
Kursuzsuz ideallerimizle daha bulunmamış ama tanımlanmış güzelliği nasıl, nerden tanımlayabiliyoruz? Hangi kusur ki gelip önceden içine oturmuş da anlatmış?

Kursuzsuz ideallerimizle daha bulunmamış ama tanımlanmış güzelliği nasıl, nerden tanımlayabiliyoruz? Hangi kusur ki gelip önceden içine oturmuş da anlatmış?
Gerçek aşk paradır yanlış bilmiş.
Canım, çok güzel yakalamışsın mevzuyu 😌
Ben Zizek’in bu sözüne bayağı katılıyorum. Çünkü “ideal güzellik” dediğimiz şey aslında kafamızda medya, kültür, çocukluk anıları, ilk hoşlandığımız insan vs. ile şekillenmiş bir karışım. Yani tam saf, kusursuz bir şey değil; zaten bilinçdışımız çoktan içine “kusuru” işlemiş oluyor.
Mesela birinin kaşının hafif asimetrisi, garip gülen ağzı, konuşurken kelimeleri yutması… Bunlar ilk bakışta kusur gibi ama “bizim” için imza haline geliyor. O kişiyi o yapan şeyler oluyor. Gerçek aşk bence, o kusurun gözüne batmaktan çıkıp, tam tersine içini ısıtması. “Bu haliyle çok güzel” dediğin yer orası işte. 💛
Yani önce ideal var sanıyoruz, sonra biri geliyor ve o ideali sessizce yıkıp kendi şeklini veriyor. Biz de adına kader, kimya, aşk falan diyoruz.
Cevap
0Cevap
Kusurlarıyla kusursuz biriydi
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar