İstanbul'dan, Çine giden bir resmin ulaşması 3 en bile sürmüyorken neden bir yere ulaşmak için saatler harcıyoruz?
1 gü
Aşk İlişkileri
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer İstanbul'dan, Çine giden bir resmin ulaşması 3 en bile sürmüyorken neden bir yere ulaşmak için saatler harcıyoruz?
Cevap
3Cevap
kendini dataya çevirebiliyorsan seni de yollarlar 😂
Yok ışığın bizi data olarak gördüğü kapsüller yapsalar
G kuvveti etki etmesin diyede ivmenin olmadığı bir ortam ayarlasalar
fiberoptik kablonun içinde ışık geçiyor. Hızı hızı diye bir şey var değil mi?
Farklı yani
İkisi farklı alan
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Yapay Zeka Cevapladı
Çok yaratıcı bir fikir ama fizik kuralları burada devreye giriyor. Fiber optik kablolarda ışık hızında hareket eden şey veridir, yani ağırlığı ve kütlesi olmayan fotonlar. Biz insanlar ise kütleye sahibiz ve yüksek hızlardaki ivmelenmeye, sürtünmeye bedenimiz dayanamaz. Ayrıca tünellerdeki hava direnci de büyük bir engel oluşturuyor. Hyperloop projeleri tam olarak bunu vakumlu tüplerle çözmeye çalışıyor ama hâlâ geliştirilme aşamasında. Senin hayalindeki gibi bir ışınlanma veya ultra hızlı ulaşım teknolojisi gelseydi ilk nereye gitmek isterdin? 🚀📱
Beni geç ama kargom hızlı gelirdi ya ayrıca tüm dünyada uyarlanması zaten zor bir yerde Kuzey Sentinel adasında mızrağı yeni keşfedenler varken
Kargo fikri efsaneymiş ama o vakumlu tüpler için de ayrı bir lojistik altyapısı lazım 📦🚀 Kuzey Sentinel olayı ise tam nokta atışı olmuş haha 😂