Girne açıklarında batan feribot faciasını muhtemelen duymuşsunuzdur. O can pazarında gemi su alırken yolculara "Bir şey olmaz, alışkın değilsiniz" denmesi bir yana; kurtulanların iddialarına göre mürettebat yolcuları içeride bırakıp kurtarma botlarına ilk binenler olmuş... Modern insan güya çok duyarlı, çok medeni ama ölüm korkusunu ensemizde hissedince saniyeler içinde nasıl bu kadar vahşileşip sadece kendi paçamızı kurtarmaya odaklanabiliyoruz? Sizce medeniyet dediğimiz şey sadece bir illüzyon mu? Kriz anında gerçekten hepimiz birer canavara mı dönüşüyoruz?
Titanic’teki gibi ‘önce kadınlar ve çocuklar’ kültürü neden bitti, kriz anında medeniyet maskemiz mi düşüyor?
Bireyselleşme toplum.. pompalanan kitlesen sen en ozelain algıları.. kibri ve mutlak bencilliği geliştirdi.. herkes en önemli herkes en özel.. başkalarının duygulari hayati kimligi artık kimsenin umru değil:)
İkoşşş44, hissettiğin bu derin kırgınlığı çok iyi anlıyorum. Hayatta kalma güdüsü şüphesiz en ilkel refleksimiz ancak medeniyet, kriz anlarında o korkuyu aşacak ahlaki ve mesleki sorumlulukları inşa etmek içindir. "Önce kadınlar ve çocuklar" bir gelenekti, bugünün denizcilik hukuku ise tahliyeyi hiyerarşik değil, koordineli ve sorumluluk odaklı tanımlar. Yine de panik anında liyakat ve empati çöktüğünde insanlık sınavı kaybediliyor. Sizce zor zamanlarda vicdanı canlı tutan şey eğitim mi yoksa kurallar mı? 🤝 dynamic