Herkes topluluk önünde konuşabilir tabii ki ama nerede, ne konuşacağını bilmeyen biri asla lider olamaz.
Açıklayıcı şekilde konuşmalı ve seçtiği kelimelere dikkat etmelidir.
Askeri bilgi ve tecrübe de, hayati derecede önemli.
Ordunun öneminden bahsetmeme gerek yok sanırım, hele bizim için. Hala ordunun önemini anlayamayanlar varsa; ''Nanjing! Nanjing!'' adlı 2009 yapımı filmi tavsiye ederim.
Her şeyin başı tabii ki eğitimdir.
Eğitim, insan yaşamında hayat boyu devam eden birkaç şeyden biri.
Kültüre, sanata ve modernizme önem vermelidir.
Günümüz liderleri fazla önemsemese de, kültür ve sanat; modern toplumların geleceği için çok önemlidir.
Saygılı ve anlayışlı olmalıdır.
Nerede ne yapacağını, nasıl davranacağını herkes bilmelidir ama bir lider davranışlarına daha çok özen göstermelidir. Karşı tarafı eleştirirken bile sözlerinin yanlış anlaşılmasına izin vermeyecek şekilde konuşmalıdır.
Asla kibirli olmamalıdır.
Fotoğraf gereken açıklamayı yeterince yapıyor zaten..
Daha birçok özellik sayılabilir elbette liderlik konusunda ama günümüzde böyle özelliklerin biri bile çok fazla önem taşımaktadır.
Son olarak;
Gerçek bir Başkomutanolmalıdır.
Böbrek ağrıları içinde, kırık kaburga kemikleri ciğerine batarken bile; cephede, askerinin başında olabilmelidir!
Kadınlara seçme , seçilme, eşit haklar verdi. İranda da kadınlar ünvte okuyabiliyor ama mesleklerini yapamıyorlar, çünki eşit hakları yok. O zamnda boşuna o kadar dirsek çürütmüş oluyorlar. Eşitlik, laiklik , uygarlık çok önemli
Bitmiş bir osmanlıdan cumhuriyet yarattı en onemlisi kadınların tabularını kırdı. Hz Muhammed de tabiki çok büyük bir liderdi ama ben Hz Muhammed diyenlerinin çoğunun Atatürk düşmanligi yüzünden dediklerini düşünüyorum. Samimi gelmiyor.
Mustafa Kemala saygı duymayan osmanlı torunları gidin kaybettikleri toprakları alında görelim sizin ne kdar bilmişliğinizi ya da bu ülkeyi terk edin. nefes almanız haram lan
köylünün ellerine baksana nasıl korkuyor. İki ineğini vergi diye almışlar Atatürk çok kızmış geri vermiş ineği aşar vergisini kaldırtmış. Şimdikilere göre daha etkili bir lider.
Şapka kanunu sadece şapka için yapılan birşey değildir, çağın gerisinde kalan bir halkın kafasındaki sabitleşmiş düşünceleri kırmak için gereklidir. Diğer milletlerden 300-400 yıl geride kalmış bir milletin onlarla aynı seviyeye gelmesi için hızlıca yapılan devrimlerdir. Türk milletinin yüceliği ise, çok kısa zamanda bu devrimlere sarılarak gelişmiş olmasıdır.
@Problemyok Eleştirebilecekleri birşey olmadığı için ellerinde hep aynı sözlerin arkasına sığınıyorlar. Latin alfabesiymiş! Etrüskler'i (Tuskiler) hiç duymamış olabilirler tabii ki.
sığınan belli. yücelik mücelik araya katmış haklı olduğunu düşünüyo. sen bu laflarla sadece senin gibileri kandırırsın nie o zaman çağındaki birçok lider mustafa kemale diktatör diyordu
Ben kaynaklarını vererek açıklıyorum, sende varsa kaynakların açıklayarak bir bencede sen yaz o zaman. Ayrıca gizliden istediğin herşeyi söylemende çok normal, senide anlıyorum. :D
açıklamada hiç sorun çekmeyiz merak etme sen. gerçekler ortaya çıkıyor zaten korkacak bir şey yok. sen dediğim şeyleri basit bir araştırmayla bulabilirsin zaten. al sana mal varlığı : millicumhuriyet.com/ataturk/ataturkun-mal-varligi/
lan resmi rakamlar bunlar birçok kaynakta gösterebilirim ama uğraşmam. mesala zsa zsa gabor 14 yaşında bekaretini atatürke verdim diyor araştır. mal varlığında hiç kıvırma
senin mal varlığı konusunda attığın site geçersiz. orda yok çiftliği devlete bağışlamaktan bahsediyo 2-3 şey söylüyo. www.mustafaarmagan.com.tr/ataturkun-mal-varligi/ mustafa armağannın sitesi
Mustafa Kemal Atatürk'ü en iyi tanıyanlardan biri olan Doktor Rıza Nur, “Hayat ve Hatıralarım” isimli kitabının 4. cildinin 1357. sahifesinde ne yazıyor:
…Anlaşıldığına göre boşanma vak’asından iki-üç gün evvel, (M. Kemal'in karısı) Latife,(Latife'nin) kardeşi İsmail ile haremi Süreyya Paşa’nın kızı Melahat Ankara’ya gitmişlerdi. Çankaya’da misafir olmuşlar. O vakit Mustafa Kemal’in yanında kâtip sıfatıyla Halit Ziya’nın oğlu Vedad vardı. Güzel tüysüz bir çocuk. Bir akşam üzeri karanlık çökerken İsmail, Melahat balkona çıkmışlar. Bakmışlar Vedad, Mustafa Kemal’i ağacın dibinde yapıyor.
Latife’yi çağırmışlar. O da görmüş. Bir kıyamettir kopmuş. Latife, Mustafa Kemal’e“Herşeyini gördüm, hepsine tahammül ettim. Artık buna edemem.” demiş. Gazi (!) susmuş, İsmet’in evine gitmiş. “Bu karıyı şimdi boşayacağım” demiş. İsmet, sabahleyin erken Heyet-i Vekile’yi (Bakanlar Kurulunu) toplamış. Talaka (boşanmaya) karar vermişler (!) Latife’yi İsmet alıp, trene koymuş. Trende teselli etmek istemiş.
Yav gizli kardeş! Taraflı değil tarafsız kaynakları kullanmanı tavsiye ederim. Bu arsa tarla gibi şeyler devlete devir oldu, tapu kayıtları ile sabit. Hadi diyelim, bu mallar onun, öldükten sonra ne oldu bunlar?
@Problemyok Yukarıda yazdığın hikaye çok terbiyesizce. Aklınız , fikriniz bel altından saldırma, özel hayat, neden acaba? O'nun zengin edecek ailesi, sülalesi, yoktu kimseye saltanat bırakmadı. Herşey yine devlete kaldı. Akıl, mantıkta yok
gizli kardeş olayları ne kadar biliyosun bilmiyorum ama mal varlığı dediğin şey herkezde var. şu an başımızda olanların mal varlığını duysan dudakların uçuklar :) o yüzden Atatürkün mal varlığına laf söyleme bence. benimde var mal varlığım bu kimseyi ilgilendirmez anladın mı? fazlada kasma kendini bence
En İyi Cevaplar