364 gün 6 saati erkeklere özelmiş hissiyatını uyandırıyor.

Bir kadını anlamak istiyorsanız annenizi onun yerine koyun.

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

Şüphesiz ki bir insanın hayatta en değerli varlığı annesidir. Doğuran, emziren, büyüten ve yetiştiren annedir ve insanlar annelerinin gözyaşlarına dayanamaz. Bir insan annesinin tecavüze uğramasını istemez. Bir insan annesinin gözlerle taciz edilmesini istemez. Bir insan annesinin haksızlığa ve zulme uğramasını istemez. Bir insan annesinin mal gibi alınıp satılmasını istemez. Bir insan annesinin keyfi üzerine kullanılmasını istemez. Senin annen de kadın; o zulme uğrattığın, paçavra gibi gördüğün, keyfi çıkarlarına kullanmak istediğin, alınıp satılan mal gibi değer verdiğin insanın da bir kadın olduğunu unutma!

Güçlü bir kadının 8 Mart'a ihtiyacı yoktur.

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!

Kadın haklarının ve özgürlüğünün sadece 8 Mart'ta yankılanması güçlü kadınları rahatsız eder. Ki bu her kadını rahatsız etmeli. Kadına verilen değer 8 Mart hatırına verilmemeli. Kadına verilecek değer insan olduğu için verilmeli. Bastığımız bu toprakları alanların ve hayatımızı kolaylaştıran buluşları icat eden insanları yetiştirip büyütenlerin de kadın olduklarını unutmayın. Her başarının arkasında muazzam bir bedel vardır; lütfen o bedeli de kadını ötekileştirerek ödemeyin!

Bundan sonra hiçbir kadının şiddete ve tecavüze maruz kalmamasını ve her şeyden önemlisi onların da özgür olduklarını bir gün de olsa hatırlatan kadınlar gününün her günümüz olması dileğiyle, esen kalın.

#KadınOlmak

Kadınların da İnsan ve Özgür Olduklarını Anlamamız İçin 8 Mart'a Değil, Vicdana İhtiyacımız Var!
Cevapla