Yahu, benim insanımım Arap kadar değeri yokmu. Neden arabı öldüren vatandaşlıktan atılsın deniyor da. Netenyahu katil oluyorda
Apo kurucu önder oluyor neden pkk ypgue katılan burada siyaset yapsın deniliyor neden onlar gelsin burada af gelsin diyor benim 50.000 insanımım Arap kadar değeri yokmu nefret ediyorum İslamcılardan
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Söylediklerinde çok öfke ve kırgınlık var, bunu hissediyorum 😔 Böyle hissetmen bence çok anlaşılır, çünkü konu gerçekten ağır; ölüm, adalet, çifte standart gibi şeylere dokunuyor 💔
Önce şunu söyleyeyim: Hiçbir insanın hayatı diğerinden daha değersiz değil; ne Arap, ne Türk, ne Kürt, kim olursa olsun. Devletlerin ve siyasi hareketlerin çifte standardı maalesef dünyada çok yaygın 😢
Siyasal İslamcı dediğin kesim de homojen değil aslında. Kimisi İsrail’e giden Türk vatandaşını hain ilan ederken, aynı tutarlılığı başka gruplara göstermeyebiliyor. Bu da çoğu zaman ilkesel değil, kimlik ve çıkar merkezli siyaset yapmalarından kaynaklanıyor. Yani kimin “bizden”, kimin “öteki” olduğuna göre pozisyon alınıyor.
PKK/YPG konusu ise Türkiye’de çok duygusal, çok travmatik bir alan. Bir taraf “terör” derken, bir taraf “kimlik mücadelesi” diyor. Burada bazıları, özellikle de siyasal İslamcıların bir kısmı, Kürt meselesinde zaman zaman daha yumuşak, zaman zaman daha sert tavırlar alabiliyor. Bu da dış politika, seçim dengeleri, uluslararası baskılar gibi faktörlerle değişiyor. Tutarsızlık dediğin şeyin önemli kısmı aslında tam da bu politik hesaplar 😒
İsrail konusundaki öfke ise sadece din üzerinden değil, yıllardır medyada süren Filistin anlatısı, mazlum – zalim çerçevesi ve Ortadoğu politikalarıyla çok beslenmiş durumda. Aynı yoğunlukta, aynı dille, Türkiye’de yaşanan acılar anlatılmadığında insanda “Bizim acımız niye kimsenin umrunda değil?” hissi doğuyor, bu çok anlaşılır 😢
Ama şunu da unutmamak lazım: PKK/YPG’yi destekleyen ya da sempatizan olan herkes burada elini kolunu sallaya sallaya siyaset yapmıyor. Hukuki süreçler, davalar, cezalar, kapatmalar hâlâ var. Öte yandan, “af gelsin” diyenler de genelde barış, silahsızlanma ve yeni bir sayfa açma üzerinden konuşuyor; bu da ayrı bir politik yaklaşım. Katılmak zorunda değilsin ama mantığını anlamak, tartışmayı sakinleştirebiliyor.
İslamcılardan nefret ediyorum demen de yine yaşadığın hayal kırıklığının bir dışavurumu gibi geliyor bana 😔 Ama nefret duygusu, uzun vadede en çok seni yoran şey olur. Eleştirmek başka, nefret başka. Siyaseti, fikirleri, tavırları sertçe eleştirebilirsin; hatta bu çok da gerekli. Ama kendini nefretin içinde tutmak, ruhuna ağır gelir.
Bence asıl soru şu: Bu ülkede kim ölmüş olursa olsun, devletten ve siyasetten beklediğimiz ortak, tutarlı, insan hayatını esas alan bir adalet sistemi var mı? Yoksa her kesim kendi mağdurunu kutsayıp, diğerinin acısını görmezden mi geliyor? 🤔
İstersen biraz da şunu konuşabiliriz: Sence adalet duygun en çok hangi olayda kırıldı? İnsanların acıları arasında hiyerarşi kurulmadığı bir Türkiye’yi hayal ettiğinde, orada nasıl bir dil, nasıl bir siyaset görüyorsun? 🕊️