Bu bencemde televizyonun tarihinden bahsedeceğim.
İlk adım: Radyo

1888 yılında Gugliemo Marconi tarafından geliştirilen radyo sayesinde seslerin yüksek frekanslı sinyaller üzerine bindirilerek bir yerden bir yere iletilmesi sağlanmış oldu. Radyo bir teknolojik devrimdi aslında. Çünkü mantık olarak Nikola Tesla'nın elektriğin kablosuz olarak havadan taşınabileceği fikrine dayanıyordu. Nikola Tesla'nın ortaya attığı fikirler o zaman bütün bilim çevrelerinde itibar görüyor ve o fikirler üzerinde çalışmalar yapılıyordu.
Televizyona giden yol
Radyonun icadından itibaren dünya genelinde birçok mühendis bu buluştan etkilenmişti. Mühendisler havadan seslerin taşınabilmesi mümkün olabiliyorsa görüntülerin de taşınması mümkün olabilir fikrine odaklanmıştı. Bu konuda üç büyük mucit buluşlarıyla ön plana çıktı.
1. Philo Taylor Farnsworth

Fansworth 1906 doğumlu bir elektrik mühendisiydi. Amerika kıtasında televizyone giden yolda ilk icatları onun yaptığı kabul edilir. Fanrworth görüntüyü taşıyabilmek için görüntülerin elektriksel sinyallere dönüştürülmesi çalışmalarına başladı dönen bir çark üzerindeki deliklerden geçen ışığı süzerek elektriksel sinyallere dönüştüren bir yapı icat etti. Sonra ses ve görüntüyü birlikte yüksek frekanslı elektro manyetik dalgalar üzerine bindirip yayacak verici sistemini icat etti. Sonra Bu sinyallei alıp ses ve görüntü bilgilerini ayrıştıracak elektronik yapıları icat etti ve sıra geldi bunların görülebilir bir resim olarak bir referans yüzeye düşürülmesine. Farnsworth görüntüleri dönen bir disk üzerine düşürerek havadan taşınan sinyallerle ses ve görüntünün birlikte taşınabileceğini kanıtlamış oldu. Bu esnada takvimler 1924 yılını gösteriyordu.
2. John Logie Baird

John Logie Baird de Nikola Tesla'nın fikirlerinden etkilenen bir mühendisti. O da İngiltere'de ABD'deki çalışmalardan habersiz bir çalışma içine girmişti. Tupkı Fansworth'ün geçtiği yollardan o da geçmiş ve bir televizyon icat etmişti. Onun icadında görüntüler bir dönen disk üzerine değil bir elektron tüpü vasıtasıyla floresan madde kaplanmış bir ekrana düşürülüyordu. Bu buluş teknolojik olarak Fansworth'ün televizyonundan daha iyi bir buluştu. Beird icadını 1923 yılında hayata geçirdiğini söylemektedir ancak bunu tanıttığında takvimler 1926 yılını gösteriyordu. Amerika'daki buluştan habersiz olarak Avrupa, ses ve görüntüleri havadan taşıyan ve gösteren teknolojiye sahip olmuştu.
3. Vladimir Zvorykin

Zvorykin Rusya'da doğup büyümüş, mühendislik eğitimini orada almış ve sonra Amerika'ya göç etmiş birisiydi. Onun buluşu aslında daha yüksek teknoloji, daha fazla elektronik içeriyordu. Zvorykin önce adına İkonoskop dediği kamera tüpünü icat etti. Ardından yine Fansworth ve Beird gibi o da görüntü ve ses bilgisini yayınlayacak verici ve alıcı devrelerini icat etti. Hem görüntü almada hem de vermede elektron tüplerini kullanan Zvorykin'di. O da buluşunu açıkladığında takvimler 1924 yılını gösteriyordu.
Patent savaşları

Hemen hemen eş zamanlı olarak buluşlarını açıklayan Fansworth ve Zvorykin arasındaki mücadele patent savaşına dönüştü. Amerikan patent enstitüsü olayı çözmedi ve konu mahkemeye taşındı. Patent mahkemesi Lise yıllarında fizik defterine yaptığı bir çizimi referans alarak buluşu, fikri önce o buldu diyerek Fansworth lehine patent tesciline karar verdi. Beird ise İngiliz patent ofisinden patentini almıştı. Amerika'daki mucitlerle bir patent savaşına girmedi. Buluşu Avrupa'da kabul görmüştü. Tarihler 1928'dir. Zvorykin mahkemeye itiraz eder, temyiz süreci 1 yıl daha sürer, 1929'da mahkemeyi yine Fansworth kazanır. Bunun ardından Farsworh bir televizyon istasyonu kurar ve resmi olarak yayın yapmaya başlar.
Zvorykin pes etmiyor

Patent savaşını kaybeden Zvorykin bu savaşı başka bir hamleyle kazanmayı önüne hedef olarak koyar. Gerek Fansworth gerekse Beird'in televizyonları siyah beyaz dediğimiz gri tonlamayla görüntü veriyordu. Ben renkleri de taşıyabilir ve gösterebilirsem bu savaşın galibi olurum dedi ve çalışmaya başladı. Önce süper ikonoskop adını verdiği renk bilgisini de süzebilen elektron tüplü kamerayı geliştirdi. Sonra renk bilgisini de yayına bindirecek yayın tekniğini icat etti. Sonra bunu alıp ayrıştıracak elektronik devreleri ve 1990'lara kadar hayatımızda olan renkli televizyon tüpü dediğimiz elektron tüpünü icat etti. 1934 yılında daha yüksek çözünürlük ve renkli görüntü ileten icadına patent almayı başardı ve savaşta son noktayı koymuş oldu. Sonrasında Amerikan hükümeti tarafından onun buluşu resmi standart olarak kabul edildi ve o da yayına başladı.
Televizyona uzaktan kumanda geliyor

1960'lı yıllarda televizyonu açıp kapatmak ve sesini kısıp açmak için ilk kablolu uzaktan kumandalar yapıldı. Bunu 1970'li yıllarda yarasalardan esinlenerek geliştirilen ultrasonik sinyallerle çalışan kablosuz uzaktan kumanda sistemleri ve 1980'lerde icat edilen infrared (kızıl ötesi) ışın tekniğiyle çalışan kumandalar takip etti.
LCD ekran teknolojisi

1990'ların sonunda daha önce hesap makinelerinde ve kol saatlerinde kullanılan likit kristal teknolojisinin gelişimiyle ilk LCD ekranlı televizyonlar piyasaya sürüldü. Bunu Plazma ve LED teknolojisi takip etti. Bugün artık onlarca metrekarelik ekranlarla yayın yapılabilen televizyonların gelişen teknolojiyle cep telefonlarımız sayesinde cebimize kadar geldiğini görüyoruz.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar