Merhaba, Kasım 2020'nin dünya genelinde ana gündeminin ABD seçimleri olacağını uzun zamandır bilinen ve beklenen bir durumdu. Bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan arkadaşlar için konuyu şöyle özetleyebiliriz: ABD'de eyalet sistemiyle devlet teşkilatlanması bulunması nedeniyle yapılan seçimlerde birleşik devletler başkanı olarak isimlendirilir. Yani tek bir devletin değil, 50 eyalet statüsü taşıyan ancak kendi içerisinde devlet teşkilatlanması bulunan, devletlerin başkanı olarak yapılmaktadır. Seçimler her 4 yılda bir kez olmak üzere yapılır ve seçilen başkan olağanüstü bir durum söz konusu değilse 4 yıl görevde kalır.

ABD seçimlerinde temelde iki taraf ve bu iki tarafın çıkarttığı iki aday vardır; Cumhuriyetçiler tarafı ve Cumhuriyetlerin ortak adayı ile Demokratlar tarafı ve Demokratların ortak adayı.
Cumhuriyetçiler en basit anlatımıyla emperyalist bir düşünce temelinde kendilerini konumlandırmaktadır. Dünya'ya barışı getiren, düzeni sağlayan, dünyaya hükmeden ve yeni dünya düzeninin en büyük imparatorluğu olarak görülen düşünce sistemini temsil etmektedir. Bu nedenle Cumhuriyetçilerin ortak adaylarına baktığınızda ideal Amerikalı bey/hanım kavramına uyan ve bu kavramı taşıyabilecek kişilerin seçildiğini görebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse en son seçim kazanan ve başkanlık yapan Cumhuriyetçi adaylar; George W. Bush ve Donald Trump'tır. Her iki adayı da gözünüzün önüne getirdiğinizde ABD siyasetinde hep uç kararlar, uç hareketler ve büyük olaylar yaşandığını hatırlayabilirsiniz.

Demokratlar ise en basit anlatımıyla demokrasi, eşitlikçi, uzlaşmacı düşünce temelinde kendilerini konumlandırmaktadır. Fırsat eşitliğine inanan, ABD'yi dünyanın en tepesine konumlandırmayan, dış siyasette genellikle barışçıl bir rol oynayan düşünce sistemini temsil etmektedir. Bu nedenle Demokratların ortak adaylarına baktığımızda genellikle halk tabakasını temsil edebilen, göçmenlere ılımlı yaklaşan, hümanist bir tutum sergileyen kişilerin seçildiğini görebilirsiniz. Barack Obama bu konuda yakın tarihin en çarpıcı örneği, tam iki seçim üst üste kazanarak 8 sene gibi uzun bir zaman ABD başkanlığı yapmıştır. Obama döneminde ABD barışçıl, uzlaşmacı bir dış politika izlemiş Başkan Obama ayrıca bu politika sonucu olarak nobel barış ödülünü kazanmıştır.

Yasa gereği tekrar başkanlık adayı olamayan Obama'dan sonra ABD başkanlığına; hayli yüksek tartışmalara neden olan bir seçimle kasım 2016'da Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump seçilmiştir.
Trump dönemine çok fazla değinmeye gerek yok, emperyalist siyaset anlayışıyla Çin'e karşı açtığı ekonomik savaş, ABD'de ırkçılığın ve cinsiyet eşitsizliğinin yeniden yükselişe geçmesi ve bütün bunların taşma noktası olan 25.05.2020'de yaşanan George Floyd infazı. Bunun bir kaza olmadığı, kasten adam öldürme olduğu konusunda büyük bir görüş birliği olması nedeniyle ülke çapında büyük sosyal olaylar yaşanmış, covid-19 pandemisi bile bu toplumsal olaylara engel olamamıştır.

2017-2019 yılları arasında ülke ekonomisini pozitif yönde etkileri olması en büyük kozu olan Trump siyasetinin bütün planlarını bozan covid-19 pandemisi olarak görülmektedir. 2020'nin 1. 2. ve 3. çeyreklerinde giderek artan ekonomik daralmalar, artan işsizlikler, bütün önlemlere rağmen önlenemeyen enflasyon göz önüne alındığında ilk 3 yılında elde ettiği ekonomik başarılar, 2020 yılında ise başarısızlıkla sonuçlandı algısının oluşmasına neden olmuştur.
Ekonomik ve toplumsal olarak sıkıntılı başlayan ve devam eden 2020 yılında; 3 kasım 2020 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump'a karşılık Demokratların adayı Joe Biden seçimlerde karşı karşıya gelmiştir. Seçim sonucu resmi olarak açıklanmamış ve oylama halen devam ediyor olsa da, yeterli delege sayısı olan 270 delegeyi geçen Joe Biden, medya kuruluşları tarafından ABD'nin 46. birleşik devletler başkanı olarak ilan edildi.
Artık seçilmiş başkan olarak kabul edilen Joe Biden'ın görev yapacağı 4 yıllık süreçte tıpkı daha önce seçilen demokrat adayı Barack Obama gibi daha barışçıl, ılımlı, toplumsal eşitliğine ve cinsiyet eşitliğine yönelik bir yönetim anlayışı izlemesi bekleniyor.

Seçim kampanyalarında her iki adayda uzun süre başa baş giderken George Floyd infazı ile ortaya çıkan toplumsal olaylar rüzgarı Biden ve demokratların lehine çevirmiş, Covid-19 pandemisinin neden olduğu ekonomik sorunlarla birleşince demokratların zaferi kaçınılmaz olmuştu.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar