İletişim başkanı (Türkiye mi cumhurbaşkanı mı, galaksi mi kainat mı bilemiyorum sadece iletişim başkanı diyor ünvanı) Muhalefet Türkiye için sevinmeyi öğrenmelidir demiş. Öncelikle kendisi cumhurbaşkanlığı makamına bağlı bir bürokrattır, devlet memurudur ve AKP yöneticisi, milletvekili veya mensubu değildir. Partili kimliği yoktur ve dolayısıyla da iktidar partisi adına partili gibi konuşma hakkına da sahip değildir. Bu durum aynı zamanda sayın iletişim başkanının anayasayı ihlal etmesi demektir ve suçtur. Çünkü anayasamıza göre memur ve bürokratların aktif siyaset yapmaları yasaktır. Mecliste temsil edilsin edilmesin hiçbir partinin genel başkanı veya yöneticisi de görev tanımı dışındaki hallerde bir bürokratım muhatabı değildir. Kaldı ki iletişim başkanının siyasi partiler yasasına atıf yapılmış bir görevi de söz konusu değildir. Ancak mevcut iktidar döneminde çok eleştirdikleri tek parti iktidarı dönemini aratmayan bir tablo ortaya çıkıyor. Valiler ve kaymakamlar da dahil olmak üzere neredeyse büyün bürokratlar iktidar partisinin mensupları gibi davranıp tarafsızlık ilkesini tamamen kaybediyorlar. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?https://www.haberso.com/haber/4341271/iletisim-baskani-altun-muhalefet-turkiye-icin-sevinmeyi-ogrenmelidir
İletişim başkanı gibi, cumhurbaşkanlığı sözcüsü gibi bürokratların parti mensubu gibi davranmasını tasvip ediyor musunuz?
İletişim başkanına katılıyorum. Muhalefet Türkiye'de iktidarın yaptığı İHA, SİHA'lar ile terörle mücadelesine karşı çıkıyor. Şehir hastanelerine karşı çıkıyor. Sırf muhalefet için muhalefet yapıyorlar. Üstelik iletişim başkanının özeli olan evini bir kesim CHP'nin içindeki hainler tarafından gözetlenip fotoğrafların çekilmesi sonrasında Canan Kaftancıoğlu'nun ifadesi ile Kılıçdaroğlu'nun söylediği şeyler çelişmiyor. Muhalefetin bazi kesmi özgürlüğün sadece onlar gibi olanlar için geçerliymiş gibi davranıyor.
Arkadaşım kavramları önce ayrıştırmayı öğrenmeniz gerekiyor. Sözlerin doğruluğuyla ilgili değil benim eleştirim. Sözleri söyleyen kişinin oturduğu koltuğun getirdiği anayasal ve yasal zorunluluklardan dolayı bu sözleri soyleme hakkı olmadığını söylüyorum.
Soru altında senin yanlış olan eleştirilerini okumadım. İletişim başkanı olan birinin hatta bir vatandaşın evini eşini çocuklarını gözetleyip fotoğraf çekenlerin ne kadar şahsiyetsiz olduklarını bildiğim için diyorum. İletişim başkanı taraflı olsa bile Chp veya İYİ parti iktidar olsa onlarda taraflı olurdu.
Ben de sana diyorum ki tarafsızlık adaletin gereğidir. Adalet sana göre bana göre olmaz, herkese lazımdır. Ve bugün bir adaletsizliğe ve haksızlığa kaşı çıkmıyor hatta savunuyorsan yarın başka parti gelip o da tarafsız ve adaletsiz davrandığında da söz söylemeye yüzün de olmaz, hakkında. Hazreti peygamber diyor ki haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Sen susmanın ötesinde savunuyorsun. Müslüman olduğunu düşünüyorsan itikadını sorgulaman gerekir.
Adaleti CHP ile birlikte aramak yerine yeni bir parti kurup adalet aramak mantıklı. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu güzelim partiyi terör sevici bir parti haline getirdiler. Şu an az çok iktidar yine yapıyor bişeyler. CHP gelse hiçbir şey yapamaz.
Bu sözü söylemek partili gibi davranmak olmuyor zira o partilerden olup da muhalefet partilerinin devletin başarılı olduğu konuları görmezden gelmesini eleştirenler var. İletişim başkanının sözü çok doğal bir yorum.
Arkadaşım bir bürokrat partili gibi açıklama yapma veya partili gibi davranma hakkına sahip değildir. Onun içindir ki mahhali idareler seçimlerinde olsun, milletvekili genel seçimlerinde olsun aday olmak isteyen bürokratlar ve devlet memurları görevlerinden istifa etmek zorundadır. Ancak devlet memuru kimliğini iade etmek suretiyle aday olabilir ve partili kimliği kullanabilirler. Bunların hepsi anayasa ve yasalarda tanımlanmış kurallardır.
Arkadaşım muhalefet devletin başarısını görmezden geliyor mu geliyor. Bu adam devletin iletişim başkanı değil mi evet başkanı. Öyleyse devletin başarısına bok atanlara bir çift laf söylemesi çok normal değil mi evet çok normal. Buna particilik demek devleti parti olarak görmektir. Sırf ak parti düşmanlığından başarılara bok atanlar devlete verdikleri zararın farkında değiller. Herif de tam bu konuya değiniyor. Türkiye farklı ak parti farklı. İkisini ayırmayı bilmeli muhalefet.
Yaşın küçük ve cahilsin arkadaşım. Olaylara kanuni değil duygusal çerçeveden bakıyorsun. Bu bir ilke meselesidir. Yarın iktidara başka bir parti gelse ve onun da bürokratları AKP veya başka partileri hedef alan açıklamalar yapsa bugün savunduğun gibi savunmaz, tepki gösterirsin. Adalet sana göre bana göre olmaz. Adalet herkese lazımdır. Hazreti peygamber diyor ki haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Sen eğer müslüman olduğunu düşünüyorsan itikadını sorgulaman gerekir. Çünkü yaptığın şey haksızlığa karşı susmak değil haksızlığı savunmaktır.
Konuyu bırakıp şahsıma yaptığın tüm yorumları iade ediyorum. Maksat laf sokmaksa biz de laf sokarız ancak sidik yarıştırmanın bu ülkeye faydası yok. Kanunları dar yorumlayarak istediğin sonucu çıkarabilirsin ancak bu durumda sistemi işlevsiz hala getirirsin zira günümüzde 3 kuruşluk bir maske bile siyaset konusu olmuşken
Cb başkanı bile partili iken bu kişinin bunları söylemesi normal
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Boş işler bunlar boş...
0
0 Yorumla
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
Ana Sayfa > Gündem > Sorular > İletişim başkanı gibi, cumhurbaşkanlığı sözcüsü gibi bürokratların parti mensubu gibi davranmasını tasvip ediyor musunuz?