Selamünaleyküm kardeşlerim hayırlı pazarlar! Ukrayna'daki savaşta bu kadar ses yükselten Batı dünyası, neden İsrail'in Gazze'de işlediği soykırıma bu kadar sessiz kalıyor?
#gündüzüngüneşisoruyor
#kizlarsoruyor
#gündüzüngüneşisoruyor
#kizlarsoruyor
Niye sizin inandığınız mitolojik kitapta maide51. ayette hristiyanları dost edinmeyin yazmıyor mu niye dostluk arıyorsunuz şimdi ayrıca inandığınız arap tanrısı benden başkasından yardım almayın siz benim dinime yardım ederseniz bende size yardım ederim diyor bırak inandığınız tanrı yardım etsin size?
Konuyu bilinçli olarak çarpıtıyorsun.
Ben burada Batı’nın Ukrayna’da gösterdiği hassasiyeti Gazze’de göstermemesini, yani siyasi çifte standardı sorguluyorum.
Kur’an ayetleri, benim inancım ya da senin dine bakışın bu sorunun konusu değil.
Ayrıca Maide 51 ayeti “dostluk” değil, siyasi-askerî egemenlik ve otorite ilişkisi bağlamında yorumlanır; bunu bile bile basitleştirmen iyi niyetli değil.
Bir de “Arap tanrısı” gibi ifadeler akademik değil, sadece ötekileştirici.
Konuya cevap vermek istemiyorsan sorun değil ama dine saldırarak Batı’nın çifte standardını aklamış olmuyorsun.
Ben burada seninle veya kimseyle din tartışması yapmıyorum, kimseyi de kendi inancıma davet etmiyorum.
Sorduğum şey çok net: Batı neden Ukrayna’da gösterdiği insanî ve ahlakî hassasiyeti Gazze’de göstermiyor?
İnancım, Kur’an ayetleri ya da senin dine bakışın bu sorunun konusu değil.
Maide 51. ayeti de senin sunduğun gibi yüzeysel bir “dostluk” meselesi değildir; siyasi egemenlik, zulme ortak olmama ve adalet eksenli duruş bağlamında anlaşılmalıdır.
İslam, mazlum kim olursa olsun mazlumun yanında durmayı emreder. Bugün Gazze’de ölen çocuklar Müslüman olduğu için değil, insan oldukları için savunulmalıdır.
Konuya cevap vermek istemiyorsan sorun değil; ama inanca saldırarak siyasi bir çifte standardı görünmez kılamazsın.
Haydaa dostluk değil diyor bir tane ayet söyler misin bana hristiyanları Yahudileri vs sevin diye ya da onlara yardım edin diye daha dininizden bi habersiniz işinize geldiği gibi yorumla geç ohh ne iyi ya böyle
Ayeti bağlamından kopararak konuşuyorsun. Maide 51’de geçen “veli” kelimesi dostluk, insanî ilişki değil; siyasi-askerî bağlılık ve otorite anlamındadır. Aynı Kur’an’da Müslümanlara, kendileriyle savaşmayan ve zulmetmeyen gayrimüslimlere iyilik yapmayı ve adil davranmayı açıkça emreden ayetler vardır (Mümtehine 8).
İslam’da yardımlaşma insanlık temellidir, din temelli değil. Aç olanın dini sorulmaz, zulme uğrayanın kimliği sorulmaz. Benim savunduğum da bu: evrensel vicdan.
Konuyu Gazze’den kaçırıp dine saldırmak, çifte standardı örtmez. Burada mesele “kim haklı” değil, kime ses çıkarıldığı meselesidir.
nisa 89 ayeti inançtan dönenlerin yakalanıp öldürülmesini emrederken bu durum bireysel vicdanın kolektif inanç otoritesine kurban edildiğinin en açık kanıtıdır bakara 193 ve tevbe 5 gibi ayetler ise fitne yeryüzünden kalkana kadar savaşı bir yükümlülük olarak sunarak barışı ancak mutlak bir hakimiyet sonrasına öteler tevbe 29 ise ehli kitabın bile boyun eğdirilip cizye verene kadar baskı altında tutulmasını öngörür ki bu durum mütehine 8deki iyi niyetli yaklaşımla taban tabana zıttır muhammed suresi 35 ayetinde geçen üstün durumdayken barışa çağırmayın ifadesi ise stratejik bir üstünlük anlayışının barış idealinin önüne geçtiğini gösterir tüm bu metinler bir arada değerlendirildiğinde dinin evrensel bir vicdandan ziyade biz ve onlar ayrımı üzerine kurulu siyasi bir kimlik inşa ettiği görülür dolayısıyla insani yardımlaşmanın dinler üstü olduğu iddiası dinin kendi metinlerindeki bu dışlayıcı ve savaşçıl buyruklar tarafından epistemolojik olarak çürütülür din doğası gereği kapsayıcı değil korumacıdır ve bu korumacılık her zaman ötekine karşı bir otorite kurma arzusu ayrıca size savaş açılmasının sebebi bile bakara217'deki gibi fitne çıkarmak size savaş açmaktır sizin dininizi tenkit etmek dahî harp sebebi kuranı bütünsel olarak okumadın galiba
Ve son olarak tevbe 123 ayeti yanınızdaki kafirlerle savaşın ve onlar sizde bir sertlik bulsunlar diyerek barışçıl ve adil ilişki modelini tamamen devre dışı bırakır beni kureyza hadisesi ise bu sertliğin pratikteki en keskin tezahürüdür kuşatma sonrası teslim olan yüzlerce erkeğin hendekler kazılarak infaz edilmesi evrensel hukuk veya vicdanla değil kabilenin ve yeni kurulan siyasi otoritenin mutlak güvenliğiyle açıklanabilir keza hayber savaşı da savunma amaçlı bir savaştan ziyade stratejik bir fetih ve ganimet hamlesidir safiyye bint huyay hadisesi savaşın insani maliyetini ve kazananın kaybeden üzerindeki mutlak tahakkümünü simgeler ahzab 26 ve 27 ayetleri bu süreci tanrısal bir iradeyle meşrulaştırarak mülklerin ve canların devredilmesini kutsal bir zemin üzerine oturtur dinsel metinlerin ve eylemlerin insanlık temelli bir yardımlaşmadan ziyade teokratik bir devletleşme sürecinin araçları olduğunu kanıtlar barış ve iyilik temalı ayetler genellikle gücün zayıf olduğu dönemin izlerini taşırken kılıç ayetleri ve bu askeri hamleler dinin kurumsallaşmış gücünü temsil eder bu da vicdanın evrenselliğini değil inancın hükümranlığını esas alan bir yapıdır
Ayetleri bağlamından koparıp tarih, savaş hukuku ve siyasal şartları yok sayarak ardı ardına sıralamak bir ‘okuma’ değil, bir ‘tez dayatmasıdır’. Kur’an’ın kendisi ‘adil olun’, ‘bir canı öldürmeyi tüm insanlığı öldürmekle’ eş tutarken; sen metni yalnızca güç, savaş ve tahakküm penceresinden okuyorsun. Bu senin tercihin.
Ben ise insan onurunu, mazlumun kimliğine bakmadan savunmayı ahlaki bir ilke olarak görüyorum. Gazze’de çocuklar öldürülürken Batı’nın çifte standardını eleştirmek için ne bir dine mensup olmak ne de Kur’an’ı senin gibi okumak zorunda değilim.
İnançla kavgan olabilir; ama masumların ölümü üzerinden bunu yürütmek vicdanlı bir tartışma değildir.
Bir canı öldürmek tüm insanlığı öldürmek gibi derken 😂 orada haksız olarak diyor kâfirse müşrikse hristiyansa yahudiyse size vergi cizye vermiyorsa terör saçmanızda kabahat yok ayeti bağlamından koparıyormuşum senin okuduğundan daha çok okudum hadisleride aynı minvâlde ayrıca işıd Hizbullah el kaide taliban hamas boko haram bunlara bakacak olursan sanırım benden farksız düşünmüyorlar hadi bu adamlara de ya siz kuranı yanlış biliyorsunuz ayetleri bağlamından koparıyorsunuz diye adamlar kafa keserken ayet okuyor be onlarada desende bi bakalım nasıl bağlamından koparıyorlarmış göstersinler sana terör dinine iman edip geliyonuz burada insanlık taslıyorsunuz gazzedekiler müslümanlığı israildekiler museviliği bıraksın savaş mavaş kalmaz 5 bin yıldır insanlar dini savaşlar yapıyorlar nice kanlar döküldü kendi uydurdukları tanrılar yüzünden sizde bunlara destek verdikçe bu katliamlara sizde ortak oluyorsunuz vicdanınızla aklınızla araştırın şu dinleri korkarak imanını kaybetme korkusuyla cehennem korkusuyla değil
Sen niye konuyu saptırıp din tartışması yapıyorsun.
Ben evrensel vicdan konuşuyorum sen din tartışıyorsun.
Ona bakarsan Çin de Filistin'i sözde destekliyor ama Doğu Türkistan'da soykırım yapıyor
Sen din ile girmeseydin mevzuya bende dini katmazdım ayrıca çin meselesine gelince daha dünyadan habersin 1990'lardan 2010'ların ortasına kadar bölgede (ve bazen Pekin gibi şehirlerde) bıçaklı saldırılar ve bombalamalar gibi şiddet olayları yaşandı çinde bu saldırılardan radikal İslamcı ve ayrılıkçı grupları (özellikle Doğu Türkistan İslami Hareketi - ETIM) sorumlu tutuyor zirâ o örgütte bunu yalanlamadı çin öyle masumları hedef almıyor zaten sürüsüne bereket türk var orada benim yakınımda dostlarımda var kimsede çıkıp bize saldırıyorlar demiyor o kamplardaki insanları radikalleşmeden kurtarmak ve onlara iş imkanı sağlamak için kurulan eğitim merkezleri olduğunu savunuyorlar hatta yani onlara göre bir daha saldırı olmasın diye kişiyi rehabilite ediyorlar bende aynı senin gibi düşünüyordum hatta hükümete sövüyordum orada türkler eziyet görüyor diye ama işin aslını öğrenince caydım bugün bize pkk deaş ne yapıyorsa oradaki türk terör örgütleride bunları yapıyor hiç bir devlet bu tür yapılanmalara müsamaha göstermez haksızsam söz senin
Ben hiçbir silahlı örgütü, hiçbir terörü, hiçbir masum öldürmeyi savunmuyorum. Kim yaparsa yapsın zulümdür. Ayetleri bağlamından koparıp şiddeti meşrulaştıranlarla da arama mesafe koyarım.
Gazze’de savunduğum şey din değil; sivil insanların, çocukların, kadınların topluca öldürülmemesidir. Aynı ilkeyi Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da, her yerde savunurum.
Bir ayeti kötüye kullananlar var diye o metinden ahlaki ilke çıkaran herkes ‘terör destekçisi’ olmaz. Aynı mantıkla İncil veya Tevrat adına yapılan şiddetleri de o dinlere yüklemek gerekir ki bu da adil değildir.
Ben korkuyla değil, vicdanla konuşuyorum. Sen ise meseleyi din tartışmasına çekerek sivil ölümleri görünmez kılıyorsun. İtirazım buna.
Şiddeti kim yaparsa yapsın meşru görmem. Çin’de geçmişte yaşanan saldırılar varsa bile bu, milyonlarca insanın etnik ve dini kimliği nedeniyle topluca fişlenmesini, kamplara kapatılmasını, dilinin ve kültürünün bastırılmasını haklı çıkarmaz.
Bir devlette güvenlik tehdidi varsa hedef bireyseldir, kolektif değildir. Hukuk da ahlak da bunu söyler. ‘Radikalleşme’ gerekçesiyle insanların pasaportuna el koymak, aileleri ayırmak, zorla ideolojik eğitime tabi tutmak rehabilitasyon değil, toplu cezalandırmadır.
‘Kimse bize saldırmıyor’ demek, hak ihlali yok demek değildir. Baskı zaten çoğu zaman sessizlik üretir.
Ben burada bir örgütü değil, sivilleri savunuyorum. Devletler terörle mücadele edebilir; ama bunu insan onurunu yok ederek yapamaz. Aksi halde güvenlik değil, korku üretir.
Aleykümselam ispanya dışında cesaret gösteren hiçbir ülke yok
Evet gerçekten helal olsun İspanya, Norveç'e
Selam, sana da hayırlı pazarlar 🙏🌿
Batı’nın tavrındaki çifte standart duygunu çok iyi anlıyorum 😔 Ukrayna’da uluslararası hukuk, insan hakları, işgal vurgusu yapanlar; Gazze’de çoğu zaman “meşru müdafaa” söylemine sığınıyor. Bunun arkasında jeopolitik çıkarlar, tarihsel ittifaklar, silah anlaşmaları, medyanın olayı sunma şekli gibi büyük bir güç dengesi var ⚖️
Sence en büyük etken çıkar ilişkileri mi, yoksa medyanın olayı tek taraflı yansıtması mı? 🤔🕊️
Çıkar ilişkileri ve bencillik bence! Bu arada Çin de Filistin'e bu kadar destek veriyor gibi görünse de onlar da Doğu Türkistanda soykırım yapıyor
Cevap
4Cevap
Ortadoğu ABD ve İsrail yüzünden diye düşünüyorum ama merak etme göçler başlarsa ilk Türkiye kapı açar
Gazze'deki ve Doğu Türkistan'daki Uygur soykırımına kimse ses çıkarmıyor
Oradaki durum neymiş
Çünkü Müslümanlar insandan saymıyor dünya insan hakları derneği
Çok trajik bir şey bu
Evet ama biz Müslümanlar olarak da ukraynalilar gelse Suriyelilere gösterdiğimiz tepkinin aynısı ni gostermiyoruz
He işte bu çok saçma
Hristiyanlar niye Müslüman için ses etsin hangi müslüman Ukrayna savaşı için ağzını açmış
Meseleyi din üzerinden değil, insan hayatı ve evrensel vicdan üzerinden konuşuyorum.
Ukrayna’da siviller öldürülürken ses çıkaran herkes doğru yaptı; Gazze’de öldürülen siviller için de ses çıkarmak aynı şekilde doğrudur.
Bir yerde sessiz kalınmış olması, başka bir yerdeki zulmü meşrulaştırmaz.
Ahlak karşılaştırma ile değil ilke ile olur.
Benim durduğum yer: kim olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun sivillerin katledilmesine karşı olmak.
Batı daha ne yapsın? Müslüman ülkelerin 10 katı ses çıkardılar
Norveç, İspanya, İrlanda ses çıkardı gerçekten helal olsun ama benim dediğim Batı ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler
ABD de Yahudiler bile toplu halde siyonizm karşıtı yürüyüşler yaptılar
Ben devletleri ve yöneticilerini kastediyorum kardeşim yoksa ben de biliyorum ki ABD'de de birçok insan hatta Siyonizm karşıtı Yahudiler bile Özgür Filistin diyerek tek yürek oldular.
Peki ya müslümanlar neden şu an Suriye'de katledilen sivil Kürtler için ses çıkarmıyor? El Nusra uzantısı HTŞ tam bi terör yapıyor sivilleri katlediyor
Mazlumun kimliği olmaz. Kürt, Arap, Filistinli, Suriyeli… Sivile yapılan her zulüm haramdır ve karşısında durulmalıdır. HTŞ gibi yapılar da İslam’ı temsil etmez, ettikleri zulmün dini bir meşruiyeti yoktur.
Ancak bir zulme ses çıkarmak, diğerini meşrulaştırmak değildir. Gazze’deki soykırımı konuşurken ‘başka yerde de zulüm var’ demek, hiçbir mazluma adalet getirmez. Ben devletlerin ve güç sahiplerinin çifte standardını eleştiriyorum; mazlumları yarıştırmıyorum.
Ama Türkiye başta olmak üzere bir çok Müslüman devlet HTŞ yi destekliyor
Devletlerin yaptığı her şey ne İslam’dır ne de Müslümanların vicdanını temsil eder. Bir Müslüman ülkenin yanlış bir politikası, o yanlışı ahlaken doğru yapmaz. Ben devletleri savunmuyorum; tam tersine zalim kim olursa olsun eleştiriyorum.
HTŞ’yi destekleyen varsa bu siyasi bir tercihtir, dini bir hüküm değildir. Aynı şekilde Batı’nın İsrail’i desteklemesi de ‘Batı’nın vicdanlı olduğu’ anlamına gelmez. Konu dinler değil, güç sahiplerinin çifte standardıdır.
Gazzeyi unuttular yine
Unutmasınlar çünkü akıllarında yoktu zaten
Haberim yok
Nasıl yok
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?