Endülüs Sarayında Bir Bilim Kadını: Kurtubalı Lübna

Geçmişimizde, tarih gemisinin rotasını değiştiren pek çok kadın vardır şüphesiz. Kimisi Sebe Melikesi Belkıs gibi hükümdarlık yapmış, kimisi Hürrem Sultan gibi hükümdar yönetmiş, kimisi muhteşem Kleopatra gibi hem yönetici, hem savaşçı hem de kadınlığıyla bütün dünyayı kendine hayran bırakmış. Kadınların önemsendiği ve her alanda kendini geliştirebildiği bir zamana gidiyoruz şimdi de.

Endülüs Sarayında açan bir çiçek, Kurtubalı Lübna...
Endülüs Sarayında Bir Bilim Kadını: Kurtubalı Lübna

Endülüs Emevi Devleti zamanında Endülüs Sarayında yetişen bir kadın olan Lübna hakkında ne yazık ki çok detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Bunun sebebi, içinde bulunduğu toplumun kadınları önemseyip hak ettikleri değeri vermesine rağmen, kendisinden sonra insanların arasında yerleşen ataerkil zihniyetin tarih kitaplarının satır aralarında bir kadın ismi görmeye tahammül edemeyişinden şüphesiz. Buna rağmen bize kadar ulaşan ve bu nadide kadınla övünç duymamıza yetecek kadar bilgiye sahibiz.

Endülüs Emevi hükümdarı Sultan 3. Abdurrahman zamanında saraya gelen Lübna'nın ismiyle ilgili değişik söylemler var, Lebbana diyen olduğu gibi Libna ismi de kayıtlarda geçiyor. Saraya gelişiyle alakalı ise iki rivayet mevcut, birisi saraya esir olarak gelip, zekası ve çalışkanlığıyla ön plana çıkarak yetiştirildiği, diğeri ise ailesi tarafından dönemin en ünlü ve aydın eğitimcilerinin bulunduğu Emevi Sarayı'na yetişmesi için getirildiği şeklinde. Her halükarda Lübna, Emevi Sarayında kaliteli bir eğitimden geçen Müslüman bir kadın olarak tarih sahnesindeki yerini almış bulunmakta.
Kısa sürede Matematik ve Astronomi alanında dönemindeki bütün ilimleri okumuş, çeşitli dillerdeki önemli eserleri çevirerek Kurtuba Kraliyet Halk Kütüphanesine kazandırmıştır.Kendini ilime ve bilime adayan Kurtubalı Lübna, Endülüs sokaklarında gezerken çocuklara çarpım tablosu, cebir gibi kuralları öğretir ve bu şekilde matematiği insanlara sevdirmeye çalışırdı.

Kütüphane müdiresi bir kadın
Endülüs Sarayında Bir Bilim Kadını: Kurtubalı Lübna

Çok sayıda yabancı dil bilmesi, kısa sürede Sultan 3. Abdurrahmanın dikkatini çekmesine, ardından sultanın danışmanı ve mütercimi olmasına yaramış, bu şekilde uzun yıllar hizmet etmiştir. Ayrıca edebi yönünün kuvvetli oluşu ve pek çok şiirinin bulunması da bize sadece matematikle uğraşmadığının bir göstergesidir. Ayrıca dünyanın önemli bilim ve ilim merkezleri olan Kahire, Bağdat gibi beldeleri gezerek kütüphanesi için materyal toplamış ve kütüphanedeki kitap sayısını 500.000lere çıkarmıştır. Kütüphanede okumadığı kitap kalmamış, bütün kitaplar hakkında detaylı bilgi sahibi olmuş ve çok sayıda önemli matematikçinin yetişmesine katkıda bulunmuştur. Lübna, başarıları sonucu Kurtuba Halk Kütüphanesinin başına getirilmiştir. Müslüman bir ülke, Müslüman bir yönetici ve Müslüman bir kadın bu kadar önemli görevlerde, şimdiki "Müslüman kadını önemsiz gören ve evlere tıkılmasını gerekli kılan" zihniyetle ne kadar utanç duysak az...

Bilime adanan bir hayat

Endülüs Sarayında Bir Bilim Kadını: Kurtubalı Lübna

Yaşadığı dönemde hak ettiği saygınlığı ve önemi görmüş olmasına rağmen, kendisinden sonrakilerin tarih sahnesinde başarılı bir kadın görmeye olan tahammülsüzlüğü, Müslüman bir kadının belli bir yere gelmesini çekemeyişi veya başka sebeplerden dolayı çoğu bilim tarihçisi tarafından yok sayılmış. Aynı dönemlerde yaşayıp, bilimden bahsettiği için hayatından olan Hypetia gibi kadınların önemi daha sonraları anlaşılırken, böylesi bir cevher hakkında bilgimizin satır aralarından ibaret olması ne kadar da utanç vericidir...

Kadınlara hak ettikleri itibarın iade edilecekleri bir toplum umuduyla...

#kadınolmak

Endülüs Sarayında Bir Bilim Kadını: Kurtubalı Lübna
Cevapla