Ecevit
Erbakan
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Her ikisinin de iradesi vardı ama Ecevit daha baskındı. Şöyle ki, Amerikanın Kıbrıs yaptırımları, Bülent Ecevit iktidarlığı zamanlarında olurken;Refah partisinin iktidarda olduğu yıllarda Amerikan yaptırımı yoktu. Bu durum, Ecevitin baskın olduğunu kanıtlar. Ecevitin, Kıbrıs Barış Harekatından haberi olmadığı tamamen dinci yalanıdır. Daha detaylı şöyle izah etmem gerekirse;
Aktarılanın aksine, Kıbrıs Barış Harekâtı kararının Bülent Ecevit İngiltere’de iken Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın tek başına aldığı inisiyatifle gerçekleştirildiği iddiası doğru değil. Harekâta ilişkin tarihî gerçeklerin yanı sıra bürokratik süreçler ve devlet geleneği, dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’nı Başbakan Bülent Ecevit’in haberi olmadan tek başına başlattığı iddiasının yanlışlığını ortaya koyuyor.
15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’ta, Yunanistan destekli gerçekleşen bir darbe ile yönetime el konulmuştu. Yönetimi ele geçiren darbecilerin amacı, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamaktı. Kıbrıs Türk halkının ve adadaki Türk topraklarının tehlikeye düştüğünü gören Türkiye, 16 Ağustos 1960 tarihli Garantörlük Anlaşması ada üzerindeki üç garantör ülkeden biri olarak uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkını kullandı ve devreye girmişti.
Kıbrıs’ta bir darbe gerçekleştiğini öğrenen Başbakan Bülent Ecevit, ilk iş olarak Genelkurmay Başkanlığı’na gitti ve “derhal olası bir harekât için hazırlıklar yapılmaya başlanması” gerektiği görüşünü paylaştı. Bu ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün de katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısına geçilmişti.
15 Temmuz 1974, saat 19:30’da başlayan Bakanlar Kurulu toplantısına saat 21:45’te ara verilerek, Milli Güvenlik Kurulu toplantısına geçilmişti. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Bakanlar Kurulu’na “Türkiye’nin yüksek menfaatlerinin ve güvenliğinin korunması için gereken tüm hazırlıkların yapılması ve tedbirlerin alınması” tavsiyesinde bulunmuştu. Kıbrıs’ta anayasal düzenin ve barışın iadesi için askerî harekâtın sınırlı olması ve Türkiye’nin Ada’daki varlığının güçlü bir seviyeye getirecek şekilde düzenlenmesi amacı belirlenmişti.
MGK toplantısının hemen akabinde Bakanlar Kurulu saat 01:00’de tekrar toplandı. Bu toplantıda, koalisyonun iki kanadı CHP ve MSP tarafından, yapılabilecek bir harekâttan önce, Kıbrıs üzerinde diğer garantör devlet olan İngiltere ile görüşmenin -garantör devletlerle konunun müzakere edilmesini ve netice alınmadığı zaman da tek başına müdahale hakkını veren 1960 Garantörlük Antlaşması gereği- uygun olacağı konusunda uzlaşıya varılmıştı. Harekâttan önce İngiltere ile görüşülmek istenmesindeki bir diğer amaç ise, tek taraflı askeri bir harekât zorunluluk haline geldiği takdirde bunu kamufle etmekti (MSP kurucu genel başkanı olan ve ilgili dönemde Devlet Bakanı görevinde bulunan Süleyman Arif Emre “Siyasette 35 Yıl” adlı kitabında (MGV Yayınları. Ankara . 2017. Cilt 2.) Ecevit’in İngiltere’ye gitmenin bir zarar doğurmayacağını, çıkartma yapılmayacağı yönünde Batılı devletlerde kanaat oluşmasına neden olacağını, bu durumun İngiltere’nin Türkiye’nin teklifini kabul etmemesi durumunda da çıkartma hareketinin gizlenmesine yarar sağlayacağını söylediğini, Erbakan ve Asiltürk’ün bu fikri olumlu karşıladığını aktarmaktadır) (Nitekim bir İngiliz diplomat, Türkiye’nin çıkarma harekâtı yapmasını İngilizlerin muhtemel görmediğini ‘Ecevit kararlı görünüyordu, ancak tek başına böyle bir harekete girişebileceğine doğrusu pek ihtimal vermiyorduk. Blöf yaptığını sandık‘ sözleriyle dile getirmişti (Mehmet Ali Birand (1986). 30 Sıcak Gün. Milliyet Yayınları. İstanbul. Sf: 61.).
Gece geç saatlerde biten bu Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Bülent Ecevit’e İngiltere ile görüşme ve hazırlıklar konusunda tam yetki verildi ve yapılacak görüşmeler sonucu İngiltere’nin harekâta destek vermemesi durumunda, tek taraflı olarak 20 Temmuz’da adaya kesin müdahale yapılması kararı alınmıştı (Emrah Utku Gökçe (2018). “1974 Kıbrıs Krizinde CHP-MSP Koalisyon Hükümetinin Karar Alma Süreci“. Ulisa: Uluslararası Çalışmalar Dergisi. Cilt 2. Sayı 1).
Görüşmede Ecevit’in İngiltere’nin garantör devlet olarak Türkiye ile birlikte Kıbrıs’a müdahale etmesi ve bu mümkün olmaz ise de muhtemel bir çatışma olmaması için Ada’ya gönderilecek Türk askerlerinin Ada’daki İngiliz üslerinden yararlanmasına izin verilmesi talebi kabul edilmemişti. Ancak, İngiltere’nin ortak hareket etmeme kararı vermesi durumunda, Türkiye tek taraflı müdahale gerçekleştirmek amacıyla 20 Temmuz 1974 kesin çıkarma günü olarak çoktan belirlemişti.
16 Temmuz 1974 günü Bülent Ecevit başkanlığında, 18 Temmuz 1974 günü Bülent Ecevit İngiltere’deyken Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve Maliye Bakanı Deniz Baykal’ın katılımıyla muhalefet parti liderleriyle yapılan toplantıda Kıbrıs’a askerî müdahalenin kaçınılmazlığı anlatılmıştı.
19 Temmuz 1974 günü saat 02:00’de Türkiye’ye dönen Ecevit, doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na gitmişti. Genelkurmay’daki toplantıda Kıbrıs’a tek taraflı harekâtın kaçınılmaz olduğu kararının çıkmasının ardından düzenlenen Bakanlar Kurulu da oy birliği ile Kıbrıs’a askeri müdahale kararı almıştı (İbrahim Artuç (1989). Kıbrıs’ta Savaş ve Barış. Kastaş Yayınları. İstanbul.).
Bülent Ecevit, çıkarma ile ilgili verdiği demeçte “Darbenin ENOSİS olduğuna kararımı vermiştim. Müdahalemizin gerektiği kanısındaydım. En büyük endişem, gereksiz vakit kaybına uğramaktı.” demişti (Mehmet Ali Birand. age. Sf: 30.). Çıkarma öncesindeki gece Bakanlar Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarındaki görüşmeler ile ilgili olarak ise şu ifadeleri kullanmıştı (age. Sf: 36):
“Milli Güvenlik ve Bakanlar Kurulunda, hiç kimse 36 harekâta karşı olma gibi bir tavır takınmadı. Ordunun böyle bir harekâttan başarıyla çıkabilecek durumda olduğuna güveniyordum. … O gece karşı karşıya bulunduğumuz durum, serinkanlılık ve sorumluluk duygusuyla incelendi. Türkiye’nin garantör devlet olarak, askerî gücünü Kıbrıs’ta bulundurması zorunlu idi artık. Ancak öyle bir askerî varlığın sağlayacağı güvenlik duygusu içinde, Kıbrıs sorununa barışçı bir çözüm aranabilir, Ada’daki Türklerin durumu nisbî güvenceye bağlanabilir ve fiilî bir Enosis önlenebilirdi.”
Bakanlar Kurulu’nun Kıbrıs’a askerî çıkarma yönündeki yazılı kararı, 19 Temmuz 1974 sabahı Genelkurmay Başkanlığı’na ulaştırıldı.
20 Temmuz 1974 günü, dış siyasî olayların meydana getirdiği şartları görüşmek üzere, Anayasanın 83. maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığı tezkeresi uyarınca düzenlenen TBMM oturumunda Başbakan Bülent Ecevit Kıbrıs Barış Harekâtı ve dış siyasî gelişmeler hakkında bir konuşma yapmıştı. Başbakan Ecevit’in konuşmasının ardından harekâtla ilgili onay tezkereleri Meclis’te okunmuştu (M. Salih Mercan (2019). Dış Siyasi Olaylarla İlgili TBMM’nin Gizli Oturum Görüşmelerinde Kıbrıs (1974). İKSAD Yayınları. Ankara ).
TBMM’de okunan hükûmetin harekât yetkisi isteyen tezkeresi şöyleydi (TBMM Tutanak Dergisi (Gizli Oturum) Toplantı: 13 Cilt: 13/1. 3 üncü Birleşim 1 inci ye 4 üncü Oturum 20.7.1974 Cumartesi):
20 Temmuz 1974
Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına
Dış siyasi olayların ortaya çıkardığı ağır şartlar sonunda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 16.3.1964 gün ve 93 sayılı, 17.11.1967 gün ve 148 sayılı Kararlarıyla verilen izne dayanılarak Kıbrıs’a yapılan indirme ve çıkarma harekâtının meydana getirmesi muhtemel ihtilâflar karşısında gerekliliği, sınırı ve miktarı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine Anayasanın 66 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine karar ittihazını arz ve teklif ederim.
Saygılarımla
Bülent Ecevit
Başbakan
Başbakan Bülent Ecevit tarafından harekâtın başladığı gün olan 20 Temmuz 1974’te mecliste okunan başbakanlık tezkeresi
Aynı gün yine TBMM’de okunan Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesiyle ilgili, gizli oturumda alınan kararın aleniyete intikal ettirilebilmesi için açık oturum kararı alınmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi metni ise şu şekildeydi:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına
Yabancı ülkelere Türk Silahlı Kuvvetlerinin gönderilmesine izin verilmesiyle ilgili olarak kapalı oturumda yapılan kararın aleniyete intikâl ettirilebilmesi için açık oturum karan alınarak Hükümet tezkeresinin ve oylama sonuçlarının açık oturumda duyurulmasına karar verilmesini arz ve teklif ederim.
Saygılarımla.
Bülent Ecevit
Başbakan
Yine aynı günkü oturumda Başbakan Bülent Ecevit imzalı başka bir tezkere daha Meclis’te okunmuştu. Ankara , İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illeri sınırları içerisinde 20.7.1974 Cumartesi günü saat 07.00 ‘den itibaren bir ay süre ile ilân edilen sıkıyönetim hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının onaylanmasına dair Başbakanlık tezkeresi metni şu şekildeydi:
Millet Meclisi Başkanlığına
Savaşı gerektirebilecek durumun başgöstermesi nedeniyle Ankara , İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illeri sınırlan içerisinde 20.7.1974 Cumartesi günü saat 7.00’den itibaren 1 ay süre ile sıkıyönetim ilanı Bakanlar Kurulunun 19.7.1974 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.
Keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine onanmasına sunulmasını arz ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
Yani, Bülent Ecevit İngiltere’de iken, Necmettin Erbakan tarafından harekât kararı alındığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Harekât kararı, Bülent Ecevit görüşmeler için İngiltere’ye gitmeden önce, bizzat başbakan olarak kendisinin de bulunduğu, yukarıda bahsi geçen Bakanlar Kurulu toplantısında alınmıştı. Bülent Ecevit, İngiltere’ye giderken harekâtın yapılacağı belli idi. Sadece İngiltere’nin destek verip vermeyeceği bu ziyaret ile belli olacaktı. Ayrıca Ecevit’in görüşmeler için İngiltere’ye gitmesi kararı da, Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığını yaptığı ve koalisyonun diğer ortağı olan MSP’nin onaylayıp katıldığı bir karardı.
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında 70’li yıllardan bir poster
Bülent Ecevit, Kıbrıs Barış Harekâtı kararının kendisinin haberi olmadan Necmettin Erbakan tarafından alındığı iddiasının doğru olmadığını katıldığı bir televizyon programında şu sözlerle ifade etmişti:
“O sıralarda Türkiye’de ciddi bir devlet yapısı vardı. Bir yurt dışı askeri harekat çok önemli bir olaydır. Ona kimse ciddi bir devlette tek başına karar veremez. 15 Temmuz 1974’te biliyorsunuz Yunanistan’da bir askeri cunta rejimi vardı Kıbrıs’a müdahale yaptılar Türkiye eğer garantörlük hakkını kullanıp görevini yapıp imdada yetişmeseydi askerleriyle Kıbrıs’ta tek bir Türk kalmayacaktı … Ben o gece Bakanlar Kurulunu topladım. Daha doğrusu Bakanlar Kurulu toplantısını açtım arkasından Başbakanlık binasında Milli Güvenlik Kurulu toplantısına gittim rahmetli Cumhurbaşkanı Fahrettin Korutürk başkanlığında orada durumu konuştuk Türkiye garantörlük hakkını kullanarak garantörlük görevini yaparak Kıbrıs’a askeri müdahale yapmalıdır kararını verdik o tavsiye kararını ben hükümete Bakanlar Kurulu’na getirdim aynı gece ve Bakanlar Kurulu olarak karar verdik. Ne Erbakan tek başına verebildi ne ben tek başıma verebildim bu bir hükümet kararıdır.”
Kaynak: https://www.malumatfurus.org/kibris-baris-harekati-emrini-erbakan/
https://www.youtube.com/embed/Bm7CX0Sv6P0Kibris Fatihi Erbakan diyen kisiler, bizi Atatürk degil, Abdülhamid ve Vahdettin kurtardi diyen kisiler ile aynidir.
Kemalistlerin basarilarini kabul edemeyen islamci ve kompleksli bir ezik kitle.
Bülent Ecevit, Ayse Tatile ciksin sözü ile Kibris Hareketlerini zamaninda baslatmistir.
Doğrusunu istiyorsanız erbakandır ama işin şowuna bakarsanız da ecevittir
Show yapmak siyasal Islamcilarin isi. Bülent Ecevit bu operasyon benim basarim degil, Türkiye Cumhurriyetinin basarisi deyip kendisini degil Türkiyeyi yüceltmistir.
Biz gidersek ülke batar diyen Siyasal Islamci zihniyet ile karistirmayin.
Ecevit ingilteredeydi ve Ayse Tatile ciksin sözü ile harekati baslatmistir.
Sana tavsiyem, hayatta kandirilmak istemiyorsan agizina Allah kelimesini alanlara inanmayacaksin, hic yanilmazsin, hep hakli cikarsin.
İkisi de
Cevap
2Cevap
Ecevit tabiki. Hatta erbakana haber bile vermemişler operasyon başlayana kadar. Gidip siyonistlere bilgi verir haber verir diye korkmuşlar sanırım.
Ha bu arada israille serbest ticaret anlaşması erbakanın başbakanlığı döneminde yapıldı, bunu unutmayın
O dönemi yaşamış olan biriyim. Kesin ve net olarak söylüyorum ki Ecevit.
Karaoğlan'ın yeri ayrı kalbimizde.
Tabiki Ecevit
Tayyip
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?