İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Aslında şaşırtıcı olarak tarihteki ilk robot fikri 12. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Ancak tabii ki bundan öncesinde insanların kullandığı teknolojilerin ne kadar gelişmiş olduğu konusunda kesin olarak söylenebilecek bir şey yok. Çünkü tarihe baktığınızda pek çok olayı açıklayamaz duruma geliyoruz. Buna en büyük örnek piramitler olur sanırım. Neyse biz konumuza dönelim.

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Robotlar hakkında yazılan ilk kitaplar El-Cezeri'ye aittir.

El-Cezeri Türkiye'de pek tanınmasa bile Türk topraklarında doğmuştur. Artuklu Beyliği'nin (Oğuz Türkmen Beyliği) himayesinde olan günümüzdeki Cizre'de El-Cezire düşünceleri ile hükümdarın takdirini toplar ve bu kitabı yazması için görevlendirilir. 25 yıl boyunca hem bu kitabı yazar hem araştırmalarına devam eder hem de bu icatları hayata geçirir. Bu kitap Türk kütüphanelerinde durur ancak kimse bunları uygulamaya sokmak için çaba harcamaz ya da geliştirmek için düşünmez. Muhtemelen o dönemlerde bunlar çağ dışı ve delilik olarak nitelendirilmişlerdir.

El-Cezeri'nin icatlarından birkaçı;

Fil saati

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Saatin üzerinde kullanılan her bir hayvanın bir anlamı bulunmaktaydı. Fil kraliyet ve soyluluğu, Zümrüd-ü Anka yeniden doğuşu ve hayatı, ejder güç ve yenilmezliği simgeliyordu. Saatin üzerinde bulunan kişinin ise Selahattin Eyyübi olduğuna dair söylemler bulunmakta. Bu saat temelde su ile çalışıyor ve günde iki kez kurulması gerekiyor. Bu robotların ayrıca bahçede gezdiği yani hareketli olduğu da söylenmektedir.

Saz çalan robot

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Yine su ile çalışan bu icatta ise gölde yüzen bu robotların çıkardıkları sesler saz sesini andırıyormuş. Bu icatta insanların eğlenmesi amacıyla yapılmış.

İçki servis eden robot

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Bu robotların ise sarayda hizmet ettiği ve üst haznesinde içki olduğu sürece her 7,5 dakika da bir içki doldurduğu söyleniyor. Elbetteki daha detaylı çizimleri mevcuttur ancak yayınlanan kısımları bu kadar.

Otomatik çalışan su makinesi ve pompa otomatı

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Bu icat ile sarayda kış günlerde ısıtma sağlanıyordu. Aynı bugünki kullandığımız kalorifer sistemleri gibi yani. Yalnızca bakır borular kullanıyormuş o zamanlar. Ayrıca sarayın içindeki her fıskiyeye su ulaştırılıyor. Ve sürekli sıcak suyun olması sağlanıyormuş. Yani saraydaki insanların sürekli sıcak suyu varmış.

Abdest otomatı

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar

Bu yalnızca hükümdar için yapılmış bir icat. Abdest almak için yapılmış. Önde bulunan tavus kuşunun kafasına dokunulduğunda yani aşağı bastırıldığında mevsime göre sıcak ya da soğuk su akması sağlanıyormuş. Yani kışın sıcak su ile abdest alıyor yazın soğuk su ile böylece.

Bunlar haricinde pek çok buluşu daha vardır. Özellikle kilitler konusunda ünlenmiştir. Sarayda bulunan hazineler 24 şifre ile kilitlenmişti ve onları kilitleyenden başka kimsenin açma şansı olmuyordu böylece.

Bu teknolojiye ne oldu?

Zamanının çok ötesinde olan bu teknoloji enerji kaynağı, su ve buhar gücü gibi bir çok konuyu ele alarak ondan bir çok konuda faydalanmıştı. Bu buharlı makinelerin temelini oluşturmaktaydı zaten. El-Cezeri'den en çok etkilenen bilindik isim ise Leonardo da Vinci'dir. Da Vinci'nin adı tüm dünya da bilinirken Cezeri'nin adı pek bilinmemektedir. Daha doğrusu bizim ülkemizde bilinmemektedir. Yani bir bakıma Tesla durumu gibi.

Bu kitabın bir örneği Topkapı Sarayı'na kadar gelmiştir. Sultan Abdülhamit zamanında bu teknolojiden yararlanılmış ve namaz kılan bir robot yapılmıştır. Bu robotu ise Japon İmparatoruna hediye eder. Yine aynı dönemlerde bu kitabın 66 sayfası Marten adlı bir elçi vekili tarafından -muhtemelen ajan- çalınmıştır. Bugün bu çalınan parçalar Paris Müzesi'nde sergilenmektedir. 1969 yılında Amerika ve Avrupa'da bazı kişiler bulunan nüshaları kendi dilini tercüme ettirerek bu fikirleri geliştirmeye çalışmışlardır. Bu fikirlerin bu kadar dikkat çekmesinin en büyük nedeni sonsuz bir vadede kendini tekrar etmesi ve su ile çalışması.

Bugün hala daha devam eden robot yarışında biz her ne kadar geride kalmış olsak da sanırım hala daha elimizdeki bilgilere sahip çıkamıyoruz. Yalnızca üretileni tüketen bir millet olduk.

İnsanlığın Hayallerinin Geçmişten Günümüze Hiç Değişmediğinin Kanıtı Olan; Tarihteki İlk Robotlar
Cevapla