Sizi bilmem ama ben gerçek bir parfüm delisiyim diyebilirim. Hayatım boyunca hiçbir zaman hiçbir konuda uçlarda olmamış biri olarak, belki de uca yakınlaştıran en önemli konudur nezdimde parfümler. Bu durum bende taa çocukluğumda güzel kokuya duyduğum aşkla başladı diyebilirim. Yıllar içinde kendimce hem sosyolojik hem teknik ve hem gözlem olarak incelemeler yaptım. Bir kokunun insanlar üzerinde etkisini gözlemledim. Hatta bizzat yaşadım. Sonuç şudur ki; başlıkta da belirttiğim gibi: Koku her şeydir.
Bugün KizlarSoruyor'da mis gibi konumuzun adı: Koku :)

Öncelikle belirtmeliyim ki bu yazı bir ürün tanıtımı değildir. Beni tanıyorsunuz artık. Hiç ürün tanıtımı yapmadım. Zira #kizlarsoruyor yönetimi de bu konuda hiçbir editör veya fenomeni zorunlu tutmuyor. Yapıyor olmak bir eksi değil elbette ama ben yapmadım. Burada olma amacım keyif aldığım konuları yazmak. Koku gibi bir konuda benim en keyif aldığım konu olunca haliyle yazmak farz oldu :)

Şampiyonlar liginde Barcelona neyse, Türk mutfağında kuru fasulye, içecekler içinde çay nasıl yeri tartışılamaz bir ikon ise 'koku' denilince ilk akla gelen o. Sanırım hepimizin koklamaktan bıkmayacağı koku 'yağmur sonrası toprak kokusu' Hangimiz aşık olmayız ki bu kokuya? İnsanın önce kendisi, sonra başkaları için yaptığı eylem. Binbir türlü bitki ve çiçekten elde edilen özlerin muhteşem armonisi aslında taa ecdadımız Osmanlı'dan bu yana var. Hatta o dönemde Osmanlı'da bazı kokuların şifa için kullanıldığı ve tedavi edici etkisi olduğu biliniyor.

Osmanlı imparatorluğunda adına 'Miskçilik' denilen bir parfüm kültürünün olduğu düşünülürse çok derin ve buraya sığmayacak kadar detaylı bir konu olduğunu anlayabiliriz. O yüzden sadece kıyısından şöyle bir baktığımız Osmanlı'da parfüm kültürü konusundan günümüze gelmek isterim.
Yıllar önce izlediğim 2 buçuk saatlik bir sinema şaheseri film. Adı: Koku. Mutlaka izleyen vardır aranızda. Koku aslında tahmin edileceği gibi olası bir aşk filmi değil. Bir katilin hikayesi. Gerisini anlatmayayım. İzlemediyseniz mutlaka tavsiye ediyorum. Benim var olan koku kültürümü ve merakımı daha da ileriye taşıyan bir etken olarak bu filmin katkısını da söylemeliyim.

Bir parfüm delisi olup kendimce izlenim ve gözlemlerle az çok bazı kokular hakkında fikir sahibi olduğumu en başta belirtmiştim. Bu konuda en büyük yardımcım ya da 'kobayım' mı demeliyim. Erkek kardeşim Furkan.. :)

İlk başlarda 'abla yine mi?' gibi serzenişlerde bulunsa da bizzat kendi paramla aldığım, sahip olduğu yüzlerce parfümü düşününce 'çok da kötü değilmiş' diyen Furkan gayet yakışıklı bir genç ve Ankara Üniversite Tıp Fakültesi öğrencisi. Etrafında pek çok güzel kızın olduğu düşünülünce ne kadar mantıklı bir seçim yaptığımı da gördüğüm kardeşimin katkısıyla bugün sizlere naçizane 10 erkek parfümü önereceğim.
Uzunca bir girizgahtan sonra başlayalım bakalım. :)
10-) Carolina Herrera / 212 NYC Men

İlk keşfettiğimde sıradan gelse de daha sonra başka parfüm kokuları sonrasında kendisine ayrı bir değer biçtiğim parfüm. Hani hem ağır olsun, hem kalıcı olsun. Ama ağır gibi de kokmasın. Hafif gibi dursun gibi bir kısır döngünün içine girenlerin mutlaka denemesini istediğim bir parfüm. Ağır gibi ama değil. Hafif ama tam değil. Bambaşka bir şey yani. Temizlik kokusu sevenlerin tercih etmesini özellikle tavsiye ederim :) Gittikçe etkisi artan erkek parfümlerine 10 numarada 212 NYC ile başlamak güzel oldu. :)
9-) Davidoff / Cool Water

Balık burcu olmam nedeniyle her daim eski ve nostaljik olana duyduğum iflah olmaz ilgim nedeniyle mi bilmem, ilgimi çeken parfümlerden biri de 1988 yılında piyasaya sürülmüş ama popülerliğini yitirmemiş bir parfüm. Davidoff'un The Power Of Cool yani 'soğuğun gücü' diyerek tanıttığı Cool Water ürünü spor koku sevenlerin en favori parfümleri. :)
8-) Prada / Luna Rossa Sport

Kırmızı rengi sever misiniz bilmiyorum ama ben çok seviyorum. Hani denir ya 'Kırmızı olsun, benim olsun'. Aynen o şekilde her daim seçilecek rengimdir kırmızı. Koku ve renk arasında da var olan ilginç bağ nedeniyle Prada'nın Luna Rossa Sportt ürünü rengi itibariyle de cezbedici. Kırmızı renkli çok otantik bir parfüm olan bu koku insanı adeta Dubai'nin sıcak çöllerinde, sıcakta ama sıcağı hissetmeyen ruh halinde hissettiriyor. Etrafta develer, sepetinden yılan çıkartan sihirbazlar ve bir sıcak iklim kokusu. Spor bir koku ile otantik koku nasıl birleşir demiştim ilk bu kokuyu duyunca. Ne demek istediğimi kullanınca siz de anlayacaksınız. Farklı. Çok farklı. :)
7-) Hugo Boss / Bottled

'İnsanın zarifi olur da kokunun zarifi nasıl olur' diye düşünmüştüm bu kokuyu ilk keşfettiğimde. İşte parfümün, kokunun en zarif hali.. Hugo Boss'un Bottlet ürünü şehirli ve genç erkeğin kokusu. Yormayan, zorlamayan, yok gibi, kendi kokusu gibi ama varlığını her geçen dakika hissettiren bir parfüm. Gündelik kullanım için en ideal erkek parfümü diyebilirim. Furkan en çok bunu beğenmişti. :)
6-) Versace / Dylan Blue

6 numaraya koyduğum hayranı olduğum Versace markasının bir başka parfümü koydum. Dylan Blu için ayrı bir paragraf açmam farz oldu. Hani simitle çay güzel gider ya ya da ne bileyim döner ve ayran ya da yağmur ve kahve.. Bu ikilemeler gibi yanında bir şarkı ile sunacağım bir parfüm var sırada. Dylan Blu yormayan ve hemen her mevsim kullanılabilecek kokusuyla gerçek anlamda mükemmel ötesi bir koku. Ve en çok yanına yakışan şarkı ile birleştiremesem olmazdı. Sanki bu şarkının parfümü gibi ya da bu parfümün şarkısı. :)
Bob Dylan & Mr Tambourine Ma
5-) Valentino / Uomo

Orta yaş erkeğine hitap ettiği söylenen bu parfüm ağır olmayan ama çok kalıcı kokusuyla popüler. Bir rivayete göre Valentino'nun güneşli bir Venedik günü için yaptığı söyleniyor. Denenmesi gerekenler listenize alın derim. :)
4) Armani Code

Gelelim buram buram kalite kokan bir marka ve onun efsane parfümüne. Bu kokuyla ilgili bir anımı da anlatmadan geçemeyeceğim. 2014 senesinde üniversite öğrencisiyken Aydın'da bir halk otobüsünde yorgun moralsiz ve bir sonraki gün yapılacak vizeleri düşündüğüm bir anda birden bir koku geldi. Resmen beni kendime getiren ve ısrarla sahibini aradığım bir kokuydu. Ve gördüm, beklenen soruyu sordum..'Affedersiniz parfümünüzün adı nedir?' Hafif bir babacan gülümseme ile sorduğum abi 'Kusura bakmayın söyleyemem..' demişti. Yaşadığım dumura uğrama durumunu tahmin edersiniz. :) Tam 1 yıl sonra hiç beklemediğim bir anda o kokuyu adını tesadüfen buldum. İşte o koku bu kokuydu. Tek kelimeyle kullananların kıskanıp kimseyle paylaşmadığı bir parfüm. Anlatması zor çok başka der susarım. :)
3-) Jean Paul Gaultier / Le Male

Jean Paul Gaultier Le Male, 1995 yılında piyasaya sürülen bir erkek parfümü.ama halen dünyanın en iyi erkek parfümleri arasında yerini koruyor. Halen çok popüler. Kullananlarda bir vazgeçilmezlik yaratan parfümün tam adı Jean Paul Gaultier Men’s Le Male in the Navy..
Bazı parfümler ilk başta etki etmez bilirsiniz. Sonrasında çarpar insanı. Amma velakin bu çarpıcı Fransız daha ilk dakikadan 'ben buradayım' dedirten bir özelliğe sahip. Çok sevdiklerimden. :)
2-) Versace / Eros

Ve son iki parfüme geldik ki naçizane bilgi ve fikrime göre bu iki parfüm hakkında, özellikle Versace Eros hakkında diyecek fazladan bir çift lafım var. Versace'nin her bir parfümü ayrı güzel. Ayrı bir havası var. Pek çoğunu denedim. Biliyorum. Amma velakin konu erkek parfümü olunca bir şehrin herhangi bir yerinde, otobüste, metrobüste, iş yerinde, sinemada AVM'de veya herhangi bir zaman diliminde sıradan bir yerde, hiç tanımadığınız biri 'Bir saniye bakar mısınız? Parfümüzün adı neydi?' diye sorsun istiyorsanız tercihiniz olsun. Bu parfüm Erkek hegemonyasında kendini belli eden, adı gibi mitolojiye dem vurmuş bir Eros yaratabilir sizden. :)
1-) Terre d'hermes by hermes

Ve ilk sıraya en uygun gördüğüm parfümle finali yapalım. Hermes'in adını Yunan mitolojisinde tanrılardan biri olan 'Hırsızların tanrısı Hermes'ten alan parfüm insanı daha doğrusu karşı cinsi çok etkileyen bir parfüm. Adını neden 'Hırsızların tanrısı Hermes'ten aldığını tahmin ederseniz herhalde. Kadınların kalbini çalan bir koku olması ona bu ismi vermiş. Az olan kıymetli ve gizemlidir ya her zaman. İşte Hermes'in bu parfümü de ülkemizde çok kullanılan bir koku değil. Sadece bu kokuya tutkuyla bağlı erkeklerin vazgeçilmezi. Yani size bir kadının sorgusuz sualsiz aşık olmasını istiyorsanız bu parfümü kullanın derim.
Koku gidince aşk biter mi. İşte orası sizin duygu dünyanızla ve karşı tarafa vereceğiniz kokuyla gelen izlerin devamını sağlamanızla ilgili. Aşkın kokusu Hermes der susarım. :)

Başta da belirttiğim gibi, koku önemlidir. Koku her şeydir. Bir anımsamaktır. Bir olayı, bir anıyı, bir aşkı, bir sevdayı ya da sevdaya dahil olan bir ayrılığı. Ne zaman bir koku gelse, buram buram ciğerlerine dolsa burnunun direği sızlar. Çünkü bir koku size hatırlatır.
'Köşe başını tutan leylak kokusu, yakamı bırak da gideyim..' diyen Oktay Rıfat. 'Bana göre en güzel koku, sevdiğime sarıldıktan sonra üstümde kalan kokudur..' diyen içimizden biri, 'Ölmek için doğmuştur ya insan; O yüzden her yağmur sonrası toprak kokusunu sever..' diyen Tolstoy. Hepsinin vardı bir bildiği.
Pahalı parfümleri kenara bırakın. İnsan güven kokmalı.
..der biri de.. O da apayrı bir konu. :)
(Kadın parfümleri bir başka yazımda..)
Sevgiyle..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar