Her ne kadar kabul etmekte zorlansak da, 'Yaa ne çabuk bu noktaya geldik. Ne zaman teknoloji bu kadar ileriye gitti.' diye hayıflana duralım, hayatın ve dünyanın bu yeni düzenine bir şekilde alıştık. Youtube başta olmak üzere birçok sosyal mecra hayatımızın bir parçası oldu. Hayatımızın parçası olmakla beraber içinden çıkmak isteyip çıkamadığımız bir bataklığa dönüştü adeta. Bugün KizlarSoruyor'da sizinle buluşturmaktan büyük mutluluk duyduğum kişi ise işte bu içinden çıkmak isteyip çıkamadığımız (mecazen) bir bataklığın en nadide çiçeği. Başlıkta da belirttiğim gibi o, internet aleminin parlayan yıldızı. 'Demek ki böyle de olabiliyormuş.' dedirten sıra dışı bir Youtuber. Hem de Türkiye'nin en başarılı Youtuberı. Kendi deyimiyle o bir 'Hikaye anlatıcısı'.
Barış Özcan

Kendisini Storyteller - Hikaye anlatıcısı olarak adlandırıyor. 'Hikaye anlatıcısı'. Ne kadar güzel bir benzetme öyle değil mi. Ve ne muazzam bir kendini anlatış şekli. İçinde bulunduğu ve kendisini Türkiye'nin en iyi Youtuberı olarak insanlara lanse eden bir sosyal mecra ve video içerikleriyle kimyası uymayacak kadar naif bir benzetme.Ses tonu, hitabeti, anlatım şekli ve video içeriklerinin gerek konuları, gerek kalitesi, gerekse verdiği emek ile elde ettiği karşılıksız sevginin yanı sıra, saygıyı da çoktan hak ediyor Barış Özcan.

Bundan tam 13 yıl önce 7 Ocak'ta ilk kez Youtube üyeliği aldı ve ilk yüklediği videolarda belgesel tadında bloglarıyla sadece sesini duyurdu. Youtube a yeni giren biri genelde acemidir. Ya da öyle olduğu düşünülür. Ama Barış Özcan daha en başından beri çekim teknikleri ve montajlarıyla tam bir profesyonel olarak girdi. Ki zaten Adop eski çalışanı olduğu için bu tekniklerde ve montajda iyi olması gayet doğal. Yıllarca Adop un kurgu programıyla çalışmış.
Türk Youtuberlar arasında belki de en az sevmeyeni olan, sadece bilgi vererek de Youtube'ta var olunabileceğini kanıtlayarak varlığını fark ettiren en nadide insan olan Barış Özcan 23 Temmuz 1974 doğumlu. Aslan burcunun tüm ışığını ve farklılığını taşımakta. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Evli ve 1 çocuk babası. Yani o aslında bir avukat.

İnsanları bilgilendirmeyi seviyor. Hem de öyle hiç bulunamayan, ulaşması zor bilgileri değil, aslında hepimizin bir yerlerde okuduğu, gördüğü ama dikkatimizden kaçan bilgileri en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Hedef kitle genç kesim de değil üstelik.
Barış Özcan’ı farklı kılan ise girdiği yol. Slaym, oyun videosu yapacağına zor olanı seçti. Eften püften bir çok kanalın milyon izlenmeleri oluyorken uzun bir süre izlenme oranı milyona ulaşmış videosu yoktu. Son 3-4 yıldır belki de daha çok dikkat çeker ve izlenme rakamları artar oldu. Memleket Youtube'un da ortam buyken zor yolda azimle ilerlemesine selam olsun.

Barış Özcan aynı zamanda Youtube Türkiye’nin gurur kaynağı olmayı başardı. Youtube'un 12 barış elçisinden biri seçildi. Bilgiyi paylaşmak yaşam amacı. Konuşma kabiliyeti çok iyi.
İzleyenler halen beyaz tişörtüne, keskin çene hatlarına takıla dursun, 'Barış Özcan kim?' diyenlere cevabım; o, üzerindeki beyaz tişörtü ve senin 'nur inmiş' dediğin yüzü ile Youtube çöplüğünde büyüyen bir ağaç. Tek başına bir insanın ne kadar başarılı olacağını gösteren bir adam.

Onunla söyleşi yapmak istediğimi ilk talep ettiğimde açıkçası hiç umudum yoktu. Yoğun çalışma programı nedeniyle hiç bir röportaj isteğini kabul etmediğini, ancak benim talebimin samimiyeti ve doyuruculuğu karşısında hayır demek istemediğini söylemesiyle beni çok mutlu etti. Onu başka bir yerde görmenizin mümkün olmadığını küçük bir araştırma ile anlayabiliriz zaten. Kendisine tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
Uzuunca bir girizgahtan sonra gelsin bakalım Barış Özcan söyleşimiz. :)
Herhangi bir konuda kendimi geliştirebilmek için “proje bazlı öğrenme” yönteminin çok işe yaradığını fark ettim.
Sevgili Barış Özcan KizlarSoruyor internet sitesinde editör olmamın yanında ve ötesinde sizi çok seven bir takipçinizim. Sizi sitemizde görmek büyük gurur ve mutluluk kaynağım. Öncelikle bunu belirterek hoş geldiniz demek istiyorum. Türkiye’nin en sevilen ve ‘böyle de olabiliyormuş’ dedirten, yarınlara umutla bakmamızı sağlayan, size göre bir ‘hikaye anlatıcısı’ bana göre alimsiniz, öğretmensiniz. Yanlış bilmiyorsam YouTube üyeliğinizin 13. yılına girmek üzeresiniz. İlk olarak hikayeniz nasıl başladı diye sormak istiyorum?
Merhaba. Hoş buldum Funda hanım.Çok teşekkür ediyorum öncelikle. YouTube’daki hesabımı 13 yıl önce açmış olsam da “iyi hikayeleri iyi bir şekilde anlatabilme” çabam bundan çok daha eskilere dayanıyor. Önce yazarak başladı, sonra tasarlayarak gelişti. Teknolojik gelişmelere paralel olarak en son kendini YouTube platformunda “video hikayeler” olarak buldu. Herhangi bir konuda kendimi geliştirebilmek için “proje bazlı öğrenme” yönteminin çok işe yaradığını fark ettim. YouTube projesi bu anlamda benim hikaye geliştirme laboratuvarım oldu.

Takip ettiğim İngilizce YouTube kanallarında son derece özgün içerikler üretiliyordu. Bu tür içerikleri konvansiyonel medyada örneğin TV’ lerde görebilme imkanı yoktu. Üstelik bunların çoğu sadece “konuşan bir kafa”nın ürettiği özgün ve eğlenceli içeriklerdi. Bizdeki meddahlar gibi. Bunları izledikçe 5 yıl kadar önce ben de düzenli olarak içerik üretme kararı verdim. İlgi duyduğum konuları araştırınca ilgilerim bilgilere dönüşmeye başladı. Ben de bunları olabildiğince herkesin yutabileceği birer lokma haline getirip kanalımdan paylaştım.
İlk amacım kendimi geliştirmek ve en azından çocuğuma, aileme, dostlarıma bulduklarımı aktarmak idi. Uzunca bir süre az miktarda izleyiciye öz bir şekilde bunları aktarmaya devam ettim. Zaman içerisinde başkalarının da buna ilgi göstermesiyle kanalın izleyici sayısı milyonları geçti. Damlaya damlaya gerçekten de göl oluyor. 2020’ye geldiğimiz şu günlerde 450’den fazla video hikaye yayına girdi. Yenileri de mutfakta pişmeye devam ediyor.
Yaratıcılığın tanımlarından biri, iki farklı şeyi daha önce hiç olmadığı bir şekilde yan yana getirmektir.

Sevgili Barış bey verdiğiniz bilgiler aslında çok çok uzakta, ulaşılamaz şeyler değil. Ama hep dikkatten kaçan, atlanılan bilgiler. Videonuz da ele alacağınız konuyu nasıl belirliyorsunuz?
Konularımı belirlerken ve onları anlatırken belirlediğim bazı prensiplerim var. Sadece dikkatten kaçan ya da atlanılan bilgilerin peşinde değilim. Bunların arasındaki bağlantıları keşfetmek çok hoşuma gidiyor. Yaratıcılığın tanımlarından biri iki farklı şeyi daha önce hiç olmadığı bir şekilde yan yana getirmektir. Bunu başarmaya çalışıyorum. Bazen izlediğim bir filmle o gün okuduğum haber arasında ilginç bir bağlantı fikri aklıma geliyor. O fikri geliştirirken yaptığım araştırmalarda yeni sonuçlara ulaşıyorum. Ulaştığım sonuçları görsel bir tasarımla buluşturup ilgi çekici bir hikaye formatında anlatıyorum.
Dünyanın en tehlikeli tırmanışını yapan kişinin hikayesi başlı başına yeterince ilgi çekici bir hikaye olabilir ama benim için bu yeterli değil.
Videoları izlerken en çok dikkatimi çeken konulardan biri de şu; konu her ne kadar çoğunlukla, bilim/teknoloji olsa da, içine mutlaka hayata dair bir nasihat, motive edecek ipuçları koyuyorsunuz. Bunlardan ilk aklıma gelen ‘dünyanın en tehlikeli tırmanışı’ videonuz da Alex Honnold’un El Capitan tırmanışındaki tehlike ve zorluklar. Bunları hayatın zorluklarıyla harmanlayıp muhteşem bir hayat dersi sunmanız diyebilirim. Bilgi dışında bunu da başarıyorsunuz. İnsanlara bilgi vermenin dışında hayata dair ipuçları vermenizde ‘Hikaye anlatıcı’lığınızın bir parçası olarak görüyor musunuz?
Özgün bir bakış açısına sahip olmak çok önemli. Herkes okuduklarından, izlediklerinden bir şeyler öğrenir. Önemli olan bunları yazanlarla ya da anlatanlarla hayali bir diyaloğa girmektir. Pasif öğrenmeden aktif öğrenmeye geçiş ancak bu şekilde sağlanabilir. Benim yapmaya çalıştığım şey biraz da bu.
Dünyanın en tehlikeli tırmanışını yapan kişinin hikayesi başlı başına yeterince ilgi çekici bir hikaye olabilir ama benim için bu yeterli değil. Onu başaran kişiyle gerçek hayatta tanışmamış olsam da hayali bir konuşmaya girişiyorum. Yaşadığı zorlukları aşmak için anlattıklarını düşünüp kendi hayatıma bunları nasıl tatbik edebileceğimi sorguluyorum. Hayatta tanık olduğunuz şeylere bu şekilde bir yaklaşım geliştirirseniz her konu, her kişi sizi değiştirebilir. Dolayısıyla hayatın kendisi bir okula ve karşılaştığımız olaylar da derslere dönüşebilir.
Elon Musk sıra dışı bir kişilik
Sevgili Barış bey sizinle ilgili araştırma yaparken ‘en çok izlenen video’nuzun hangisi olduğunu merak ettim. Eğer yanlış bakmadıysam en fazla izlenen 5 milyon 57 bin izlenme oranına sahip ‘Kim bu Elon Musk’ diye sorguladığınız videonuz. Bu videoya ve verdiğiniz muhteşem bilgilere istinaden sormak istiyorum. Sizce Elon Musk bir dahi mi?
Sıra dışı bir kişilik. İnsan zekâsının erişebileceği en üst mertebede olduğunu düşünmüyorum. Dahi tanımı genellikle bu tür kişiler için yapılır ve maalesef bunlardan harekete geçip gerçekten bir şeyler üreteni azdır. Elon Musk yaratıcı kişiliğini kullanarak karşısına çıkan fırsatları iyi değerlendiren birisi. İlgi duyduğu konuları derinlemesine araştırarak bilgi sahibi olması onu diğer pek çok girişimciden ayırıyor. Girişimciler ya da zenginler bu tür işleri danışmanlarına havale ederler. Elon Musk ise ne istediğine erken yaşlarda karar verip kendisini bu konularda geliştirdiği için müthiş bir öz güvenle adımlarını atıyor. O yüzden onu dahi olmasa da sıra dışı olarak tanımlamak sanırım daha doğru olur.

YouTube’un seçtiği 12 değişim elçisinden biri oldunuz. Barış Özcan kimliğinizden çok Türkiye’den bir YouTuber olarak lanse edildiniz. Bir nevi bizi temsil ettiniz. Bu anlamda bizi en iyi şekilde temsil ettiğinize canı gönülden inanıyorum. :) Sizi bir kez daha tebrik ediyorum. Orada yaşananlar zaten sayfanızda mevcut. Peki bunca bilgi paylaşımı içinde size ulaşıp ‘bu yanlış bilgi’ veya ‘burada şöyle bir hata var’ diyen oldu mu? Sizi izleyenlerle takipçilerinizle aranızda neler yaşanıyor? Sizi çok seven ve saygı duyan insan var ama hiç sevmeyen, bunu dile getiren biri / birileri oldu mu?
Yaptığım tüm videoların yazılı metnini ve kullandığım kaynakları web sitemde yayımlıyorum. Bu metinleri hazırlamadan önce vereceğim bilgileri en az iki ayrı kaynaktan doğrulamaya çalışıyorum. Buna rağmen zaman zaman maddi hatalar yapabiliyorum. Bunların bazılarını izleyicilerim fark ederek bana bildiriyor. Ben de hem yazılı metnimde bir değişiklik yapıyorum hem de videonun altındaki açıklamalar kısmında bunu belirtiyorum. Şimdiye kadar çok olmasa da bazı içeriklerimde düzeltme ya da güncelleme yaptım. İzleyicilerimden bu tür düzeltmelerden çok sorular ve yorumlar alıyorum.
O kadar güzel ve özel şeyler yazıyorlar ki, bu mesajlar benim için başladığım yolculuğu devam ettirebilmek için çok güçlü bir motivasyon kaynağı oluyor.

Sosyal medyadaki etkileşimleri de hesaba katarsak ortalama olarak günde 1500 civarında oldukları için hepsini okuyamıyorum. Bunların bir kısmında okullarda ya da organizasyonlarda konuşmacılık yapmamı istiyorlar. Eğer bu taleplerin hepsine olumlu cevap verebilseydim günde en az 3 konuşmadan yılda 1000’den fazla organizasyona katılmam gerekirdi. O yüzden maalesef bu talepleri de karşılayamıyorum. Onun yerine haftada 1-2 video hazırlayarak çok daha fazla sayıda insanın hayatına dokunabiliyorsunuz. Üstelik bu şekilde Türkiye’nin ya da dünyanın en ücra köşelerindeki kişilere bile ulaşabilmek mümkün. Hepsini okuyamasam da takipçilerimden gelen bazı mesajları saklayıp arşivliyorum.
O kadar güzel ve özel şeyler yazıyorlar ki bu mesajlar benim için başladığım yolculuğu devam ettirebilmek için çok güçlü bir motivasyon kaynağı oluyor.
Oğlum şimdi 8 yaşında ve 2400’den fazla çocuk kitabı okudu. Birlikte oynayıp, öğrenip, büyüyoruz.

Aynı zamanda evlisiniz ve babasınız. Kendi çocuğunuza neler öğretiyorsunuz? Hangi bilgileri aktarıyorsunuz? Siz kimden, neler öğreniyorsunuz veya öğrendiniz?
Çocuğum doğduğundan beri benim öğretmenim. Dünyaya getirdiğiniz o minik canlıya hayatı öğretebilmek için önce onu dinlemeniz gerekiyor. Davranışlarınızla örnek olabilmek için de kendinizi sürekli sorguluyorsunuz. Annesiyle birlikte çocuklarla ilgili uzmanların yazdıklarını okuyup kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi proje bazlı öğrenmeyi önemsediğimizden onu da bu şekilde davranmaya teşvik ediyoruz.

Hayatının ne uzun soluklu projesi olacak olan kitap okumaya 5 yaşındayken başladı. Şimdi 8 yaşında ve 2400’den fazla çocuk kitabı okudu. Bunları kalıcı hale getirmek için okuduklarını instagram hesabından başkalarıyla da paylaşıyor. Onunla oyun oynarken ben de içimde unutmaya yüz tutmuş çocukluğumun tozlarını silkeliyorum. Bu da beni daha yaratıcı olmaya zorluyor. Birlikte oynayıp, öğrenip, büyüyoruz.
Kadın ya da erkek tüm üyelerinize, kendi kendine bir karar verebilen ve verdiği kararı sonuna kadar uygulayabilen, kendi ayakları üzerinde durabilen birer birey olmaya çalışmasını tavsiye ederim. Bu kolay bir hedef değil. Ama gerçek özgürlüğün bir bedeli var.
Sevgili Barış Özcan son olarak sizi çok seven, yakından takip eden, en az benim kadar hayranınız olan çok fazla KizlarSoruyor üyemiz var. Onlara bir mesajınız olur mu? Bilgiye teknolojiye, sanata, kısaca hayata dair onlara ne söylemek isterdiniz. Bize özel bir bilgi verin lütfen?
KizlarSoruyor üyelerine verebileceğim en önemli mesajım bağımsız birer birey olmaya çalışmalarıdır. Kadınlara tarihsel ve kültürel olarak biçilmiş bazı roller var. Oysa bizler aynı canlı türünün iki ayrı cinsiyiz. Biyolojik olarak sahip olduğumuz farklılıkları bir engel olarak değil fırsat olarak değerlendirmek gerekiyor. Kadın ya da erkek tüm üyelerinize kendi kendine bir karar verebilen ve verdiği kararı sonuna kadar uygulayabilen, kendi ayakları üzerinde durabilen birer birey olmaya çalışmasını tavsiye ederim. Bu kolay bir hedef değil. Ama gerçek özgürlüğün bir bedeli var.

Tesla Motors' un neye benzediği uzun süre tartışılsa da bir 'uzay aracı' nı anımsatan son harika-i şahanesi Cybertruck elektrikli kamyoneti ön sipariş veren sayılı insandan biri kendisi. Son paylaştığı videolardan birinde ise medarı iftiharımız, yerli otomobilimiz için yaptığı efsane yorumda 'Ağırbaşlı, efendi otomobil' benzetmesiyle beğenisini dile getiren, üstelik şu an kendi kullandığı 'Tesla Model 3' ten bile daha şık daha alımlı olduğunu söyleyip heyecanını paylaşan sevgili Barış Özcan'a şahsım ve KizlarSoruyor üyelerine adına teşekkürlerimi sunuyorum.
Şanışer & Barış Özcan / KORKUDAN
Yazımın başlarında sarf ettiğim ve gerçeği ortaya koyan sözlerle noktayı koymak istiyorum;
İzleyenler halen beyaz tişörtüne, keskin çene hatlarına takıla dursun, 'Barış Özcan kim?' diyenlere cevabım; O, üzerindeki beyaz tişörtü ile senin nur inmiş dediğin yüzü ile Youtube çöplüğünde büyüyen bir ağaç. Tek başına bir insanın ne kadar başarılı olacağını gösteren bir adam.
Ve onu farklı kılan ise girdiği yol. Slaym, oyun videosu yapacağına zor olanı seçti. Eften püften bir çok kanalın milyon izlenmeleri oluyorken uzun bir süre izlenme oranı milyona ulaşmış videosu yoktu. Son 2 yıldır belki de daha çok dikkat çeker ve izlenme rakamları artar oldu. Memleket YouTube unda ortam buyken zor yolda azimle ilerlemesine selam olsun..
You tube :4 milyona yaklaşan takipçi
İnstagram : 1 Milyon takipçi
Yolun açık olsun Barış Özcan. :)
Sevgiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
En İyi Cevaplar