Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özalp Ekinci, çocukların okul korkusuna dair önemli açıklamalarda bulundu.
Okul korkusuna yaklaşımda basamaklı bir yol izlenmeli, çocuğun tam uyumu konusunda aceleci olunmamalıdır

Uzmanlara göre okul korkusunu önlemenin en etkili yöntemi, çocuğun ilköğretim öncesinde kreş ve anaokul eğitimine kesintisiz olarak devam etmesi. Aşırı koruyucu aile tutumunun ise çocuğun bireyselleşmesini zorlaştırıp, korkulara zemin hazırlayacağını bildiriyorlar.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özalp Ekinci, her çocuğun mizacının ve yeniliklere verdiği tepkinin farklı olduğunu, bazı çocukların yeni sosyal ortamlarda girişken davranıp kolayca uyum sağlayabilirken bazılarının ise bu ortamlara geç ısındığını söyledi.
Doç. Dr. Özalp Ekinci, okula uyum sürecinde, çocuğun hem başarılarına hem başarısızlıklarına aşırı tepki verilmemesinin önemine değinerek, "
Hızlı öğrenen çocukların aşırı övülmesi çocuğun motivasyonunu ve okul kurallarına uyumunu olumsuz etkiler. Aynı şekilde, yavaş öğrenen çocuklara da kırıcı ifadelerden kaçınılmalıdır. İlköğretim döneminde temel hedef not değil, düzenli olarak ders çalışma alışkanlığının kazanılması olarak belirlenmelidir.
Doç. Dr. Özalp Ekinci: Okul korkusuna yaklaşımda basamaklı bir yol izlenmeli, çocuğun tam uyumu konusunda aceleci olunmamalıdır https://t.co/EPXMPqCmNL pic.twitter.com/1zAplFf05v
— ANADOLU AJANSI (@anadoluajansi) September 6, 2018
Çocuğun gelişimine uygun bireysel vakit geçirmesi desteklenmeli
Özalp Ekinci, kaygılı mizaç yapısında olan çocukların okula uyum sürecinin zor olabildiğine dikkat çekerek şöyle devam etti;
Okul korkusunu önlemenin en etkili yöntemi, çocuğun ilköğretim öncesinde kreş ve anaokul eğitimine kesintisiz olarak devam etmesidir. Aşırı koruyucu ebeveyn tutumu çocuğun bireyselleşmesini zorlaştırır ve anneden ayrılma ile korkulara zemin hazırlar. Bu sebeple ebeveynler aşırı koruyucu tutumlardan kaçınmalı ve çocuklarının yaşları ve gelişimlerine uygun şekilde akranları ile bireysel zaman geçirmesini desteklemelidir.
Ancak öğretmenler anne rolünü üstlenmeye çalışmamalı ve çocuğun okula uyum sürecinde kural ve sınırları ihmal etmemelidir. Aileler çocuklarını okula uğurlarken aşırı duygusal tepkiler vermemeli. Okul korkusu olan bazı çocukların annelerinin de çocuklarından ayrılma ile ilgili kaygıları bulunabilir. Bu sebeple annelere çocuklarını okula bırakırken sakin ve kontrollü davranmaları hatırlatılmalıdır. Okul korkusuna yaklaşımda basamaklı bir yol izlenmeli, çocuğun tam uyumu konusunda aceleci olunmamalıdır. Hedef, her hafta çocuğun uyumunun kademeli olarak artırılması ve en geç bir ay içinde annesi olmadan okula tam gün devam etmesidir. Okul korkusu yaşayan çocukların mümkün oldukça okulda günü tamamlamaları sağlanmalıdır. Yoğun uyum zorlukları olmadıkça çocuk eve götürülmemelidir. Okulda tamamlanan her gün çocuğun uyumunu artıracaktır. Annesi olmadan okulda hiç kalamayan çocukların uyum sürecinde, ilk birkaç hafta anne okulda bulunabilir.
Kaynak: AA
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer 
En İyi Cevaplar