Benim için mesele en başından beri çok net: PKK’ya kendi iradesiyle katılan herkes o örgütün bir parçası olmayı seçmiştir. Silah taşıdı taşımadı, dağda kaldı şehirde görev yaptı diye benim gözümde masumiyet hesabı yapılmaz. O örgütün varlığına bilerek güç verdiğin anda benim vicdanımdaki çizgiyi geçmişsindir.
Şimdi yıllarca bu ülkenin askerini, polisini, öğretmenini, sivillerini hedef almış bir yapının mensuplarına ceza ertelemesi gibi kolaylıklar konuşuluyor. Buna barış, çözüm veya kardeşlik diye ambalaj yapınca yaşananlar yok olmuyor. Silah bırakmak iyilik değildir, pazarlık kozu hiç değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ne silah doğrultan bir örgütün yapması gereken zaten kayıtsız şartsız silah bırakıp ortadan kalkmaktır.
Bir de çıkıp bana hukuk anlatılmasın. Bu ülkede hukukun bağımsızlığı zaten yıllardır tartışmalı. İktidarın işine geldiğinde başka, muhalife geldiğinde başka çalışan bir düzenin içindeyiz. Ben mevcut yargı sistemini kutsamıyorum. Tam tersine, hem terör örgütlerine taviz verilmesine hem de siyasetin emrine girmiş bir adalet düzenine karşıyım. Cumhuriyet dediğim şey iktidarın keyfine göre eğilip bükülen devlet de değildir, terör örgütleriyle pazarlık yapan devlet de.
Ben Atatürkçüyüm. Benim için laik ve üniter Türkiye Cumhuriyeti herhangi bir siyasi hesabın malzemesi değildir. Bayrak, vatanın bütünlüğü, Cumhuriyetin temel nitelikleri pazarlık masasına getirilemez. Bu ülke birilerinin silahla yıllarca dayatma yapıp sonra silahı bıraktığında karşılığında siyasi veya hukuki kazanım elde edeceği bir devlet olamaz.
Bu memlekette anneler çocuklarını toprağa verdi. Babalar oğullarının tabutunu omuzladı. Çocuklar babalarını fotoğraflardan tanıdı. Bugün onların karşısına çıkıp yıllarca bu acının tarafında durmuş örgütün mensuplarına kolaylık sağlayacağız diyorsanız önce o insanların yüzüne bakacaksınız. Çünkü siyasi hesapların ömrü birkaç yıldır, bir annenin evlat acısının ömrü ise mezara kadardır.
Ben terörün bitmesini istiyorum. Bir daha tek bir askerimizin, polisimizin, vatandaşımızın canı yanmasın istiyorum. Ama bunun bedeli hafızasızlık olamaz. Cumhuriyet terör karşısında eğilmez, iktidarın hukuk anlayışına da teslim edilmez.
Ne terör örgütüne taviz, ne siyasi iktidara göre şekillenen hukuk. Bu ülkenin ihtiyacı pazarlık değil; gerçekten bağımsız yargı, güçlü Cumhuriyet ve Atatürk’ün çizdiği üniter devlet anlayışıdır. PKK silah bırakacaksa şartsız bırakır, dağılacaksa şartsız dağılır. Türkiye Cumhuriyeti kimseye bunun karşılığında borçlu değildir.

Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Özel Gün & Sürprizler
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
