İsraili desteklemeliyiz
Tarafsız kalmalıyız
Filistini desteklemeliyiz
Filistinle müttefik olmalıyız (din kardeşimiz)
Sonuçlar/kararsız
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Dünya, siyasi olarak tarih boyunca değişim yaşamış ve halen yaşamaya devam etmektedir. Yeni dünya düzeni hakkında "şirketler yönetecek, sınırlar değişecek, yeni kutuplar oluşacak" gibi birçok öngörü ortaya atılmış olmakla birlikte, gelişmeler uluslararası sisteme egemen "hegemon" ve boyun eğen "itaatkar" devletler anlayışının daha belirgin çizgiler ile ayrıştığı ve muhtemelen gelecekte resmileşerek, uluslararası hukuk sitemine dahil edileceği bir sisteme ilerlemektedir. Günümüz için bunu, Britanya İmparatorluğu ile Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada arasındaki ilişkiye benzetebiliriz.
Türkiye Cumhuriyetinin mevcut hükumeti de, bu değişimi ilk fark eden ülkelerden olup, Ak Parti iktidarı ile dış politikada tercihini yapmış ve kendi çıkarları doğrultusunda tüm dünyada nüfuz alanları oluşturmaya yönelik politika izlemeyi tercih etmiştir. Bu nedenle, politikasını Afrika'da, Güney Amerika'da, Asya'da ve yakın çevresinde "nüfuz sahibi devlet" olarak şekillendirmektedir. Bu politikaya, Venezuela, Somali, Gana'da uzun dönemli, büyük tarım arazileri kiralaması, Libya, Katar, Sudan'da kalıcı askeri üsler oluşturması, Ortadoğu'da dünyanın süper güçlerine rağmen pay sahibi olma kavgası vermesi, enerji kaynaklarına ulaşımda bağımsız, hızlı ve agresif politika izlemesi ve son yıllarda askeri teknolojisini hızla geliştirip bağımsız hale getirme çabasını örnek gösterebiliriz.
Bu bağlamda sorunuzun cevabı da belirlenmiş olup, Türkiye gelecek yüzyıllar için hazırlığını şimdiden başlatmış ve bu "riskli" yatırımların geri dönüşü de aynı şekilde uzun vadeli ve kalıcı olacaktır. Özetle, Türkiye "av mı olacaksın, avcı mı?" sorusuna, "avcı" olacağını belirterek yoluna devam etmektedir.
Aksi halde, bağnaz ve vizyonsuz dış politikalar ile misak-ı milli sınırları inadının, bizi gelecekte "av" pozisyonuna düşüreceği kesindir.
Cevap
6Cevap
İsraili desteklemeliyiz
İsrail'e parası ile toprak satan deyyus Filistinliye ohhhh olsun merak etmeyin bu satış devam ederse aynı şey vizede olacak..
Mehcab Amca, sen mevzuyu yanlış biliyorsun.. O iş öyle olmadı.
Biliyorum devlet politikası size Arap düşmanlığı eğitimi verdi.. En iyisinden... Tabi siz Arap düşmanlığı efsaneleri okurken, yanı başınızdaki petrolü, o kitabı yazanlar alıp götürdü..
Sizin bu düşüncelerden kalmadı artık...
Devlet işinde taraf olmaz çıkar olur. Gerektiğinde filistin gerektiğinde israil yani. Ama bu konuda yanlış yol izliyorlar
Filistin dostumuz diyoruz onu desteklemek doğru olmazmı
Mount Sinai'de tek başına dikilerek kudretli Apollo'yu çağırdı. İnanılmaz biri gerçekten.
kafam yine gidiyor hayırlısı
İsrail'i desteklemeliyiz. 🇮🇱🇮🇱🇮🇱🇮🇱
Tarafsız
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?