Buradaki problem yeterince yağış olmama nedeniyle kuraklık değil susuzluk değil. Tatlı su kaynaklarını yanlış kullanmak asıl problem. Sulama için illa tatlı su kaynağını kullanmaya gerek yok.
Bir çok kişi de eminim hazır değildir zaten ne kadar hazır olurlarsa olsunlar bunun geleceği zaten biliniyordu. yani yıllardır uzmanlar bunu söylüyor ama buna rağmen su kullanımına hiç dikkat edilmiyor ihtiyaçları olmadığı halde suyu gereksiz yere kullanan bir toplum var çünkü. maalesef susuzluk çok kötü bir şey olabilir ve önlem almazsak gerisi de gelir. yani bu yüzden suları dikkatlice kullanmalıyız. aynı şey dünya için de geçerlidir. yani küresel ısınma derken ya da kuraklık derken bu tür olayların olması zaten bilim dünyasında yıllardır beklenen bir şey.
Bunun olacağını uzmanlar yıllardır dile getiriyor. Şimdi herkes bu işi dine ya da Allah'a bağlamanın yanlış olduğunu düşünecektir. Ama yağmuru yağdıran Mevla'ya dua ona adam akıllı kulluk olmazsa cenabı Allah biz kullarına kendimize gelmemiz için musibetler illa ki verecektir. Allah'a dua etmekten başka çaremiz görünmüyor. Öyle saatlerce duşta kalma dönemi mazide kalacak gibi görünüyor. Özellikle İstanbul'da ciddi su sıkıntısı yaşanacak gibi görünüyor
Böyle durumlarda bazı katı tedbirler alınmalı. Mesela öncelikli olmayan şeylere müdahale getirilmeli misal cafeler çok su gider bunlarda haliyle yapılması gereken şudur. Belediye bu cafeleri sorun çözülene kadar kapatır ayrıca aylık ortalama geliri hesaplanır belediye bu ücreti tahsis etmeli işletmelere çalışanlarda aynı şekilde maaşını almalı zaten cafedekiler ücretli izinli olmalılar. Burada ne işletmenin ne çalışanın kaybı olur. Bu sayede su tasarrufu yapılır. Bunun dışında aşırı su tüketimi yapan yerlere denetleme ekibi yollanır hatta daire başına belli bir su kontenjanı verilir fazlası olmaz.
Pirinç gibi çok su isteyen tarım ürünlerinin üretimini durdurmak.
Susuzluk tehlikesi diye bir şey yok. Her yıl bu haberler çıkar belediyeler rant sağlar konu kapanır. Örneğin Ankara'da bu söylendi televizyonlar 20 sene kar yağmur yağmayacak dediler. Kızılırmaktan borularla pis fabrika atıkları dolu su getirdiler. Git bak şu an boş baraj yok ve ceşme suyu ile yüz dahi yıkanmıyor çünkü pislik içinde.
Su fotodaki yer sular altındaydı ne kadar çok kurumuş ve tüketmişiz.. çok israf ediyoruz çok..
2-3 çamaşır için makina acanmi dersin, elde sıcak suyla çıkarılabilecek 3-5 parça bulaşık için makina calistiranmi dersin.. arabasını evden hortum çekip yikayanmi dersin.. ya da sırf keyif için her gün işten gelince kuveti ağzına kadar dolduranmi dersin.. bir sürü örnek var güzel insan.. bazen bu dediklerimi bende yapmıyor değilim hem eleştiri hem ozelestiri..
Müslüman bir ülke olduğumuz halde israf nedir bilmiyoruz. Özellikle suyu çok amaçsız, çok mantıksız şekilde heba edip duruyoruz.
Çok daha önceden tedbir alınıp önüne geçilmeliydi. Başına gelmeden anlamayan, uyarılara kulak tıkayan ve kendisine ne sunulursa sunulsun koşulsuz doğru kabul eden bir milletin umurunda olacağını da zannetmiyorum.
Neresinden tutsan huzursuz ve mutsuz eden olaylar silsilesi..
Doğru düzgün kar yağmadığı için. Bundan sonra yağmur yağsa da paklamaz. Çünkü kar yavaş yavaş erir, toprak emer ve yeraltından sürekli olarak besler havzaları. Oysa yağmurun büyük bir bölümü toprak emmeden suyollarından denize dökülür.
Sadece ve sadece banyo yaparken veya duş alırken boşa akıtmadığımız sular bile ayda yüzlerce litre yapıyor. Ellerimizi yıkarken bile litrelerce su gömüyoruz. Birazcık dikkat edersek su kullanımı %20-30 azalır en azından.
Barajlardaki miktar az fakat, susuz kalmayacak teknolojilere sahip Dünya. En kötü Denizden su arıtılır ama buna ihtiyaç kalmaz, barajlar bir şekilde dolar.
Yıllar önce bir belgesel izlemiştim. Su için sıraya girildiğini, kişi başına düşen 5 litreden fazlasının verilmeyeceğini, değil çiçek yetiştirmek içmek için su bile bulamayacağımızı.. O zamanlar çok uzak geliyordu. Sanırım artık her şey çok yakın..
Sadece benim hazır olmam ne kadar yeterli olur bilmiyorum. Yarım bardak suyu bile ziyan etmiyorum. Kendi çapımda dikkat ediyorum ama bir tek benim dikkat etmemle olacak bir durum değil.
Hazır değilim. Başkasının yaptığı israfın bedelini ben ödemek zorunda değilim. Tek bu konuda değil çoğu konuda bedel ödeyen taraf dikkat eden hassas olan olmak zorunda mı
zaten ülkenin esas gündemleri deprem, kuraklık vs... ama bunlara adam gibi eğildiğimiz yok. ben sen ya da biz ne kadar önlem alabiliriz ki? en fazla tüketimimizi kısıtlarız falan. bunlar devlet politikası haline getirilmeli.
Çimleri fiskiyeyle suluyorlarda yolun yanına yazı asıyorlar ya yavaş gidin kayma tehlikesi böyle saçmalıklar yapmasak yeter zaten başka bişeye gerek yok
Şu an susuzluk , deprem afetinden dolayı çok önemsenmiyor. Yaz aylarının hemen başlarında su kesintisi ile karşılaşabiliriz. Bu şekilde bir şok etkisi yaratacak olsa da elden bir şey gelmeyecek ve çok geç kalınmış olacak.
Bu iktidarın bir lafi vardı. Göklerden gelen bir karar diye. Evet göklerden gelen karar onların aleyhine şimdi. Ve kalsalar bu günleri mumla arayacak herkes