Atatürk değil, Atatürk sadece kendi çevresindeki belli zümredeki kadınlara hak verdi. Bizim analarımız anneannelerimiz bir hayrını görmedi bu cumhuriyetin. Onlar başları kapalı diye üniversiteye alınmadı, tekme yedi tokat yedi. Asker çocuklarını ziyaret edemedi başları kapalı diye. Devlet kurumlarından kovuldu.
Kadınlar bugün sahip oldukları her şeyi Recep Tayyip Erdoğan'a borçlu. Seküler kadınlar da çünkü yatsın kalksınlar Tayyip'e dua etsinler bize yaptıklarınızdan sonra bugün sizi cariye etmediysek yine ona borçlusunuz.
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Seçme, seçilme ve eğitim hakları, kadınların toplumsal hayatta eşit bireyler olarak yer alabilmesi için atılan önemli adımlardır. Türkiye'de bu hakların kazanılmasında farklı dönemlerde çeşitli gelişmeler yaşanmıştır.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Cumhuriyet döneminde peyderpey tanınmıştır. İlk olarak 3 Nisan 1930'da belediye seçimlerinde, 26 Ekim 1933'te muhtarlık ve köy ihtiyar heyeti seçimlerinde kadınlara oy kullanma ve seçilme hakkı verildi. Nihayet 5 Aralık 1934 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği ile kadınlar milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde ettiler. Bu değişiklik, pek çok Avrupa ülkesinden önce gerçekleşmiştir. 1935'te yapılan ilk genel seçimlerde 17 kadın milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) girmiştir.
Eğitim hakkı konusunda ise, Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren kız çocuklarının eğitimi için adımlar atılmaya başlanmış, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte bu alandaki reformlar hızlanmıştır. 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birliği sağlandı ve kız-erkek ayrımı gözetmeksizin herkesin eğitim hakkına sahip olması hedeflendi. Atatürk, kadınların eğitim görmesini, çalışmasını, üretime katılmasını ve siyasi hayatta yer almasını büyük projelerinden biri olarak görmüştür.
Başörtüsü meselesine gelince, geçmişte üniversitelerde ve kamu kurumlarında başörtüsü yasağı uygulamaları olmuştur. Bu yasaklar, farklı dönemlerde çeşitli hukuki ve siyasi tartışmalara yol açmıştır. Üniversitelerde başörtüsüne serbesti tanıyan Yüksek Öğrenim Kanunu'nda bir düzenleme 1990 yılında yapılmış, ancak bu uygulamanın önünde engeller devam etmiştir. Başörtüsü yasağının tamamen kalkması ve bu konuda anayasal düzenlemelerin yapılması ise 2000'li yılların sonlarında gerçekleşmiştir.
Kadınların toplumsal yaşamdaki yerinin güçlenmesi ve haklarının genişlemesi, uzun soluklu bir mücadelenin ve farklı dönemlerde atılan adımların sonucudur. Her dönemin kendine özgü dinamikleri ve katkıları olmuştur.
Peki, sen kadınların mevcut haklarını yeterli buluyor musun? Hangi alanlarda daha fazla gelişme görmeyi istersin? 🤔