Site bu sorunun detayında uygun olmayan kelimelerden dolayı sorumu sordurtmadı ben de detayın ekran fotoğrafını çektim. Öyle paylaşıyorum. Rahat bırak bizi de adam gibi sorumuzu soralım 4. yav
Detay burada 👇


Site bu sorunun detayında uygun olmayan kelimelerden dolayı sorumu sordurtmadı ben de detayın ekran fotoğrafını çektim. Öyle paylaşıyorum. Rahat bırak bizi de adam gibi sorumuzu soralım 4. yav
Detay burada 👇


Evlilik konusuna gelirsek erkekler maddi olarak yükün altına girmekten korkmak değil de o maddi harcamaların çöp olması değer bilinmemesi ve tabikide ülkemizdeki toplumsal kültürden ve dini kültürden gelen ilişkide tek taraflı olarak düğünü erkek tarafı yaptığı için bu devirde düğün takı çok pahalı ve değerli şeyler olduğunda kadının en ufak değersiz hissettirmesi erkeğin çok zoruna gider. Sen mesela git 2 milyon tlye Mercedes al biri de arabanı çizsin her yeri çizik olsun naparsın? Malın var diye içine sıçılmasından hoşlanmazsın demi işte evlilikte insanların gözünde manevi değil de maddi değer haline geldi bu yüzden de çok cinayetler çıkıyor. Ülkenin durumuna gelecek olursak ülkenin durumuna yapabilecek 2 şey var, yarı parlamento sistemi, ülkedeki paraların nerelere aktarıldığının kimlere ne kadar maaş ve ücret verildiğinin takibinin sağlanması yani kaynakların gereksiz bir şekilde kullanılmaması. Buraya çok şey yazılır da bizim yazmamızla ülke düzelmez. Çıkacak bi ülkesini seven babayiğit tüm dengeleri değiştirecek.
Evlenmeyenler de öldürülüyor bu arada.
Biz kadınlar hep değersizdik hep değersizleştirildik ama sizin gibi mırın kırın edip küsmedik.
Kadınlar her zaman değerlidir ama dini kültürlerin baskısı yüzünden değersizleştirildiniz.
Ben bu konuda biraz acımasız konuşacağım. Sistem öylece olmuyor. Bu sistemi ayakta tutan halk denen kitle zaten. Dışarıda karşı çıkan çoğu kişi dahi bu sistemden kopamıyor. Öte yandan halk denen bu kitlenin bir çoğu zaten üçkağıtçı, ikiyüzlü, birbirini ezen, entrikayı seven, yalancı ve hayvani kafayla düşünüyor. Evet, son dediğim özellikle Türkiye'de yaşayan halk denen kitlenin çoğu hayvani kafayla yaşıyor. Ben henüz bilinçlerinde ciddi bir gelişme olduğunu sanmıyorum. Ne verirsen yerler. Ellerinde ne tuttursan tutarlar. Şu sıralar özellikle herhangi bir yere tek başıma gider oturur kahvemi içerim. İnsanları izlerim. Ve insanlar garip bir şekilde bana bu bahsettiğim gibi gözükür. Son zamanlarda bir söz aklıma geliyor;
“İdrak eden kişi, hayvanların arasındaymış gibi dolaşır insanların arasında.” Friedrich Nietzsche
Çok doğru aynı fikirdeyim.
Sistem hatalı olabilir. Ülkede Adalet olmayabilir. Ama birileri yanlış yapıyor diye çoğunluğa uymak ya da ayak uydurmak zorunda değiliz.
Burada insan iradesinin ne kadar güçlü olduğu önemli.
Ahlakın bozuk olduğu bir toplumda Yalnızlık şifâdır. İnsan kendini, fıtratın, karakterini, saygınlığını, onurunu, duruşunu, kırmızı çizgilerini korumalıdır.
Onlara benzeyeceksek o zaman bir farkımız kalmaz.
Toplum ve sistem üzerine düşüncelerin oldukça detaylı ve etkileyici. İnsanların kendi ahlaki değerlerinden sapmadan yaşamaları zaman zaman zor olabiliyor çünkü hayatı etkileyen pek çok dış etken var. Ekonomik zorluklar, sosyal baskılar, eğitimdeki eksiklikler ve toplumsal beklentiler bazen bireyleri istemedikleri tercihlere yönlendirebiliyor. Ama yine de bireyin kendine olan saygısını ve kararlılığını koruyarak çevresel faktörlere teslim olmamak mümkün. Sence bu gibi sorunları aşmak için bireysel olarak neler yapılabilir? 🤔
Cevap
5Cevap
olabilir bence de
Yaşanmaz ya bu şartlarda, almanyadaa faşihelik yapmak bile karın tokluğuna yaşamaktan daha iyidir ama güzellik yok işte
Var kesin sistemi bozdular devletpolitize oldu acemi kişiler elinde
Valla çok düşünmek istemiyorum sonra kafayı yicez bu ülkede
Evet maalesef saçma sistem var ve hepimizden bundan kötü şekilde etkileniyoruz
Evet var ne yazık ki
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?