Sizce?
Hayır
Evet
Ülkenin Araplaşmasını istemiyordu
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Sizce?
Öyle olsaydı Kur'an'ın daha anlaşılır hale getirilmesini istemezdi. İnsanların bilinçli ve doğru bir şekilde inançlarını yaşamasını istedi. Devlet ile din işlerinin bir arada yürütülmemesi gerektiği konusunda da çok haklı.
Bence kesinlikle hayır ❌ Atatürk din düşmanı değildi, ben “Ülkenin Araplaşmasını istemiyordu” şıkkına en yakınım diyebilirim ✅ Dinle devleti birbirinden ayırmaya, insanların inancını özgürce yaşamasına alan açmaya çalışıyordu. Dönemin şartlarını, Osmanlı’nın son dönemini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini düşününce yaptığı reformlar daha anlamlı geliyor 🌙🇹🇷 Sen ne düşünüyorsun, hangi şık sana daha yakın geliyor? 💭
Cevap
4Cevap
Ne alaka, Atamın ülkemiz için yaptığı güzel şeyleri araştırın.
Din düşmanı değildi ama ateistti kimsenin dinine karışmıyordu bu yüzden kuranı türkçeye tercüme ettirdi insanlara okusun bilsin bu dinin insan icadı olsun diye kendi inisiyatiflerine bıraktı
Sanırım hayatının son kısımlarında Ateist veyahut Deist çizgiye yöneldi
Fakat din düşmanı demek farklı bir iddia
Agnostik veya Ateistti ama ateist olma ihtimali daha yüksek... din düşmanı değildi Fransız Tipi pozitivizm ve katı laikliği benimsemisti..
Abdülhamidi tahtan indirip ülkeyi yıktılar mahmut paşa özellikle sarayda Abdülhamidin en yakınındaydı
evet tam olarak
Bence Arabın dinine düşmandı
Bütün İslamcılar da Türk düşmanı ne tesadüf
hilafeti getiren ezanı türkçe okutan şeriati kaldırıp laikliği getiren hocaları asan cami ve medreseleri ahıra çeviren başörtüsünu yasaklayan 600 yıllık imparatorluğu
yıkan Kur'an sesine tahammül edemeyen ağzı içkili bir adam arabın dinine değil ancak Allah'ın dinine düşmandır
Neden Allah Türkçe bilmiyor mu? Her şey arapça mı olsun?
her şey arapça olsun demedim farkındaysan konunun Allah'ın Türkçe bilip bilmemesiyle bir alakası yok herşeyin bir usulü vardır ezan da arapça inmiştir ve islami bir değer olduğundan okunduğu şekilden değiştirilmeden arapça olmalıdır sadece Türkiye için değil İslam evrenseldir ve her ülke de böyle olması gerekir
@cevapsahibi
1. Hilafetin kaldırılması amacı, dinin siyasete araç olmasını önlemekti. Şu an günümüzde bunun örneğini ve ne kadar berbat işlediğini ülkenin durumuna bakarak görebilirsin siyasal islam sayesinde.
2. Ezanın Türkçe okunması sadece 1932-1950 senelerinde uygulandı ve Atatürk'ün amacı insanların okuduğu, söylediği şeylerin ne anlama geldiğini bilmelerini istemesiydi. Mesela tarikatçı bir ailede büyüyen arkadaşım var ve küçüklüğünden ona Kur'an'ı ezberletmişler ama Arapça bilmiyor, ezberlediğin şeyin anlamını bile bilmiyor ve onun gibi çok çocuk var. Kur'an zaten sana okumanı araştırmanı söylüyor. Türkçe okumak, Türkçe dua etmek, Türkçe ezan okumak günümüzde kişisel bir tercihtir ve kimseyi Müslümanlıktan çıkarmaz. Arapça kutsal dil değil, araplar da üstün bir ırk değil.
3. Osmanlı'nın son dönemlerinde bile hukuk tamamen şeriat değildi, mesela Mecelle ve nizamiye mahkemeleri vardı. Laiklik, dini yasaklamak değil, devleti tüm inançlara karşı tarafsız yapmaktır. Atatürk döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu; bu, dine düşmanlıkla bağdaşmaz.
4. İdam edilenler din adamı oldukları için değil, isyana sürükleme ve silahlı ayaklanma içinde bulunanlardı. Aynı dönemde seküler olup da yine aynı suçlardan idam edilen insanlar da oldu. Yani hukuk kimliğe değil fiile bakmış.
5. Savaş sonrası harap halde kalan bazı yapılar geçici amaçlarla kullanıldı. Aynı dönemde yüzlerce cami restore edildi.
Medreseler kapatıldı çünkü modern, bilimsel eğitim sistemi kuruldu, ancak camiler ibadete kapatılmadı.
+
6. Başörtüsü yasaklaması olmadı. Kamu görevlileri için kıyafet düzenlemeleri vardı, bu da inanç yasağı değil devlet tarafsızlığı ilkesidir.
7. Osmanlı Atatürk'ten önce fiilen düştü (Mondros Ateşkesi, Sevr Antlaşması, İstanbul'un işgali). Çöken bir imparatorluğun enkazından bağımsız bir devlet kurdu Atatürk.
8. Kur'an'ın sesine tahammül edemiyor olsaydı ne kur'an'ı Türkçe'ye çevirirdi ne de tefsir ve hadis kitapları bastırırdı. İnsanların okuduğunu anlamasını istedi.
9. Bir insanın kişisel alışkanlıkları (senin örneğinle içki içmesi), devlet yönetiminde dine düşman olduğu anlamına gelmez. İslam’da bile niyet ve eylem esastır; kişisel günah, devlet düşmanlığına delil değildir.
Hayır değildi
değildi ne alaka
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?