Gelecek çok şeyi değiştirerek gelecek
Herkese merhaba... Kuşkusuz Dünya'nın kaçınılmaz olumsuz gelişimi insanları sıra dışı arayışlara yöneltiyor. Bu arayışlardan en dikkat çekenlerden biri de yüzen şehirler. Aslında bunlar şu an için fütüristik projeler. Henüz uygulamada bir örneği yok. 2020'li yıllardaysa inşasına başlanılması düşünülüyor.

Peki neden yüzen şehirler?

Buna yanıt olarak çok ürkütücü bir cevap vereceğim. Olası senaryolara göre, küresel ısınmaya bağlı olarak Gezegenimizin kutuplarındaki buzların erimesi ve birkaç yüksek dağların dışında tüm dünyanın suların altında kalacak olması. Çünkü, gezegenimizdeki donmuş su oranı sıvı suya oranla yaklaşık %70'i. Donmuş halde olanlarsa, kutuplarda ve dağlık bölgelerde. Bunların erimesi demek, suyun ortalama % 70 oranında artması demek.

Fütüristlerse buna çözüm olarak yüzen şehirler üzerine çalışıyorlar. Bilim insanlarıysa küresel ısınmanın bu hızla devam etmesi halinde yüzen şehirlerde yaşamanın hayal olmadığını söylüyor.
Artan dünya nüfusu, doğal kaynakların hızla tükenmesine neden oluyor. Bu sebeple, insanlık sürdürülebilir modeller geliştirmeye çalışıyorlar.
Bu projelerden en dikkat çekeni Artisanopolis.
Bu bir geleceğin yüzen şehri. Yüzen ada şehir şeklinde tasarlanan Artisanopolis, güneş ve hidroelektrik enerjisi kullanacak. Suyu tuzdan arındırma tesisi, ada için güvenli içme suyu elde edilmesini sağlayacak. Ayrıca, adanın zarar görmesini önlemek için çevresi tamamen bir dalga kıran ile kapatılacak. Eğer, proje hayata geçirilirse azımsanamayacak kadar çok insan bu tür adalarda yaşamaya başlayacak. Kurulması planlanan yer ise Pasifik Okyanusu sınırındaki Fransız Polinezyası.

Olası en kötü iklimsel senaryolar için tasarlanan bir diğer proje de “Floating Ecopolis” (Yüzen Çevreci Şehir) bir diğer adıyla “Lilypad (Nilüfer Yaprağı)” isimli yüzen şehirler. Bu şehir, su üzerinde kendi kendine yetebilecek yaşam alanları olarak tasarlanmış. Bu şehirlerin her birinde yaklaşık 50 bin kişinin yaşayabilmesi tahmin ediliyor. Proje mimarları şehrin yapı için safra sağlayacak merkezin bir lagün etrafında temelleneceğini ve lagün yağmur suyunu toplayacağını ve bu suyu şehirdeki insanların içmesi için arıtacağını belirtiyor. Kent lagün’ün etrafında eğlence maksatlı planlanmış üç marina ve üç dağdan oluşuyor.

Projede tüm şehir asma bahçelerle çevrili, şehir merkezindeyse lagünün çevresinde, 3 dağın ortasında. Çift katmanlı polyester fiberden oluşacak yapının üstündeki titanyumdioksit kaplama güneşin ultraviyole ışınlarıyla reaksiyona girerek bunun etkisiyle, atmosferdeki kirlenmeyi temizleyecek. Bu projenin inşasına Maldivler adalarının olduğu bölgede başlanması düşünüyor. Buranın düşünülmesinin nedeni adaların yakın gelecekte su altında kalma tehlikesinin olması. Alttaki görselde temsili çimde de olası durum tasvir edilmiş.

Bu projelerden bir diğeri de SESU Su Evi.
Bu da sürdürülebilir yaşam ortamı aramak için tasarlanmış. Temel mantık diğer projeler gibi kendi kendine yetebilen şehirler.

Kurulması planlanan yüzen şehir projelerinden bir diğeri de Hydronet. Delta Sync kuruluşu tarafından tasarlanan bu fikirde, mevcut çevresel problemleri kökünden gidermek ve dolayısıyla diğerlerinden daha gerçekçi olmak için faklı detaylara yer verilmiş. Bu şehir hidroponik bir sisteme dayalı. Amaç, ekosistemi bozmadan katkı sağlamak. Daha çok kendi kendine yetebilen şehirler diyebiliriz. Sadece tükettiği kadar üreten şehirler.

Konu hakkında çok daha fazlasını youtube kanalımdaki videodan izleyebilirsiniz. İlginize çok teşekkürler. Hoşça Kalın!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar