Bu sorunun cevabı aslında düşünülenden daha bilimsel:
Doğada işler nasıl yürüyor?
Doğada ve aslında insanlarda da erkek daha alımlı iri veya gösterişlidir. Bunun için bir erkek aslanı veya lepistes balığını örnek gösterebiliriz. Doğada Temel olarak dişi erkeğini seçer ve bu seçimde güm gösterisi veya alımlılık ya da vücut yapısı bir kriter olabilir. Doğadaki erkek canlı ise maksimum üreme eğilimindedir ki bunun sebebi erkek hiçbir zaman kendi çocuğu olduğuna emin değildir. Bu konuda istisna tek eşli hayvanlar ne kadar mevcut olsa da temel doğa düzeni bu olduğundan erkek insan da bundan nasibini almıştır. Dişi ise doğurur ve kendi çocuğundan emindir bu nedenle bu tip bir kaygı gütmez.
Peki kalça niye?
Aslında çok garip bir durumdur ki doğada kalça bir değerlendirme kriteri değildir. Ancak insan evrimine bakıldığında, ki Harari’nin Sapiens kitabında bu konu uzun uzadıya anlatılmıştır, insan 2 ayak üzerine kalktıktan sonra doğurma kapasitesi kalça şeklinin değişmesi ile sekteye uğramıştır. Yani ayağa kalkmaya bağlı bu bölgedeki küçülme bazı bireylerde doğurabilen kapasitesini kısıtlayabilmiştir. Günümüzde bile kalça geçişi dar aldığından sezaryene mecbur olan kadınlar mevcuttur. İşte bu süreçte İsnan erkeği için bakılacak bir bölge daha oluşmuştur. Kalçalar... Kalçalar rahat doğurabilirliği simgelediği için bir çekicilik unsuru haline gelmiştir. Memeler de yavruyu beslemesi açısından dikkat çeken bir diğer unsurdur.
Özetle doğada erkek seçici olmasa da bilinci gelişen insanda dişi için çekici faktörler evrim sonucu ortaya çıkmıştır. Kalçada doğurganlık sembolü olarak bu konudaki payını almaktadır.
Hem de nasıl... Bir kadının kalçası, kadınlığının timsali, bereketin simgesi, iki sütun bacağın üzerinde yükselen koruyucu, kollayıcı, besleyici, büyütücü, sıcaklık ve şefkati barındıran büyüleyici vajinasını sarıp sarmalayan ve iki yana salındığı zaman yürekleri hoplatan, şuh, şehvetli ve ritmiyle evrendeki galaksilerin devinimleri kadar erkeğin zihninde ve ruhunda temel bir yere sahip, muazzam bir şehvet pilidir. Küçük ya da büyük olsun önemi yok, endamını taşırken dişiliğinden taviz vermediği sürece her kalça karşısında varlığım esas duruşa geçer, penisim ‘dikkat... hazrol’ emrini bekleyen bir teğmen gibi pürdikkat hareketlerini izler... Neyse, anlaşıldı umarım ilgim kalçaya:))
Aslında ne büyük ne küçük olması önemli. Sadece dik kalçaya sahip olmak güzelliğe fazlasıyla katkı katar. Yani kalçası büyük veya küçük olupta ama sarkık olması çok kötü. Bu güzelliğe katkı katmaz.
Şekilciliği doğru bulmuyorum. Nedense bu şekilcilik algısı da sadece kadınlar üzerinden yaratılıyor. Yani bence vücutla doğru orantılı bir popo iyidir, küçük ya da büyük daha iyidir diyemem.
Öncelikle beynin aktif kullanılabilmesi ve gelişmişliği beni cezbeder. Kadını formlar içerisine sokmaktan hoşlanmıyorum. Herkesin kendine ait hatları var ve herkesin hoşlandığı tarz başkadır. Keyifli günler.
Çok büyük ya da çok küçük kalça güzelliği gölgeleyebilir. Vücudun ölçülerinden önemli olan kalçanın da ahenk içinde ve kıvrımlı büyüklüğü daha çekici ve güzel görünür.
Başkası için değil de kendim için dik ve sıkı sevmişimdir büyük kalça inanılmaz kötü duruyor bide dar giyilmiyor mu
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Sağlar, insanların estetik algılarına göre sağlaması lazım. Sen de altın oran, ben diyim fiziksel farklılıkların insan beyninin çoğunlukla etkileyici bulması. Ama şöyle ince bir bel ve hafif derli toplu bi kalçayı beğenmeyen kimse çıkmaz.
Bu sorunun cevabı aslında düşünülenden daha bilimsel:
Doğada işler nasıl yürüyor?
Doğada ve aslında insanlarda da erkek daha alımlı iri veya gösterişlidir. Bunun için bir erkek aslanı veya lepistes balığını örnek gösterebiliriz. Doğada Temel olarak dişi erkeğini seçer ve bu seçimde güm gösterisi veya alımlılık ya da vücut yapısı bir kriter olabilir. Doğadaki erkek canlı ise maksimum üreme eğilimindedir ki bunun sebebi erkek hiçbir zaman kendi çocuğu olduğuna emin değildir. Bu konuda istisna tek eşli hayvanlar ne kadar mevcut olsa da temel doğa düzeni bu olduğundan erkek insan da bundan nasibini almıştır. Dişi ise doğurur ve kendi çocuğundan emindir bu nedenle bu tip bir kaygı gütmez.
Peki kalça niye?
Aslında çok garip bir durumdur ki doğada kalça bir değerlendirme kriteri değildir. Ancak insan evrimine bakıldığında, ki Harari’nin Sapiens kitabında bu konu uzun uzadıya anlatılmıştır, insan 2 ayak üzerine kalktıktan sonra doğurma kapasitesi kalça şeklinin değişmesi ile sekteye uğramıştır. Yani ayağa kalkmaya bağlı bu bölgedeki küçülme bazı bireylerde doğurabilen kapasitesini kısıtlayabilmiştir. Günümüzde bile kalça geçişi dar aldığından sezaryene mecbur olan kadınlar mevcuttur. İşte bu süreçte İsnan erkeği için bakılacak bir bölge daha oluşmuştur. Kalçalar...
Kalçalar rahat doğurabilirliği simgelediği için bir çekicilik unsuru haline gelmiştir. Memeler de yavruyu beslemesi açısından dikkat çeken bir diğer unsurdur.
Özetle doğada erkek seçici olmasa da bilinci gelişen insanda dişi için çekici faktörler evrim sonucu ortaya çıkmıştır. Kalçada doğurganlık sembolü olarak bu konudaki payını almaktadır.
Çok haklısınız hiç bu yönden düşünmemiştim