Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdad, Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yad! Diyor ecdadımız makberlerinden: "Ey sefil ahfad, Niçin binlerce ma’sum öldürürken her gelen cellad, Huruş etmezdi, mezbuhane olsun, kimseden feryad?
Otuz milyon ahali, üç şakinin böyle mahkumu Olup çeksin hükumet namına bir bar-ı meş'ümu! Utanmaz mıydınız bir, saysalar zalimle Mazlumu? Siz, ey insanlık isti'dadının dünyada mahrumu, Semalardan da yüksek tuttunuz bir zıll-i mevhumu!"
O birkaç hayme halkından cihangirane bir devlet Çıkarmış, bir zaman dünyayı lerzan eylemiş millet; Zaman gelsin de görsün böyle dünyalar kadar zillet, Otuz üç yıl devam etsin, başından gitmesin nekbet Bu bir ibrettir amma olmıyaydık böyle biz ibret! Sema-peyma iken rayatımız tuttun zelil ettin; Mefahir bekleyen abadan evladı hacil ettin; Ne ali kavm idik; hayfa ki sen geldin sefil ettin; Bütün ümmid-i istikbali artık müstahil ettin;
Rezil olduk Sen ey kabüs-i hüni, sen rezil ettin! Hamiyyet gamz eden bir pak alın her kimde gördünse, "Bu bir cani!" dedin sürdün, ya mahkum eyledin hapse. Müvekkel eyleyip casusu her vicdana, her hisse. Düşürdün milletin en kahraman evladını ye'se Ne mel'unsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis'e! Değil kabusun artık, devr-i devlet intibahındır. Gel ey nazende hürriyyet ki canlar ferş-i rahındır. Emindir mevki'in: En pak vicdanlar penahındır. Serapa mülk-i Osmani müeyyed taht-gahındır. Serir-ara-yı ikbal ol ki: Bir millet sipahındır.
İstibdad dönemini anlatan bu şiir kime yazılmıştır? Osmanlı'nın en çok toprak kaybeden padişahı kimdir? #VatanSavunmasi
Osmanlı tarihinin en çok toprak kaybeden padişahı kimdir?
sultan abdülhamite haksızca yazılmış bir şiir tabi ona sövenler sonradan pişman oluyor da iş işten geçiyor. ayrıca OSMANLIDA en çok toprak kaybeden padişah yoktur hepsi ülkeyi gayet iyi yönetmiş abdülhamit han ülkenin en zor zamanında bile 30 yıl toprak kaybetmeden yönetti ne yazıkki zekası fazla gelenler meşrutiyet istedide ilan edilir edilmez makerdoya trakya vb bir çok yeri kaybettik
İstibdat dönemi toprak kayıplarını yazar mısın. Toprak kayıplarını istibdat döneminde mi yaşamışız yoksa sivri zekalıların istedikleri 2. Meşrutiyet dönemindemi biz 2. Meşrutiyetin ilanı ile bir çok yer kaybediyoruz. Ayrıca rıza teyfiki akifi iyi araştır pişman mı değiller mi bak rıza teyfikin şiiri bile var pişmanlığı ile ilgili. Ayrıca yıl 2016 puta tapma devri kapanalı yıllar geçti...
II. Abdülhamid’e ve kurduğu otoriter yönetime karşı çıkmış, onu suçlamış hatta hakaretlerde bulunmuş bazı aydınlar, devlet adamları sonraki dönemlerinde bundan pişmanlık duydular. Bunları yazılarında, şiirlerinde ifade ettiler. II. Abdülhamid’e en şiddetli eleştirileri getiren İttihatçıların önemli isimlerinden Rıza Tevfik, "Sultan Abdülhamid Han'ın Ruhâniyetinden İstimdat" adlı mersiyesinde pişmanlığını şu mısralarla ifade edecekti:
Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han? Feryâdım varır mı bârigâhına? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, Şu nankör milletin bak günahına. Târihler ismini andığı zaman, Sana hak verecek, ey koca Sultan; Bizdik utanmadan iftira atan, Asrın en siyâsî Padişâhına. “Pâdişah hem zâlim, hem deli” dedik, İhtilâle kıyam etmeli dedik; Şeytan ne dediyse, biz “beli” dedik; Çalıştık fitnenin intibahına. Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz, Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz. Sade deli değil, edepsizmişiz. Tükürdük atalar kıblegâhına
II. Abdülhamid’e ağır eleştiriler getirenlerden biri de Mehmet Akif Ersoy’du. O da sonraları yazdığı şiirlerinde pişmanlığını dile getirecekti: MEHMET AKİF
Giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi? Ya böyle kalfa değil, basbayağı muallimdi. Nasıl da kadrini vaktiyle bilemedik, tuhaf iş; Semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş!
II. Abdülhamid’e karı çıkan onu ağır şekilde eleştirenlerden biri de Rıza Nur’du. Rıza Nur da Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakkinin baskıcı rejimini eleştirirken kullandığı şu cümlelerle II. Abdülhamid’e haksızlık ettiğini ifade ediyordu : RIZA NUR “Zavallı Hamid kaç kişiyi asmıştı? Hiç… Hele hiç hırsızlık etmedi, hiç fuhuş yapmadı, hiç israfta bulunmadı. Bilakis memlekette bunların önüne geçmeye çalışmıştı. Bu devre bakınca insan Abdülhamid aleyhine kıyam ettiğine utanıyor.” ARKADAŞIM ASMIŞ KESMİŞ DİYORSUN O DÖNEMDE SULTANI ELEŞTİRİP İTTİHATÇILARI GÖRDÜKTEN SONRA DEĞERİNİ ANLAYANLAR
Ayrıca OSMANLI devleti eyaletle yönetiliyordu. günümüz amerika sistemi gibi eyatet sisteminde eyaletler senindir ama her eyalet kendi yönetim şeklini uygulayabilir. günümüz amerika eyaletlerinde öyle bir eyalette yasak olan bir durum başka bir eyalette serbest olabilir. basit anlattım.. borçlar konusuna gelince lozandan kalan OSMANLI borçları ne kadar OSMANLININ CUMHURİYETÇİLERE bıraktığı para nekadar bakmak lazım. Koskoca padişaha iftira atıldığı bir bir ortaya çıktı bütün tarihçiler kabul etti. İlber ortaylı bile adama övgüler yağdırıyor ve hatta birçoğu cihan padişahı diyor. bismark bile "" dünyada 100 gram akıl varsa bunun %90 Sultan Abdülhamit han da %5 i bende %5 ide diğer insanlarda " demişken senin eleştirmen abes galiz küfür gibi birşey... bence tarihi bizim okullarda anlatan hocalardan dinleme sen... yoksa bütün padişahları yine bu şekilde asılsız sözlerle hakaret edersin
eleştirenlerden biriside Said Nursi hz. leridir hatta indirilmesi için imzası olduğu söyleniyor. mustafa armağanın Abdülhamit hanın kurtlarla dansı kitabinda anlatılıyormuş kitabı okumadım ama
Ne ilginç saydığın isimlerin tamamı Türkiye Cumhuriyetine karşı isimler :) Bu adamlar Abdülhamit'e pişmanlık falan duymadı. Pişmanlık duydukları şey Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması !
Sana 150'likler dedim, hiç dikkat etmemişsin. Rıza Nur'un yurda girmesi yasaktır ! Rıza Tevfik 150'likler listesindedir. Said Nursi konuşulmayacak sanırım ki tohumları bugünlere kadar uzanıyor !
Bu adamların Abdülhamit kisvesi altında neyi savundukları açık net ortadadır. Bunlara Evren'i de dahil edebilirsin. Kendisi de Türkiye Cumhuriyetinden ise Osmanlıyı tercih edecektir. Ancak mevzubahis Abdülhamit değildir. Kisvedir. Yani komiklik yapman saçma ki örneklerinde dahi tamamını okumayı denersen anlatılan Abdülhamit değil, saltanattır, halifeliktir. Buna en basit örnek Akif'tir ki gelelim Mehmet Akif'e ! Yazdığı şiirin kitabını okumanı öneririm öncelik ile ! Kitap baştan aşağı Abdülhamid'e sövülmelerden kuruludur :D
Yok artık ! Birader yönetim baştacı... Farklı olabilir kuralı şusu busu.. Bense sana peşkeş çekilmişliğini soruyorum ! En basidi Rumeli toprakları. Rus Ratskovkiy'e selam vermeyince işkence gören Osmanlı askerlerini soruyorum. Osmanlı Üniformasına yapılan muameleye başkaldırıp işkence edeni öldürdü diye idam edilen Osmanlı Askerlerinisoruyorum ! Yönetimin İngiliz ve Rus Çarlığına peşkeş çekilmesini soruyorum !
Buyur konuşalım Osmanlı'nın Türkiye'ye bıraktıklarını. Borç dışında ne kadar bırakılmış? Ki hatırlatırım, Duyunu Umumiye ile bütün ekonomisi emperyalizm kontrolündeydi. Bu yüzden borçlar bitene kadar kapatılamamıştı !
Bismarck bu sözü nerede söylemiş mesela :D Almancasını atabilir misin Bayılıyorsunuz uydurmalara :/
Şiir zaten ona yazılmış. Aynı görüşlerde her daim buluşmak zorunda değiliz pek tabi. Ancak millet kavramına savaş açıp Ziya Gökalp'i Namık Kemal'i işkencelere vurmuş, vatanı pes kes çekmiş bir adamı sevemem ben..
Mehmet Akif için demiştim kardeş Mehmet Akif 'i de severim bu konuda görüşlerimiz tutmuyor O' nunla kimse için mükemmel diyemem ben de beşeriz şaşarız iyi yanı kötü yanı herkesin var elbet benim de var.
Neyse artık kırılan kalp bir daha düzelmez. Olanlar oldu ve ben bu durumdan memnunum. Önceden de başıma geldiği için üzülmedim. Kırgınlık zaten geçici bir şey ve geçti.
Hicbir sey geçmemiş. Bunu en çok sen belli ediyorsun. Durumumuzdan memnun musun değil misin bilmiyorum. Ama ben değilim. Ben senin hiçbir zaman hayatımdan çıkmanı istemedim. Bunu isteyen sendin. Kankam değilsin diyorsun... Peki. Doğru. Ama ben senin neyinim? Neyin olmuştum? Ben bunu hiç bilmedim. Zor zamanlar geçirdim, halen de başımda bir milyon dert... sense of dertlerin arasında hep ama hep bana patlamayı seçtin. Ben özelleştiri yapıyorum. Haklıydın burda ve orada farklı konuşmalarımız oldu. Orada burada ki kadar sıcak değildim. Çünkü içime kapanmıştım ! Çünkü kafamı etme noktasında dertler ile boğuşuyordum. Sen.. beklemedin. Daha doğrusu DAHA FAZLA beklemedin. Beklediğin gibi olmadı. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Haklı olduğun çok yer var.. ama hepsinin bir açıklaması da var. Ve ben sana hepsini o mesajımda anlattım.. Kankam değilsin diyorsun... ben senin neyin oldum bunu hiç anlayamadım. Sen benim kankamdin dostumdun arkadaşımdin.. Ve hayalimdin ! Yol arkadaşım demiştim. Ya ben?
Bu durumdan memnun musun değil misin bilmiyorum.. Memnunsan eğer ne güzel.. en azından birimiz mutlu olmuş olanlardan.. geldiğimiz noktadan, halimizden. Ben değilim. Ben hayatımda hayran olduğum birini kaybetmişim.. o mutluysa sorun değil ama. Kaldi ki sitede yaptığımda da buydu bugüne kadar ! Beni hayatında istemedin ve ben de senden uzak durdum.
Ancak kırgınlık geçmiş mi? Hayır. Senin halen söyleyeceklerin var.. Ve açıklama bekliyorsun. Hayal kırıklığı olarak görüyorsun. Öfke belki ama kırgınlık geçmemiş.. Belli oluyor.
İyi sohbet ettiğim, telepati kurduğumu sandığım, aslında başka biriyle yaşadıklarımı sende hissettiğimi sandığım çekim hissettiğim biriydim. Ama işte dediğim gibi yanılmışım. Sen aşık olduğun kızdan tut da , yaşadığın aşk oyunlarına kadar anlattın. Ve ben saf yerine konulmuş gibi hissettim. Belki de sen dürüst davrandın. ya da insanlar ile belli plartformlarda belli ilişkilere giriyorsun ve o ortamdan çıkınca değişiyorsun. Bu da olabilir. Ben arkadaşlıktan öte bir şey düşünmedim. Ama senin sığ ve kadınların kalbiyle oynayan biri olduğunu anladığıma üzüldüm. Ben hiç bir şeyi unutmam. Kişiliğim bu. Biri bana zarar verirse yeri geldiğinde iğnelemekten çekinmem. Ama ileriye de gitmem. Umarım kırıcı konuşmadım. Sen gibi değilim, merhametliyim. :D
Saf yerine mi? Saf yerinde olan benim, sana yaklaştığım kadar hiç kimseye saf yaklaşmadım ben.. Halen de öyle. Sana karşı o kilit vurduğum çocuk konuşuyor! Zaten isyanı da bundan...
Sen bana neler anlattığını hiç hatırlamıyorsun değil mi.. yeşilcam senaryolarına benzer senaryoları Vs. Ben hayranlıkla baktığım, sığınağım (ne zordur bilirsin birinin yuvası olmak ya da güvenmek ait olmak birine) olmuş kadından onları dinlerken ne kadar daha onda kalabilirdim? Sen bana onları anlatırken benim anladığım tek şey mesafeni bildi.
Ama açık konuşuyum mu? Bende senin mesafen hiç olmamıştı!
Araplar umrumda değil.. nefret etmen de. Evet her yerde canım yanarken gördüğüm bu tablodan savaş açtığım bu tablodan senin yanında umrumda değil. Seni tanıyor biliyorum.. Beni acıtan.. bana koyan senin beni böyle hatırlaman.. Bana koyan seninle bunları bugün konuşmak... Böyle konuşmak.
Ve sen tek suçlu beni görüyorsun. Ben seni özledim. Ben bu hale gelmemizi hiç ama hiç istemedim! Giden de ben olmadım.
Yeşilçam senaryoları konusunu anlamadım. Kadınlık muhabbetine burada hiç girmeyelim bile. :D Tek senin söylediklerini hatırlıyorum, kendi söylediklerimi hatırlamıyorum. Seni suçlama amacı da gütmüyorum. Bir kere aramıza güvensizlik girdi işte. Benim hayatım KS'den ibaret değil, ben de zor günler geçiriyorum ama bunu sana yansıtmadım bile. Benim patlamalarım kıskançlıktandı. Bunu bile anlayıp anlamamazlıktan geliyorsun. Benim için ait olma duygusu kelimelerden ibaret değil. Tarih ve edebiyatla aran çok iyi ya. Ben garipçi sen ikinci yenicisin. Aynı dili konuşmuyoruz daha doğrusu sen susuyorsun. Ben vakit kaybetmeyi sevmem. Benim özlemim gerçektir, canlı kanlıdır. İster arkadaşım ister kardeşim ister sevgilim olsun.
"sen susuyorsun." İşte olayın özeti... Bu da iki yorum önceye çeviriyor durumu.. içime kapanışım.
Kıskançlığa gelince.. bunu o gün kabul etseydim, kabuğum kırılır bir daha kanardım. Ben kanamaktan yoruldum. Sen gerçeği istiyorsun ben ise bahsettiğin ilişkilerden hep kaçtım kaçıyorum. Korkaklık ya da adı her ne ise... ben senin hayatında sınırlar içerisinde olduğumu kabullenmişken, senin kıskandığını kabul etseydim... kanardım. Ben bunu kabul etmeyerek seni de kanatmadım! Bak sürekli tek bir şeye sığınıyorum. O zaman onu da hatırla lütfen... ben ne yaşadıysam sana tek tek yazıp attım..
Ben sen kötüyken yanında olmak isterim. Kovsan da sesimi keser bir yerden sana burdayımı hissettiririm... dün ki ifaden ile "sıkılıp" gitmem. Ben sana halen yol arkadaşım gözüyle bakıyorum.. bazen dile getirmek istediğimde ya da o etiket dönemlerini hatırlıyorsan.. tekrarlamak istediğimde otosansur uygulasam da.. sen mutluysan.. ne ala :) Ama ben halen sadece sana bagyan diyorum 😂 Tek bir yorum yuzunden
Tamam bağyan diyebilirsin. Sakıncası yok. Ama hayat korkarak yürümez. Ben maceraperest biriyim. Aslında sen o zaman çok yoğundun. Seni tanımadığım için anlayışsızlık ettim. Kusura bakma. Neyse artık. En azından iyiliğimi düşünmüşsün, ben bu konuda samimiyetine inanıyorum. Aşırı uykum var. Bir daha karşılaşırsak istersen devam ederiz. İzninle. Bu sohbet için teşekkürler. İyi geceler. :)
Tabi "bagyan" demenin neresi güzel o kadar dile gelişi yine öküzlügunle berbat ettin diyeceksin ama 😅😂
Ben sana siteye döndüğümde haber vermedim. Bir soruda "bagyan" yazmıştım... Ve sen bana " bana sadece bir tek kişi bagyan diyebilir " diyerek gelmiştin.
O kadar saçma ki.. ama nasıl hissettirdiğini keşke anlatabilsem bagyanım 😅 Hani senin için kelimelerden ibaret değil ya aidiyet.. neden sana aylar sonra bile bagyan dediğimi çirkin bir ifade olsa bile neden sana kullanmaktan asla vazgeçemediğimi belki anlarsın..
Sen beni hiç baymadın ama bagyan.. sorun orada :) İyi ki seni tanıdım. Özür dilerim... Yine susuyorum. Yine ve yine... Çaresizlik mahcubiyet hüzün.. Sadece özür dilerim.
İstediğin zaman da konuşabileceğini zaten biliyorsun. Hiçbir zaman o günlerde bile sana kapatmadım kapımı ben.. Ki.. ev senindi. İyi uykular.
En İyi Cevaplar