14 gü

Türkiye'de yaşamak neden bu kadar güvensiz?

Ben İzmir'de yaşıyorum. Dün bir yere gittim. Karşıdan karşıya geçecektim. Belediye aralıklarla 2 üst geçit yapmış. Benim bulunduğum yerin aşağısında kalan üst geçidi 1 hafta önce kullanmak istedim. Asansör ve yürüyen merdivenler bozuktu. Dün tekrar gittiğimde de diğer üst geçidi kullanayım dedim. Onun da yürüyen merdiven ve asansörleri bozuktu. Hava aşırı sıcak. 40 derece. O kadar merdiven çıkıp yolun karşısına geçmeye üşendim. Direkt caddeden geçeyim dedim trafik lambalarına bir baktım çalışmıyor kapatmışlar aradım iki durumu da şikayet ettim. Belediyenin ulaşım hizmetlerine yönlendirildim.

Bana diyor ki yangın var yangına tedbir olarak trafik lambalarını kapattık. Trafik de karmaşık bir hale gelmişti. Ben de dedim ki yangına tedbir olsun diye trafik lambaları kapatıyorsun burada da kazaya sebep oluyorsun insanlara araba çarpacak. Ne yapabiliriz diyor. Ya belediyede sorun çözmek diye bir şey yok. Bu iktidarda da böyle sorun çözmek istemiyorlar. Bir şey olduğunda ne merkezi yönetim (iktidar) ne de belediye sorumluluk almıyor. (Kartalkaya olayı, maden çökmesi/patlaması olayları, depremler, İzmir'de 2 kişinin yağmurda elektrik akımına kapılması gibi yığınla olay sayabilirim. İkisi de sorumluluğu birbirine atıyor önlem almak falan bilmiyorlar.)

Ben de trafik lambalarına güneş paneli takarsın lityum batarya takarsın böyle durumlarda trafik lambalarını kapatmak zorunda kalmazsın dedim ama bu esnada kavga ediyoruz. İzmir'de böyle uygulama yok dedi. Evet yok yapacaksınız dedim. İzmir'de nerede var dedi. Yabancı ülkelerde var bu sistem dedim. İzmir'de yok diyor. İzmir'de yoksa yapacaksın ki olacak diyorum. "BU ARADA BU SİSTEM İSTANBUL'DA DA YOK Ankara 'DA DA YOK AKP'nin YÖNETTİĞİ BELEDİYELERDE DE YOK." AMA AFET OLDUĞUNDA ELEKTRİK KESTİKLERİNDE SOKAKLAR YOLLAR KARANLIKTA KALIYOR. KAZALAR OLUYOR. AKP'NİN YAPMAMASI BELEDİYE OLARAK SENİN DE YAPMAYACAĞIN ANLAMINA GELMEZ. SEN YAP AKP DE BELKİ SENDEN GÖRÜR YAPAR. Kavga ettik bağrıştık.

Sonra telefonu kapattım belediye personeli sen bana bağıramazsın diyerek beni özelden arıyor. Özel telefon numarasından beni arama hakkı yok normalde. Ben bunları belediyeye söyledim dedim. Seninle alakası yok dedim. Bana ben belediyeyim diyor. Olayı şahsi kavgaya dönüştürdü. Sen belediye değilsin dedim. Bana şahsi numarasından yaptığı aramada diyor ki bunları tek sen düşünmüyorsun bunları akıl edecek sivri zekalı bir sen misin? Biliyorsunuz da neden yapmıyorsunuz o zaman? Kavga ettik konuşmalarının hepsinin ses kaydını aldım şikayet edeceğim. CİMER'den yazdım savcılığa da ayrıca gideceğim.

Olayın akşamına belediyenin 2026 bütçesine baktım 110 milyar TL bütçesi varmış. İsteseler 20 seneden fazla bu şehri yönetiyorlar kademeli olarak bu işi yıllara yayarak tüm şehrin trafik lambalarını güneş enerjisi yaparlar sokak aydınlatmaları güneş enerjili olur. Afet anında elektrik kesintisinden etkilenmezler. Telefonda bana GDZ elektriği kesti diyor. Mesele elektriğin kesilmesi değil. Orada bir kaza olsa birine araba çarpsa belediye diyecek ki ben 2 üst geçit yaptım sorumluluk bana ait değil diyecek GDZ elektrik tedbir amaçlı kapattım trafik ışıklarını diyecek ölen suçlu olacak. Ölen öldükten sonra önlem alsan ne olacak esas mesele kaza meydana gelmeden önlemek.

Geçen senelerde 2 kişi İzmir'de yağmurlu havada elektrik akımına kapılıp öldü. Ne belediye ne de GDZ sorumluluk kabul etmedi.

Türkiyede yaşamak neden bu kadar güvensiz?

Konuşmaların ses kaydını babama dinlettim. Babama anlattım babam da diyor ki sen boşuna milletle tartışıyorsun. Savcılığa gitmene gerek yok. Ulen karı bana BEN BELEDİYEYİM diyor sen belediye falan değilsin. Kim veriyor sana bunu söyleme hakkını? 3800 TL su faturası ödüyoruz biz. 110 MİLYAR TL ödenek alıyorsun nasıl yapılamıyor? 20 seneden fazla yönetiyorsun şehri. Halkın oylarıyla o belediyede olduklarını unutmuşlar.

Türkiye'de yaşamak neden bu kadar güvensiz?
Cevapla